Hem eşeyli, hem de bölünme veya tomurcuklanma ile eşeysiz çoğalırlar.اِشْبَك = مابالك - وأصلها الجمع بين "أي" أو "وش" و"شيء" و"بك" ليكون أصلها: أي شيء بك.
Çiçek açmadan önceki küçük tomurcukları (gebre, kebere, kapari) toplanarak tuzlu suda muhafaza edilir.والجُحُّ: صغار البطيخ أو الحنظل قبل نُضْجِه، واحدته جُحَّة، وهو الذي تسميه أَهل نَجْدٍ الحَدَجَ.
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.Persisti em olhar, mantende-vos despertos, pois não sabeis quando é o tempo designado.
Bu grupta bulunan 14 tablo iyimser, neşeli ve tomurcuklanan baharın görsel dışavurumudur.As quatorze telas da série são otimistas, alegres e visualmente expressivas sobre a iminente primavera.
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.Wanneer gij hen ziet, denkt gij dat zij verstrooide paarlen zijn.
Çiçek açmadan önceki küçük tomurcukları (gebre, kebere, kapari) toplanarak tuzlu suda muhafaza edilir.Mar Menor staat ook bekend om haar goede stranden (Blauwe vlag) en heldere water.
Tomurcuklar konik biçimde, üzerleri yapışkan, uç tomurcuk daha büyüktür.De zijwanden ervan zijn breder dan de kaakranden en springen achteraan een stuk in.
Vanessa Abrams kafası traşlı, yeni yeni tomurcuklanan bir yönetmen.Vanessa Abrams – oryginalna dziewczyna, słynąca z ogolonej na łyso głowy.
Tomurcuklar sürgünlere almaşık olarak dizilmiş, ve sürgüne gömülmüştür.Znajdujące się w niej zwoje były owinięte w płótna i złożone w dzbanach.
Tomurçuk ve Çiçek açmış hali.Mają pachnącą korę i kwiaty.
Vezikül veya koful (vaküol) gibi basit bölmeler başka zarlardan tomurcuklanarak meydana gelir.Liksom hos den andra arten i samma släkte finns en klaff (diastema) mellan överkäkens premolarer.
Tomurcuklar 4–6 mm uzunluğunda tüylüdür.Dessa arter är 4–6 mm långa.
Tomurcuklar kırmızımsı kahverengi, 5–10 mm, ucu yuvarlaktır.Бруньки червонувато-коричневі, 5-10 мм, вершини округлі.
Genç sürgünler köşeli, tomurcuklar oldukça iridir.У молодих черепах він майже округлий.
Örneğin kelebekler ve kiraz çiçeği tomurcukları içeren desenli bir kimono ilkbaharda ya da yazın giyilmelidir.Například kimono se vzorem s motýli nebo květy třešně by se nosilo na jaře.
Tomurcuklar sürgünlere almaşık olarak dizilmiş, ve sürgüne gömülmüştür.Mrtví byli skalpováni a pevnůstka – jak již dříve Wyandoti varovali – byla spálena.
Yaprak ve çiçek tomurcukları farklı şekil ve büyüklüktedir.Samčí a samičí květy mohou být zcela odlišného vzhledu i velikosti.
İçlerinde tat tomurcukları bulundururlar.Botku mají také palmy (čeleď arekovité).
Tomurcuklar terminal durumludur.Terminologická komise ČÚZK.
Tomurcuklar küçük, 2 mm uzunluktadır.Řapík je krátký, asi 2 mm dlouhý.
Uç tomurcukları gümüşi-gri ipek tüylüdür.Peřenodílné listy jsou stříbřito-šedě plstnaté.
Onun tomurcukları şeytanların başları gibidir.Atunci, Satana vine și-i pune pe cap o chitie roșie, precum a sa.
Tomurcuklar büyük yumurta biçiminde kahverengi kırmızı, tüysüzdür.Meniul este cel consacrat, la care se adaugă ouă roșii și cozonaci.
Üzerinde aralıklı dizilmiş tomurcuklar vardır.Ele au tulpini lungi (rizomi) înfipte în mâl.
Tomurcuklar terminal durumludur.Nările sunt situate terminal pe rât.
Yanal tomurcuklar terminal tomurcuklardan daha küçüktür, ve çok kısa saplıdır.Ferestrele pronaosului sunt mai mici decât cele ale pridvorului și tot în stil gotic.
Sürgünlere sarmal olarak dizilmiş olan tomurcuklar önceleri gözükmez.Nem úgy a törpök, akik megindulnak előre.
Tomurcuklanmanın hemen sonrasında yıllık kök gelişimi başlar.A hím egyednek egyéves kora körül kezd növekedni a sörénye.
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.Hvis du ser dem vil du tænke de er spredte perler."
Saccharomyces cerevisiae, tomurcuklanan bir maya türüdür.Saccharomyces cerevisiae er en art gærsvamp.
Laleler soğanlarından yetişir ve hem tohumlarından hem de tomurcuklarından türetilebilir.Tulipaner gror fra løker, og kan forplante seg via både frø og knopper.
Defne yapraklı söğüde (Salix pentandra) benzer, ancak sürgündeki tomurcuklardan ayırt edilir.Derfor er alle låtene etter «Crystal Clear (Beer)» forskjellig fra det som står på baksiden av coveret.
Köye taşındıklarında pırnallar; küçük, kırmızı, nara benzeyen tomurcuklarını yeni vermiştir.Når spasmene opptrer avsnøres tarmen, omtrent som under tarmslyng.
Tomurcuklar sürgünlere almaşık olarak dizilmiş, ve sürgüne gömülmüştür.Bangkainya dibubuhi dengan rempah-rempah, kemudian dimakamkan dengan segala kehormatan.
İyi şartlar sağlandığında, bir tomurcuk on ya da daha fazla sayıda yaprak çıkarabilir.Một khi đã phát triển tốt, một khóm cỏ switchgrass có thể sống đến 10 năm hoặc lâu hơn.
Onun tomurcukları şeytanların başları gibidir.魔物のような外見なため不審者扱いされている。
Tomurcuk teşekkülü azalır.馬術では礼が重んじられる。
Çiçek açmadan önceki küçük tomurcukları (gebre, kebere, kapari) toplanarak tuzlu suda muhafaza edilir.一般的に使われることが多い、幼魚(ようぎょ)や若魚(わかうお)はこれに含まれる。
Bölünme ve tomurcuklanma ile eşeysiz olarak çoğalırlar.登場回数が多く、猿野に対してボケたりツッコんだりする。
Onun tomurcukları şeytanların başları gibidir.同御守一樣,破魔矢也是有“保存期限”的。
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.但在近距離看到這些後,他知道這些只不過是虛有其表的假象,僅能拿來裝飾場面而已。
Onun tomurcukları şeytanların başları gibidir.사도 바울로는 사탄과 같은 뜻으로 이 말을 사용하였다.
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.당장은 초라하게 보이고 멸시나 이인(異人) 취급을 받겠지만, 그 때가 지나면 그 답을 알게되리라 하였다.
Bölünme ve tomurcuklanma ile eşeysiz olarak çoğalırlar.남송대에 양절동로와 양절서로로 분리되었다.
Tomurcuklar yapışkan değildir.הקשקשים אינם שבירים.
Vezikül veya koful (vaküol) gibi basit bölmeler başka zarlardan tomurcuklanarak meydana gelir.Те израстват от стебло, подобно на корен (коренище), което пълзи по повърхността на земята или точно под нея.
Tomurcuklar yumurtamsı kahverengi tüylüdür.Яйцата са с кафява черупка.
Dişi tomurcuklar uçta dışa doğru eğrilmiştir.Долмените са пръснати навсякъде из Странжда.
Yaprak ve çiçek tomurcukları farklı şekil ve büyüklüktedir.Тичинките и плодниците на различните растения са разнообразни по форма и размери.
İçlerinde tat tomurcukları bulundururlar.Kosti zapešća čine zapešće (lat.
Tomurçuk ve Çiçek açmış hali.Zbiera sa koreň a kvet.
Uç tomurcukları gümüşi-gri ipek tüylüdür.Sprednja krila so srebrno siva.
Dişi tomurcuklar uçta dışa doğru eğrilmiştir.Po deblu so nameščeni dvoredno.
Tepe tomurcuğu yan tomurcuklardan biraz daha büyüktür.Kopėčios yra šiek tiek ilgesnės nei garažas.
Dişi tomurcuklar uçta dışa doğru eğrilmiştir.Išsirite vabalai prasigraužia į išorę.
Aksama kış basamaklar ki, taze kadın tomurcukları arasında bile bu tür bir zevk bu gece;Af halter vinter slidbaner, skal selv sådanne fryd Blandt frisk kvindelig knopper dig denne aften
Aksama kış basamaklar ki, taze kadın tomurcukları arasında bile bu tür bir zevk bu gece;A sánta téli futófelület, még olyan gyönyörűség közül a friss rügyek nő kell hogy ezen az éjszakán
Aksama kış basamaklar ki, taze kadın tomurcukları arasında bile bu tür bir zevk bu gece;Av haltande vintern slitbanor, även sådana glädje Bland färska kvinnliga Knopparna skall du i natt
Aksama kış basamaklar ki, taze kadın tomurcukları arasında bile bu tür bir zevk bu gece;De bandas de invierno cojeando, aunque tal deleite Entre los brotes frescos mujer que se esta noche
Aksama kış basamaklar ki, taze kadın tomurcukları arasında bile bu tür bir zevk bu gece;Des marches d'hiver en boitant, même un tel plaisir Parmi frais bourgeons femelles doivent vous ce soir