Ben ormanda çıkmış, ayrıca açık arazi başlatmak için kullanılan "tomurcuk" yabani elma ağaçlarının günbatımı.Използвах да ги стартирате в земя, където те бяха дошли на гората залез до "пъпка" диви ябълкови дървета.
Ben ormanda çıkmış, ayrıca açık arazi başlatmak için kullanılan "tomurcuk" yabani elma ağaçlarının günbatımı.Я использовал для запуска их в открытой местности и, где они вышли из леса на заката до "бутон" диких яблонь.
Bu tarz bir ağaç-tomurcuk yapısı iltihap olduğunu gösterir; bir enfeksiyon olması muhtemel.Această formă de copac indică prezența unei inflamații; e probabil să fie o infecție.
Bu tarz bir ağaç-tomurcuk yapısı iltihap olduğunu gösterir; bir enfeksiyon olması muhtemel.Dieses baumartige Muster deutet auf eine Entzündung hin; wahrscheinlich besteht hier eine Infektion.
Bu tarz bir ağaç-tomurcuk yapısı iltihap olduğunu gösterir; bir enfeksiyon olması muhtemel.Dit soort boom-en-knopformatie wijst op een ontsteking. Er is waarschijnlijk infectie.
Bu tarz bir ağaç-tomurcuk yapısı iltihap olduğunu gösterir; bir enfeksiyon olması muhtemel.Esta espécie de árvore e vesículas indica que existe inflamação, é provável que exista uma infeção.
Bu tarz bir ağaç-tomurcuk yapısı iltihap olduğunu gösterir; bir enfeksiyon olması muhtemel.Este tipo de formación semejante a un árbol indica que hay inflamación que es probablemente una infección.
Bu tarz bir ağaç-tomurcuk yapısı iltihap olduğunu gösterir; bir enfeksiyon olması muhtemel.이런 식의 폐포와 봉아리같은 것의 형성은 염증을 나타냅니다. 감염같은 것이 있는것입니다.
Bu tarz bir ağaç-tomurcuk yapısı iltihap olduğunu gösterir; bir enfeksiyon olması muhtemel.Questa specie di formazione ad albero indica un'infiammazione; è probabile che ci sia un'infezione.
Bu tarz bir ağaç-tomurcuk yapısı iltihap olduğunu gösterir; bir enfeksiyon olması muhtemel.Ta struktura przypominająca drzewo i pączki wskazuje na stan zapalny; prawdopodobnie jest tam zakażenie.
Bu tarz bir ağaç-tomurcuk yapısı iltihap olduğunu gösterir; bir enfeksiyon olması muhtemel.Тази формация, подобна на дърво и пъпки, показва, че има възпаление; вероятно е да е инфекция.
Bu tarz bir ağaç-tomurcuk yapısı iltihap olduğunu gösterir; bir enfeksiyon olması muhtemel.צורת העץ והניצנים מצביעה על דלקת; סביר שיש שם זיהום.
Bu tarz bir ağaç-tomurcuk yapısı iltihap olduğunu gösterir; bir enfeksiyon olması muhtemel.و شكل الشجرة هنا يدل على وجود إلتهاب انها مصابة بإلتهاب
Bu tarz bir ağaç-tomurcuk yapısı iltihap olduğunu gösterir; bir enfeksiyon olması muhtemel.感染を示唆しています 第3世代セファロスポリン系抗生物質や
Golgi organları bağlar. Sonra Golgi organları, proteinler, tomurcuk ve membran ile biraz.Wchodzi do aparatu Golgiego, z którego odpączkowuje w pęcherzyku razem z fragmentem błony aparatu.
Her kolda badem çiçeğini andıran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi vardı. Altı kol da aynıydı.Drei Schalen waren an jeglichem Rohr mit Knäufen und Blumen.
Her kolda badem çiçeğini andıran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi vardı. Altı kol da aynıydı.Elke arm was versierd met afbeeldingen van bloesems.
Her kolda badem çiçeğini andıran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi vardı. Altı kol da aynıydı.이 편 가지에 살구꽃 형상의 잔 셋과 꽃받침과 꽃이 있고 저편 가지에 살구꽃 형상의 잔 셋과 꽃받침과 꽃이 있어 등대에서 나온 여섯 가지가 그러하며
Her kolda badem çiçeğini andıran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi vardı. Altı kol da aynıydı.Pada setiap cabangnya dibuat hiasan berupa tiga bunga badam dengan kuncup dan kelopaknya
Her kolda badem çiçeğini andıran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi vardı. Altı kol da aynıydı.På hver af Armene, der udgik fra Lysestagen, var der tre mandelblomstlignende Blomster med Bægere og Kroner,
Her kolda badem çiçeğini andıran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi vardı. Altı kol da aynıydı.שלשה גבעים משקדים בקנה האחד כפתר ופרח ושלשה גבעים משקדים בקנה אחד כפתר ופרח כן לששת הקנים היצאים מן המנרה׃
Her kolda badem çiçeğini andıran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi vardı. Altı kol da aynıydı.這旁 每 枝 上 有 三 個 杯 、 形狀 像 杏花 、 有球 、 有花.那旁 每 枝 上 也 有 三 個 杯 、 形狀 像 杏花 、 有球 、 有花.從燈臺杈 出來 的 六 個 枝子 、 都 是 如此
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Aj, teď jest ten den, aj, přicházeje,přišlo to jitro, zkvetl prut, vypučila se z něho pýcha,
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Ecco il giorno, eccolo che arriva. E' giunta la tua sorte. L'ingiustizia fiorisce, germoglia l'orgogli
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Eis o dia! Eis que vem! Veio a tua ruína; já floresceu a vara, já brotou a soberba. :
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Glej, tisti dan, glej, prihaja! Usoda tvoja je nastopila, šiba cvete, prevzetnost zeleni;
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Hari bencana bagi bangsa Israel telah tiba. Kekerasan merajalela. Kesombongan mencapai puncaknya
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Hľa, ten deň, hľa, prichádza; vyšiel osud; pučí palica; kvitne spupná pýcha.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Iată ziua! Iată -o că vine! Îţi vine rîndul! Înfloreşte toiagul, odrăsleşte mîndria!
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Ímé a nap, ímé eljött, kisarjadt a végzet, kivirágzott a vesszõ, kivirult a kevélység.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Katso, päivä! Katso, se tulee! Vuoro on tullut, vitsa kukkii, julkeus versoo.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.볼지어다 그 날이로다 볼지어다 임박하도다 정한 재앙이 이르렀으니 몽둥이가 꽃 피며 교만이 싹났도다
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Nầy, ngày đây! Nầy, ngày đến! Sự bại hoại định cho ngươi đã đến; gậy đã trổ bông, sự kiêu căng đã nẩy nụ.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Oto ten dzień, oto przyszedł; przyszedł prędki poranek, zakwitnęła rózga, wybija się pycha.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Se, dagen är inne; se, det kommer! Ordningen går sin gång, riset blomstrar upp, övermodet grönskar;
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Se, Dagen! Se, det kommer; Turen kommer til dig"! Riset blomstrer, Overmodet grønnes.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Siehe, der Tag, siehe, er kommt daher, er bricht an; die Rute blüht, und der Stolze grünt.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Voici le jour! voici, il vient! Le tour arrive! La verge fleurit! L`orgueil s`épanouit!
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Ιδου, η ημερα, ιδου, ηλθεν η πρωια εφανη η ραβδος ηνθησεν η υπερηφανια εβλαστησεν.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Вот день! вот пришла, наступила напасть! жезл вырос, гордость разрослась.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Ето, денят, ето, иде! Твоята присъда се яви! Жезълът се разцъфтя, гордостта поникна!
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.הנה היום הנה באה יצאה הצפרה צץ המטה פרח הזדון׃
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.ها هوذا اليوم ها هوذا قد جاء. دارت الدائرة. ازهرت العصا. افرخت الكبرياء.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.看 哪 、 看 哪 、 日 子 快 到 了 、 所 定 的 災 已 經 發 出 . 杖 已 經 開 花 、 驕 傲 已 經 發 芽
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.看哪 、 看 哪 、 日子 快 到 了 、 所 定 的 災已經發 出 . 杖 已 經開 花 、 驕傲 已 經發芽
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.A gyertyatartón pedig négy mandolavirágformájú csésze vala, gombjaikkal és virágaikkal.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Aj na samom svietniku boly štyri kalichy mandlovej podoby, jeho makovice a jeho kvety.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.A la tige du chandelier il y avait quatre calices en forme d`amande, avec leurs pommes et leurs fleurs.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Ale na świeczniku były cztery czaszki na kształt orzecha migdałowego, gałki jego i kwiaty jego.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.An dem Leuchter aber waren vier Schalen mit Knäufen und Blumen,
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.De kandelaar zelf was versierd met amandelbloesems, één onder elke arm en één erboven, vier in totaal.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.En el tallo del candelabro había cuatro cálices en forma de flor de almendro, con sus botones y sus flores
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Il fusto del candelabro aveva quattro calici in forma di fiore di mandorlo, con i loro bulbi e le loro corolle
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.In na deblu svečnika štiri čaše, slične mandeljnovemu cvetu, s svojimi glavicami in cveticami,
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.등대 줄기에는 살구꽃 형상의 잔 넷과 꽃받침과 꽃이 있고
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Mas na haste central havia quatro copos a modo de flores de amêndoa, com os seus cálices e as suas corolas;
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.men på selve Stagen var der fire mandelblomstlignende Blomster med Bægere og Kroner,
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Men på själva ljusstaken sattes fyra kalkar, liknande mandelblommor, med sina kulor och blommor.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Mutta itse seitsenhaaraisessa lampussa oli neljä mantelinkukan muotoista kukkakupua, nuppua kukkalehtineen.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Na svícnu také byly čtyři misky, udělané na způsob mandlové pecky, a koule jeho i květové jeho.