Sonra onun rahatlığıyla topa vurdum.לאחר היסוס קל היא יורה בו.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.הוא חוזר לדירה שלו, ומנסה להתאבד.
Oyun, bir oyuncunun topa tekme vurmasıyla başlar.המשחק מתחיל כאשר אחד מן השחקנים מטיל כדור משחק כלפי מעלה.
Raşit topallayarak yürüyen bir gençtir.שוליית טוחנים צעיר יוצא לטייל.
Topa adını veren "roteiro" sözcüğü Portekizcede rota, yol, güzergâh anlamına gelmektedir.מקור השם בפורטוגזית הוא תרתי משמע: כביש שמוביל להודו, או דרך של הודו.
Bu durum içi boş kil bir topağın parmakla çökertilmesine benzetilebilir.דבר זה עלול להפוך את הדקל למטרד גדול בסביבה מיושבת.
Unun topak olmamasına dikkat edilir.ויזהר מאוד שלא לאחוז בידיו במילתו.
Bu şekilde en son topa kadar geçer.נילחם עד הפגז האחרון.
Kötü bir başlangıç sonrası takımı toparladı ve ilk sezonunu 4 puan geride 3. olarak tamamladı.הקבוצה פתחה את העונה היטב והייתה במקום ה-4 כעבור 11 מחזורים.
Caligula saltanatının altıncı ayında ciddi biçimde hastalandı ve bir daha asla kendini toparlayamadı.Шест месеца след възкачването си на трона Калигула сериозно заболял и никога не се възстановил.
Ama ordusunu nispeten çabukça toparladı.Обаче армията бързо го потушава.
Bu para ile Aleksios, Salonica yakınlarında bir ordu toparladı ve Boemondo ile savaşmaya koyuldu.С тези пари, той събира армия близо до Солун и заминава да се бие с Боемунд.
Savaşta bir bacağını kaybettiğinden topaldır.Момичето е изгубило единия си крак заради катастрофата.
Topun sizin kafanıza çarpması değil, sizin isteyerek, bilinçli şekilde topa kafayla vurması gereklidir.Това се дължи не толкова на тяхната маса, колкото на необходимостта за бързо насочване на оръдието.
2010-12 sezonuna kötü başlar fakat daha sonra toparlanır.Сезон 2011/12 започва слабо, но постепенно навлиза във форма.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.В приятелски мач фаулира малко дете, а след срещата заявява, че се е опитал да играе за топката.
Bu arada Roma, Afrika seferi kuvvetlerinden kalanları toparlamak için yeni bir donanma gönderdi.По това време Рим строи нова флота.
Tekrar toparlanan 6. Ordu Stalingrad'a girmeye başladı.7-ма кавалерия се връща във форт Линкълн.
Bu buluşma, grubun tekrar toparlanmasını ve kısa bir sürede dört yeni albüm çıkarmasıyla sonuçlandı.Интересът към тях отново е възобновен, и четиримата са пред подписване на договор за нов албум.
Bu tür oyuncular bazen oynamayarak toparlanır.Понякога след това участниците се целуват.
Tom'u son kez gördüğümde topallıyordu.Когато видях Том за последен път, той куцаше.
Açelya Topaloğlu (d.Аджеля Топалоглу (р.
Başlangıçtaki atak Taliban'ı güçten düşürdü, fakat Taliban kuvvetleri yeniden toparlandılar.Inicijalni napad je svrgnuo Talibane s vlasti, ali su talibanske snage nakon toga ponovno ojačale.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi se odrazio prema lopti i rukom je proslijedio pokraj vratara Carlosa Kamenog.
Bu şekilde en son topa kadar geçer.To je bilo nešto kao posljednja kap.
Topacı en uzun süre dönen oyuncu kazanır.Pobjeđuje onaj koji najduže ostane.
Oyuncular duvara karşı topa sırasıyla vururlar.Drugi igrači odbijenu lopticu odbijaju prema zidu.
Ancak kent toparlanıp hızla gelişmesini sürdürdü.Gradić je oživio i srazmjerno napredovao.
Şekli topaç şeklidir.Krošnja kupolasta oblika.
Annesinin toparlanmasından beş yıl sonra babasına akustik nevroma tanısı kondu.Päť rokov po uzdravení matky jej otcovi diagnostikovali akustický neuróm.
Rocky ise birkaç defa yere düşsede tekrar toparlanmıştır.Avšak aj následne bol viklan ešte niekoľkokrát zo svojho lôžka zhodený a opätovne umiestnený späť.
Yeni bir topa ihtiyaç duyulduğu açıktı.Bolo preto jasné, že konvoj bude potrebovať nový cieľ.
Örneğin; topa vuruş yapıldığında, top dönerek gidiyorsa; Eğer top ileriye doğru dönüyorsa bu bir topspindir.Pokiaľ špic lopty smeruje nadol lopta odskočí naspäť a naopak ak špic smeruje nahor lopta odskočí dopredu.
Ayrıca kod adı HTC Topaz olarak bilinir.Tím pokračoval pod názvom HTC High Road.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.V momente, keď som bol zrazený a zozadu škrtený som si všimol, že drží v ruke pištoľ.
İlk örnekleri 75 mm'lik düşük hızlı bir topa sahipti.Prvi modeli so imeli top 75 mm.
Her iki ayağı da topaldır.Nobena.-Obe nogici ima enako tenki.
Şehir bir daha toparlanamadı (MÖ 336)...Grad verjetno nikdar ni bil več na novo postavljen.
Oyuncular aynı anda topaçlarını döndürürler.Igralca zasedata igrišče istočasno.
Ancak bir süre sonra tekrar toparlandı.Čez nekaj trenutkov pa se je spomnil.
Arnavutluk'un bağımsızlığın ilanı da apar topar yapılmıştır.Zato je razglasitev samostojnosti Republike Slovenije tudi moralno upravičena.
Kendimizi toparladık ve müziğimizi yapmaya devam ettik.Prevzeli so nekatere inštrumente in tako začeli glasbo še igrati.
Kral I.Edward süvari birliklerini tekrar düzenleyerek toparladı.Kralj Edvard I. še poveča invazijsko armado.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Najprej ga je v skoku brcnil, nato pa ga je napadel še s pestmi.
Vuruşu kullanacak oyuncu, topa bir kez dokunmak koşuluyla bu vuruşu istediği biçimde kullanabilir.Igralec lahko vodi žogo toliko časa kot želi, dokler jo vodi pravilno.
Raşit topallayarak yürüyen bir gençtir.Je sesalec, ki koti žive mladiče.
1962'de panik hareketini Roland Topar ve Fernando Arrabal ile beraber yarattı.1962 kartu su Roland Topor ir Ferdinando Arrabal įkūrė Panikos judėjimą (Panic Movement).
Oğlu Çağlayan Topaloğlu da müzisyendir.Sūnus Aušrys Matonis yra muzikologas.
17 Mayıs 2011'de, The CW bir dizi için toparladıklarını duyurdu.2011 m. gegužės 17 d. The CW kanalas parodė pristatomąjį filmuką.
Şirket daha sonra toparlandı ve 1951 yılında 1300 mağazaya ulaştı.Tinklas pradėjo plėstis vis sparčiau, 1995 m. atidaroma tūkstantoji parduotuvė užsienyje.
Erkan Ağa ile köyünde gezerken Askeri İnzibat tarafından apar topar askere götürülmüştür.Keltis, gulti, eiti į lauką valstiečiai turėjo pagal karinį signalą.
Ancak bir süre sonra tekrar toparlandı.Ta taastus sellest mõni aeg hiljem.
İlk işlevsel topaç pusula 1904’te Alman mucit Hermann Anschütz-Kaempfe tarafından patentlendi.Esimese funktsionaalse gürokompassi patenteeris 1904. aastal saksa leiutaja Hermann Anschutz-Kaempfe.
Topaç hem Asya'da hem de Avrupa'da yüzyıllardır bilinir.Sajandi lõpuks oli habaneera juba tuntud nii Hispaanias kui ka ülejäänud Euroopas.
Ancak kent toparlanıp hızla gelişmesini sürdürdü.Siiski majandus paranes ja hakkas taas kiiresti arenema.
Ancak bu oyuncu topa vuramaz, top atamaz, wicketı koruyamaz veya takım kaptanı gibi davranamaz.Libero tohib mängida vaid tagaliinil, ta ei või teha ründelööke, pallida, sulustada ega olla kapten.
Sonrasında ise birçok bölgede nüfusta toparlanma görüldü.Hiljem on neid täheldatud paljudes veekogudes.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Siis läheb ta koju, pakib asjad ning kihutab autoga lõplikult minema.
Topa vücudun dizden aşağı herhangi bir bölümüyle dokunmak yasaktır.Palli ei tohi puudutada jalaga ega mingi muu kehaosaga.
20 milisaniye sonra ise tüm süreç kuad topa vurana kadar devam ediyor.20밀리초 후에는 쿼드가 공을 다시 칠 때까지 전 과정이 되풀이되는 것이죠.