Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.А потом - третья попытка, когда меня очень здорово залатали, но кончилось всё плохо.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı. Ta ki başarısız olana kadar.И после трети опит ме позакърпи добре, докато и той не се провали.
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı.ואז נסיון שלישי, שגם הוא חיבר אותי בחזרה די טוב,
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı.وفي المحاولة الثالثة التي رممت ما يمكن ترميمه حتى استوى الوضع ..
Ardından gelen üçüncü deneme de beni bayağı toparlamıştı.再び しっかりと つなぎ合わせたにもかかわらず やはり失敗に終わりました
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.De fapt, dacă le adunăm, ţânţarul a ucis cei mai mulţi oameni.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.De facto, provavelmente, somando-os todos, o mosquito matou mais seres humanos.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.De hecho, probablemente sumando a todos, el mosquito ha matado a más humanos.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.En fait, même en additionnant toutes ces autres créatures, le moustique est toujours plus meurtrier.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.Faktisk, hvis man lægger det hele sammen, har myggen dræbt flest mennesker.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.Infatti, probabilmente mettendoli tutti insieme, la zanzara ha ucciso più esseri umani.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.아마 모기가 죽인 사람의 수는 다른 동물이 죽인 사람 수를 다 합친 것보다도 많을 겁니다.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.loài muỗi đã giết nhiều người hơn.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.Prawdopodobnie więcej niż wszystkie inne zwierzęta razem wzięte.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.Selbst, wenn man sie alle aufsummiert, hat die Mücke wahrscheinlich immer noch mehr Menschen getötet.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.Valószínű, ha összeadjuk az összes többi állatot, a szúnyogok egyedül több embert öltek meg.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.Vlastně i kdybychom všechny ostatní sečetli, komáři stále vedou.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.Waarschijnlijk meer dan alle andere dieren samen.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.Более того, из-за комаров погибло больше людей, чем ото всех остальных животных вместе взятых.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.Всъщност, дори и ако ги съберем всички заедно комарите пак ще са на първо място по смърти случаи на хора.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.Навіть якщо зібрати всіх тварин докупи, комарі все рівно вбили більше людей, ніж усі вони разом.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.למעשה, אם עושים את הסיכום, היתוש הרג יותר בני-אדם.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.في الحقيقة، على الأرجح لو جمعت جميع هذه المخلوقات، ستجد أن البعوض قد قتل بشرًا أكثر منهم جميعًا.
Aslına bakılırsa, sivrisinek, büyük olasılıkla onların hepsinin topamından daha çok insan öldürdü.蚊はより多くの人間を殺しています さらに蚊は、戦争や疫病よりも
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:사실 우리가 처음 Babble를 시작하기위해 자금을 모으기 시작했을 때 벤처 자본가는 말했습니다,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:De fapt, când am fost prim oară să strângem bani să începem Babble, potențialul investitor a spus,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:De hecho, cuando fuimos por primera vez a recaudar fondos para Babble, los capitalistas de riesgo dijeron:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:En fait, quand nous avons commencé à lever les fonds pour lancer Babble, les investisseurs disaient,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Keď sme sa prvýkrát snažili získať peniaze, aby sme naštartovali Babble, investori nám povedali,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Namun, saat kami pergi mengumpulkan dana untuk memulai Babble, pengusaha modal ventura itu berkata,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Po pravdě, když jsme poprvé žádali o peníze do projektu Babble, troufalý investor nám řekl:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Pravzaprav, ko sva zbirala sredstva za pričetek Babbla, so nama investitorji govorili,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Quando começámos a juntar dinheiro para lançar o Babble, os capitalistas de risco disseram:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Tak naprawdę, kiedy pierwszy raz zaczęliśmy zbierać pieniądze na Babble, inwestorzy mówili:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Toen we geld gingen ophalen om Babble op te zetten, zeiden de durfkapitalisten:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Trên thực tế, khi chúng tôi bắt đầu đi kêu gọi tài trợ để mở Babble, những nhà đầu tư mạo hiểm nói,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Valóban, amikor először mentünk pénzt szerezni a Babble-hoz, a befektető azt mondta,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Στην πραγματικότητα, όταν ξεκινήσαμε να μαζεύουμε χρήματα να ξεκινήσουμε το Babble, οι βασικοί μέτοχοι είπαν,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Всъщност, когато за първи път се опитахме да съберем пари за да започнем Babble, инвеститорите ни казаха:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Когда мы начали искать инвесторов для проекта сайта Babble, венчурные капиталисты говорили нам:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Коли ми почали шукати інвесторів для проекту Babble, венчурні капіталісти говорили нам:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:למעשה, כשיצאנו בהתחלה לגייס כסף כדי להתחיל את באבל, אנשי ההון סיכון אמרו:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:في الحقيقة عندما بدأنا حملة جمع رأس المال لتأسيس موقع " بابل " قال لنا أصحاب رؤوس الاموال
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:彼らに言われました 「夫婦で始めた企業には
Başka işlerle uğraşın. Hüngür hüngür ağla, sonra toparlan ve kendine gel.Consíguete un pasatiempo.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Îi studiem creierul cu niște electrozi fixați pe bonetă, așa că mișcările nu îi sunt limitate.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.우리는 머리에 씌운 작은 알갱이 장치로 아이의 머리를 추적했습니다. 그래서 완전히 구속되지 않은 상태로 자유롭게 움직입니다.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Monitorujeme posici její hlavy pomocí terčíků v čepičce, takže se může hýbat naprosto bez omezení.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Njeno glavo spremljamo preko kroglic v kapici, zato je prosta, da se giblje.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Pään likettä mitataan myssyn pienillä pelleteillä, vauva pystyy liikkumaan täysin vapaasti.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Seguiamo la sua testa con dei piccoli sensori in una cuffia, così può muoversi senza costrizioni.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Seguimos su cabeza con unas bolitas en la gorra de modo que pueda moverse con absoluta libertad.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Sledujeme pohyby jej hlavy pomocou senzorov v čiapke, takže sa môže úplne voľne pohybovať.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Śledzimy jej głowę za pomocą drobnych elektrod w hełmie więc może ruszać się bez ograniczeń.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Vi følger hendes hoved via små kugler i en kasket, så hun kan bevæge sig fuldstændig utvunget.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Vi följer hennes huvud med små pellets i en hätta, så hon kan röra sig helt obehindrat.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.We volgen haar hoofd met behulp van kleine knikkers in een muts. Ze kan volkomen vrij en ongehinderd bewegen.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Ние проследяване главата и с малки топчици в шапката, така че тя е свободна да се движи съвсем непринудено.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.אנו עוקבים אחר ראשה בעזרת לוחיות קטנות בכיפה, כך שהיא חופשיה לנוע ללא שום מגבלות.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.وكنا نتتبع ما يدور بدماغها مع تثبيت كرة صغيرة على الخوذة, ما يعطيها مطلق الحرية في تحريك رأسها بإرتياح.