Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.Må du skaffa mig virke i myckenhet, ty huset som jag vill bygga skall vara stort och härligt.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.men Træ må jeg have i Mængde, thi Huset, jeg vil bygge, skal være stort, det skal være et Underværk.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.Minulle on hankittava paljon puuta, sillä temppeli, jonka minä rakennan, on oleva suuri ja ihmeellinen.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.para que me preparen mucha madera, porque el templo que voy a edificar ha de ser grande y maravilloso
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.Que l`on me prépare du bois en abondance, car la maison que je vais bâtir sera grande et magnifique.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.så jeg kan få tre i mengdevis; for det hus jeg vil bygge, skal være stort og prektig.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.Să mi se pregătească lemn din belşug, căci casa pe care o voi zidi, va fi mare şi măreaţă.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.за да ми приготвят изобилно дървета; защото домът, който строя, ще бъде голям и чудесен.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.чтобы мне приготовить множество дерев, потому что дом, который я строю, великий и чудный.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.ולהכין לי עצים לרב כי הבית אשר אני בונה גדול והפלא׃
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.وليعدّوا لي خشبا بكثرة لان البيت الذي ابنيه عظيم وعجيب.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.這 樣 、 可 以 給 我 豫 備 許 多 的 木 料 . 因 我 要 建 造 的 殿 宇 、 高 大 出 奇
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.這樣 、 可以 給 我 豫備許 多 的 木料 . 因我 要 建造 的 殿宇 、 高大 出奇
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Alcance de la explotación forestal ilegal en una serie de países seleccionados (2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Ampleur de l’abattage illégal dans les pays sélectionnés (2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Amploarea abatajului ilegal în anumite ri(2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Ausmaß des illegalen Holzeinschlags in ausgewählten Ländern (2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Az illegális fakitermelés mértéke egyes országokban (2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Extensão da exploração madeireira ilegal nos países seleccionados (2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Laittomien hakkuiden laajuus joissakin maissa (2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Obseg nezakonite sečnje v izbranih državah(2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Omfattningen av olaglig skogsavverkning i ett urval av länder (2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Omvang van de illegale houtkap in enkele landen (2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Portata del disboscamento illegale in paesi selezionati (2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Rozsah nelegálnej "ažby dreva vo vybraných krajinách (2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Rozsah nezákonné t)žby d9eva ve vybraných zemích (2000–2004)
Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)Zakres nielegalnego wyrbu drzew w wybranych krajach (2000–2004)
Sur Kralı Hiram Davuta ulaklar ve bir saray yapmak için sedir tomrukları, taşçılar, marangozlar gönderdi.두로 왕 히람이 다윗에게 사자들과 백향목과 석수와 목수를 보내어 그 궁궐을 건축하게 하였더라
Sur Kralı Hiram Davuta ulaklar ve bir saray yapmak için sedir tomrukları, taşçılar, marangozlar gönderdi.Potem posłał Hiram, król Tyrski, posłów do Dawida, i drzewa cedrowe, i murarzy i cieśli, aby mu zbudowali dom.
Sur Kralı Hiram Davuta ulaklar ve bir saray yapmak için sedir tomrukları, taşçılar, marangozlar gönderdi.Potom poslal Chíram král Tyrský posly k Davidovi, a dříví cedrového a zedníky i tesaře, aby stavěli jemu dům.
Sur Kralı Hiram Davuta ulaklar ve bir saray yapmak için sedir tomrukları, taşçılar, marangozlar gönderdi.וישלח חירם מלך צר מלאכים אל דויד ועצי ארזים וחרשי קיר וחרשי עצים לבנות לו בית׃
Sur Kralı Hiram Davuta ulaklar ve bir saray yapmak için sedir tomrukları, taşçılar, marangozlar gönderdi.وارسل حيرام ملك صور رسلا الى داود وخشب ارز وبنائين ونجارين ليبنوا له بيتا.
Sur Kralı Hiram Davuta ulaklar ve bir saray yapmak için sedir tomrukları, taşçılar, marangozlar gönderdi.推 羅 王 希 蘭 將 香 柏 木 運 到 大 衛 那 裡 、 又 差 遣 使 者 、 和 石 匠 、 木 匠 給 大 衛 建 造 宮 殿
Sur Kralı Hiram Davuta ulaklar ve bir saray yapmak için sedir tomrukları, taşçılar, marangozlar gönderdi.推 羅王 希蘭將 香柏 木運 到 大衛那裡 、 又 差遣 使者 、 和 石匠 、 木匠 給 大衛 建造 宮殿
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Als de houthakkers hun kamp opbreken, is er niets meer over.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Au final, quand les sites d'abattage ferment, il ne reste plus rien.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Cînd pleacă taberele nu mai rămîne nimic.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Così quando il campo di disboscamento si sposta, non rimane nulla.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Entonces, cuando se van los campamentos madereros, no queda nada.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Így, amikor a fakitermelő telepet áthelyeznek, semmi sem marad utánuk.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Když se tábor těžařů odstěhuje, nezbude po něm vůbec nic.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.벌목 캠프가 이동을 하게 되면 아무것도 남지 않게 됩니다.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Kun hakkuuleiri siirtyy, mitään ei jää jäljelle.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Och när lägren flyttar, då finns ingenting kvar.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Quando a madeireira se vai embora, não resta nada.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Så, når skovdrifts lejrene flytter, er der ikke noget tilbage.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Wenn die Lager weiterziehen, bleibt nichts zurück.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Więc kiedy baza opuszcza dany teren, nie zostawia nic za sobą.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Έτσι, όταν ο υλοτομικός καταυλισμός μετακινείται, δεν έχει μείνει τίποτα.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Когато лагерите за дървесина си тръгнат, след тях няма да остане нищо.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Когда лесозаготовительный лагерь съезжает, ничего не остается.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.Коли лісозаготівельний табір переїздить, після них не залишається нічого.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.אז, כאשר מחנה כריתת עצים נוסע, לא נשאר כלום.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.لذا، عندما تنتقل معسكرات قطع الأخشاب، لا يتبقى شيء.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.人間文化多様性の喪失は既に話しました