Tombul parmaklarım var, bu nedenle küçük bir klavye kullanamam.I have chubby fingers, so I can't use a small keyboard.
O bebek tombul ve sağlıklı.That baby is fat and healthy.
Tombul beyaz bir kedi, duvarın üstüne oturdu ve onları uykulu gözlerle seyretti.A fat white cat sat on a wall and watched them with sleepy eyes.
Tombul olabilirim ama dinçim.I may be plump, but I'm vigorous.
O tombuldur.He is chubby.
Tom Mary'nin biraz tombul olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is a bit chubby.
Mary'nin kocası tombul.Mary's hubby is chubby.
Ben yaşlı ve tombul kadınlar tarafından beğeniliyorum.I have an attraction for older, chubby women.
Tom biraz tombul.Tom is slightly overweight.
Tom tombul.Tom is pudgy.
Tom'un tombul olduğunu düşünüyorum.I think Tom is chubby.
O şişman değil - sadece biraz tombul.She's not fat – she's just a little plump.
Ben tombulum.I'm chubby.
Tom tombul, değil mi?Tom is plump, isn't he?
Noel baba genellikle tombul çizilir. O neredeyse sıska değildir.Santa Claus is usually drawn as roly-poly. He is almost never skinny.
Onun tombul bir yüzü var.He has a chubby face.
Yüzü çok tombuldu.His face was very chubby.
Tombul bir çocuktum.I was a chubby kid.
Ben biraz tombul bir çocuktum.I was kind of a chubby kid.
Ben biraz tombulum.I'm a bit chubby.
Tom'un hâlâ tombul olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is still chubby.
Tom tombuldu.Tom used to be chubby.
Tom hâlâ tombul.Tom is still chubby.
Tom eskisi kadar tombul değil.Tom isn't as stupid as he used to be.
Tom, Mary'nin tombul olduğunu söyledi.Tom said that Mary was chubby.
Evlendiğinden beri Tom tombullaştı.Since he was married, Tom has become chubby.
Evlendikten sonra Tom tombul hale geldi.Since he was married, Tom has become chubby.
Çocukken tombuldum.As a child, I was chubby.
Sen tombulsun.You are chubby.
Tom'un tombul olduğunu biliyorum.I know Tom is chubby.
Sami tombul gibiydi.Sami was kind of chubby.
Tom üçüncü sınıfta biraz tombuldu.Tom was kind of chubby in the third grade.
O küçük tombul bir vücut ve hassas bir gaga ve ince ince bacakları vardı.He had a tiny plump body and a delicate beak, and slender delicate legs.
Bu Hollandalı, kıvırcık saçlı tombul adam -- neden ıslık çalıyor?What is a chubby, curly-haired guy from Holland -- why is he whistling?
Tombul patilerinle apatmanın etrafında dolaşmaya başlamışsan, çok mutlu olucam.Ever since you started padding around our apartment with your fat paws, I've been so happy.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.There was this big sort of bumpy-looking virus on the cover, and I just wanted to read it.
O tombul ve dolgun sağ neşeli eski elf;He was chubby and plump--a right jolly old elf;
Bu tombul, sütlü kurtçuklar 3-5 cm uzunluğunda olabilirler.These chubby milky looking bugs can be from three to five centimeters long.
Tombul beyaz bir kedi, duvarın üstüne oturdu ve onları uykulu gözlerle seyretti.Eine fette weiße Katze saß auf einer Mauer und beobachtete sie mit schläfrigen Augen.
Tombul ve kısa boyludur.Fastidieuse et courte !
Yanındaki kaidenin üstünde ise tombul ve çıplak bir çocuk oturmaktadır.Dans les environs, ils découvrent une créature allongée, nue et sans yeux, Naido.
Tombul divanı döneminde divanın merkezi olan Karapınar ile ilişki içerisinde olmuştur.En los banquetes oficiales en los que ocupaba una de las cabeceras de la mesa.
Tombul ve kısa boyludur.È alta e magra.
Baş karakteri 7 yaşında tombul bir çocuk olan Chowder'dır.Il narratore è un ragazzo di diciassette anni piuttosto riservato.
Yanındaki kaidenin üstünde ise tombul ve çıplak bir çocuk oturmaktadır.In De kleine reliekdrager buigt een tengere, geknielde, naakte jongen het hoofd.
Yanındaki kaidenin üstünde ise tombul ve çıplak bir çocuk oturmaktadır.Idzie spokojnie trzymając na ramieniu kij z wiadrem wody i z nagim dzieckiem u boku.
"Tombul" sözcüğü bazen sevimlilik anlamı da taşır.Іноді слово «шкрьяток» має і ширше значення.
Karada yatarken vücudun iriliği ve tombul görünümü göze çarpar.Při spánku si tělo přikrývá svým dlouhým a huňatým ocasem.
Biraz tombul ve kısa boyludur.Je trochu menší a plešatý.
Arkasında oturan tombul zengin çocuk tarafından sürekli rahatsız edilir.Gazdag és magas állású pártfogói mindig kisegítették.
Kültür Bakanlığı sayfası Tombul Aşığın Dört SevgilisiNelonen tarjoilee populaarikulttuurin kuulumiset
Clarence: Eğlenceyi seven, son derece sevimli ve tombul 9 yaşında bir çocuktur.純粋無垢で茶目っ気があり、好奇心旺盛な9歳の男子。
Tombul ve kısa boyludur.牠們的毛厚而且短。
Tombul divanı döneminde divanın merkezi olan Karapınar ile ilişki içerisinde olmuştur.בשעת חירום המרכז נותן שירותי קשר לחדר המצב של רשות הספנות, המתקיים במרכז עצמו.
Tombul ve kısa boyludur.Дебел и нисък.
Wade kısa boylu tombul birisidir.Tinjan je majhna, gručasta vasica.
Yanındaki kaidenin üstünde ise tombul ve çıplak bir çocuk oturmaktadır.Na tem kipu je upodobljen kot gol otrok.
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.Bili so v odlični formi, zelo debeli in zdravi, krepki in brez brazgotin - takšni kot morajo biti.
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.Były w doskonałej kondycji, zdrowe, dobrze odżywione, bez blizn - takie, jak powinny wyglądać.
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.Erau într-o stare perfectă, foarte grase și sănătoase, robuste, fără cicatrici, așa cum trebuie să arate.