Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Maar in de opgeruimde versie is duidelijk te zien dat het een gebruinde vrouw is die volleybal speelt.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Ma nella versione ordinata, è evidente che è una signora scottata dal sole che gioca a pallavolo.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Mas na versão arrumada, é óbvio que temos uma mulher com queimaduras solares a jogar voleibol.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Nhưng trong phiên bản "thu dọn", rất rõ ràng để nhận ra đó là một phụ nữ rám nắng đang chơi bóng chuyền.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Pero en la versión ordenada queda clarísimo que es una mujer bronceada jugando voleibol.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Ενώ στην τακτοποιημένη του εκδοχή, είναι ξεκάθαρο ότι πρόκειται για μια ηλιοκαμένη γυναίκα που παίζει βόλεϊ.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Но в подредената версия е очевидно, че това е изгоряла от слънцето жена, играеща волейбол.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.Но в прибранной версии совершенно ясно видно, что это обгорелая женщина играет в волейбол.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.אבל בגירסה המסודרת ברור מאד שזו אישה שזופה שמשחקת כדורעף.
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.ولكن في النسخة المرتبة، يتضح جليًا أنها امرأة أحرقتها الشمس أثناء لعبها للكرة الطائرة
Ama toparlanmış versiyonunda, güneşte yanmış bir kadının voleybol oynadığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.(笑)
Anarşist, spiritüalist... ...ve topal.Anarchistką bo indywidualizm jest wszystkim a państwo niczym.
Anarşist, spiritüalist... ...ve topal.Anarchistka, spiritualistka a mrzák.
Anarşist, spiritüalist... ...ve topal.Anarhistka, ker je posameznik vse in država nič.
Anarşist, spiritüalist... ...ve topal.Αναρχική, Πνευματιστής,... ...και κουτσή.
Ancak insanlar dağdan inip, kendilerini toparladıktan sonra, yine tırmanmaya çıkıyorlar.Ale místo toho lidé slezou dolů, a jen co se zotaví, zase lezou nahoru.
Ancak Meclis'in bu topal ördek döneminde, bu tür birAber wir können nicht einfach geschnitten, unseren Weg zum Wohlstand.
Ancak Meclis'in bu topal ördek döneminde, bu tür birAcesta e modul in care crestem noi.
Ancak Meclis'in bu topal ördek döneminde, bu tür birAlors il nous faut continuer à marcher dans le sens de la réduction du déficit
Ancak Meclis'in bu topal ördek döneminde, bu tür birAunque estoy dispuesto a negociar muchos puntos, no debatiré nuevamente con este Congreso
Ancak Meclis'in bu topal ördek döneminde, bu tür birChcę podkreślić, że - jak pokazaliśmy w ciagu ostatnich kilku tygodni - jestem otwarty na kompromis.
Ancak Meclis'in bu topal ördek döneminde, bu tür birChe e' possibile.
Ancak Meclis'in bu topal ördek döneminde, bu tür birKita tidak dapat membayar tagihan yang telah terjadi.
Ancak Meclis'in bu topal ördek döneminde, bu tür bir개인들은 대부분의 미국인들이 이용할 수 없는 법의 허점과 공제로
Ancak Meclis'in bu topal ördek döneminde, bu tür birأتفق مع الديموقراطيين و الجمهوريين، أن كبار السن و الزيادة الحادثة في تكلفة التأمين الطبي
Ancak Meclis'in bu topal ördek döneminde, bu tür birこの何週間もの間、妥協の余地があると説明してきました。
Apar topar, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti olan Karayip bölgesine çýkartma yapan끝없는 탐욕과 함께 왔으며 그 탐욕을 아직도 채우지 못하고 있습니다.
Apar topar, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti olan Karayip bölgesine çýkartma yapanleur appétit était tellement féroce qu'il ne l'ont toujours pas rassasié de nos jours.
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Also liefen wir rüber zur Chemie-Abteilung und fragten
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Am dat buzna în departamentul de chimie şi am întrebat,
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,A tak jsme běželi do chemického oddělení a zeptali se:
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Átrohantunk a kémiai részlegbe, és azt kérdeztük:
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Chúng tôi lao vào khoa Hóa và hỏi:
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Ci precipitammo al Dipartimento di chimica dicendo:
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Corremos para o departamento de química e dissemos,
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Corrimos al departamento de química y dijimos,
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Kami bergegas ke jurusan kimia dan berkata,
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,우리는 화학과로 달려가서
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Pobiegliśmy zaraz do pracowni chemicznej z zapytaniem
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Vi skyndte os over til kemi afdelingen og sagde,
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,We haastten ons naar het chemiedepartement en zeiden:
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Τρέξαμε στο τμήμα χημείας και είπαμε,
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Изтичахме до химическия факултет и питахме:
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,Мы помчались к химикам и спросили:
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,רצנו למחלקת כימיה ושאלנו
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,ذهبنا مسرعين لقسم الكيمياء وقلنا،
Apar topar kimya bölümüne gittik ve dedik ki,「ポーリングが正しい可能性はあるか?」と聞くと、ハストが「いや、ない」と言ったので、私達は喜びました
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı.Een derde poging
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı.그리고 세번째 시도에서 혈관을 다시 잘 연결하기는 했지만,
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.A pak třetí pokus, který mě opět docela dobře opravil, než to selhalo.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.Dan percobaan ketiga, yang cukup berhasil menambal saya, sampai akhirnya itu pun gagal.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.E então uma terceira tentativa, que também me remendou muito bem, até que falhou.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.Ein dritter Versuch flickte mich soweit notdürftig zusammen, schlug aber dann auch fehl.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.E infine un terzo tentativo, che mi aveva risistemato abbastanza bene, finché non fallì anch'esso.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.És egy harmadik kísérlet, ami szintén egészen jól összetákolt, amíg szét nem esett.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.Iar apoi o a treia încercare, care m-a peticit destul de bine, până a cedat.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.I trzecia próba; znów poskładano mnie zupełnie nieźle, niestety, również do czasu.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.Luego un tercer intento que me recompuso bastante bien, hasta que falló.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.Và rồi nỗ lực lần thứ 3 cũng giúp nối lại động mạch của tôi khá ổn, đến khi nó đổ bể.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.Και μετά, τρίτη προσπάθεια, που κι αυτή με μπάλωσε μια χαρά, μέχρι που απέτυχε.