tokuş ile cümle
tokuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bu insanlar özel değiş-tokuşlarıyla kararı etkilemeyi deneyecekler.And stakeholders with specific trade-offs will try to influence the decision.
Hislerimiz ver gerçeklik örtüştüğü sürece, daha iyi güvenlik değiş-tokuşları yapıyoruz.It's important that, if our feelings match reality, we make better security trade-offs.
Altta büyük sayı olmasını tercih etmiyoruz, bu ikisini değiş tokuş edelim. -Instead of, we don't like the larger number on the bottom, so let's swap these two around.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.So, for example, when you touch a pencil, microbial exchange happens.
Orada kadeh tokuştururlar; fakat bunda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.They will exchange cups of wine free of (incitement to) pleasantry or sin.
İçerik Değiş- TokuşContext Switches
Tokushimajapan. kgmTokushima
Değiş- tokuş modu:Exchange mode:
Internet anahtar değiş- tokuş moduInternet Key Exchange mode
Anlaşma, zanlı ve kanıtların değiş tokuşunun önünü açacak.It would pave the way for the exchange of lists of suspects and evidence.
Oturum paket değiş-tokuşu ile sağlanır.Sessions are established by exchanging packets.
Birbirinizin hikayelerini izleyerek çok değerli bir şey değiş tokuş edersiniz.By watching each other's stories you exchange something very valuable.
Kelimeleri değiş tokuş etmek yerine, özgürce kullanır.Rather than exchanging words, he gave words freely.
Bazen, ölü bedenler de değiş tokuşta yer alır.[1]Sometimes, dead bodies are involved in an exchange.[1]
Anlaşma çerçevesinde her iki ülkenin askerleri değiş tokuş edildi.Troops from both countries were exchanged in the arrangement.
Bu durum aynı iletişimciler aynı mesajları değiş tokuş ettiğinde bile geçerli değildir.[2][3][116]This is not even the case when the same communicators exchange the same messages.[106][107][116]
Genel olarak çoğu ebeveyn, ebeveynlik deneyiminin değiş tokuşundan yararlanır.In general, most parents benefit from exchanging parenting experience.
Ali'yle korona selamı verip dirsek tokuşturduk.Ali und ich stießen die Ellbogen zum Coronagruß aneinander.
Bir deyişle kişiliklerini "değiş-tokuş" etmiş olurlar.Stattdessen wirke ihre Besetzung „austauschbar“.
Her iki tarafta tükendikten sonra, iki taraf kendi grup üyelerini değiş tokuş etti.Nach jedem Over wechseln die beiden Umpires ihre Positionen.
Karşılıklı hediyeleşme panayır havasında değiş tokuş yöntemiyledir.Der Umsteigeschwung ist in der Pflugmethode die Vorstufe des Parallelschwunges.
İngilizlerle imzalanan esir değiş-tokuş anlaşması gereği serbest bırakıldı.Ils sont libérés en échange de prisonniers anglais.
Kanlı muharebeler sonucunda Moğol ve Vietnamlı savaş esirleri değiş tokuş edilir.Peu après, les Mongols et les Vietnamiens conviennent d’échanger leurs prisonniers de guerre.
Shikken ve Tokusō makamları Hōjō boyu tekeline girmişti.Des éléments gothiques et Normands se mêlent sur l'ensemble du bâtiment.
Ermeniler, Suriyeliler ve Yahudiler İran'ı, Bizans'ı ve Roma'yı yavaş bir değiş tokuşla birbirine bağladılar.Armenios, sirios y judíos conectaban Persia con Bizancio y Roma en un lento intercambio.
Bu zorunlu bir değiş tokuştur ya da diğer bir anlamıyla zorunlu bir göçtür.Tienes la necesidad imperiosa de que sea un camino u otro, ¿no?
Web sunucusu ile bilgi değiş tokuşunda kullanılan XMLHttpRequest objesi.El objeto XMLHttpRequest para intercambiar datos de forma asíncrona con el servidor web.
Şehir Tokushima prefektörlüğünün kuzey-doğu kesiminde Yoshino Nehri'nin ağzında yer almaktadır.La ciudad se localiza al nordeste de la prefectura de Tokushima en la desembocadura del río Yoshino.
Ama ideal olarak, seyahatler ikincil ve kazara yapılan bilgi değiş tokuşu sağlar.Ma gli spostamenti presentano anche uno scambio informativo positivo e casuale.
Paskalyalarda yumurta boyama ve tokuşturma adetleri hala sürmektedir.На Пасху в храмах освящают куличи и пасхальные яйца.
Dezavantajı ise konsantre olunmamış benzer borsalarda takas(değiş tokuş) yapılmasıdır.Подобно безумному призраку, который ничего не принимает и не отвергает.
Değer bütün metaları birbiriyle ilişkilendirmektedir böylece hepsi birbiriyle değiş tokuş edilebilmektedir.Они автоматически меняют друг друга, поэтому можно рассказать целую историю.
İki veya daha fazla atom arasında elektronların değiş-tokuşu veya paylaşımı kimyasal bağın temel sebebidir.فالتبادل أو تقاسم الإلكترونات في ما بين الذرات هو السبب الرئيسي للروابط الكيميائية.
Casusluk görevi başarısızlıkla sonuçlandığında, Meg'in Prada çantasını Stewie ile değiş tokuş yaparlar.Quando uma missão de espionagem falha, eles tentam trocar a bolsa da Prada de Meg por Stewie.
Bu sergide Bernard ve Anquetin ilk resimlerini sattı ve Van Gogh Gauguin ile eserlerini değiş-tokuş yaptı.Foi lá que Bernard e Anquetin venderam seus primeiros quadros, enquanto Van Gogh trocou trabalhos com Gauguin.
Değiş tokuş şu anlamlara gelebilir: Terim Takas, iktisadi olarak malların karşılıklı değiştirilmesi.A troca se dá no mercado; os bens são trocados por valores equivalentes.
Tahıl diğer mallarla, belirlenmiş olan listelere göre işlem görebilir, değiş tokuş edilebilirdi.Grãos podiam ser trocados por outras mercadorias, de acordo com a lista de preço fixo.
980,. ^ Nussbaum, "Tokushima" at Google Kitaplar'da pp. 980, s.Nussbaum, "Tokushima" at pp. 980, pp. 980, no Google Livros.
İki veya daha fazla atom arasında elektronların değiş-tokuşu veya paylaşımı kimyasal bağın temel sebebidir.As ligações químicas são devidas à troca ou compartilhamento de elétrons entre dois ou mais átomos.
Ama ideal olarak, seyahatler ikincil ve kazara yapılan bilgi değiş tokuşu sağlar.Segundo, porque o artista deve passar sua mensagem de modo resumido e sem equívocos.
Takas yöntemi ile, mal ve hizmetler birbiri karşılığında değiş tokuş edilir.A maioria da população oferecia ao senhor local serviços e bens em troca de proteção.
Dezavantajı ise konsantre olunmamış benzer borsalarda takas(değiş tokuş) yapılmasıdır.En zo beschouwt hij het als leeg van hetgeen er niet is.
Esirlerin değiş tokuşu 23 Ocak 1968'de tamamlanmıştır.POW uitwisselingen werden voltooid op 23 januari 1968.
Değiş tokuş şu anlamlara gelebilir: Terim Takas, iktisadi olarak malların karşılıklı değiştirilmesi.Deze werking geldt voor beide richtingen, de component is dus geschikt voor wisselspanningstoepassingen.
Yabancı değiş tokuşlar artar; seyyahlar gittikçe çoğalır.Het onderlinge contact nam af; de varianten begonnen steeds meer uit elkaar te groeien.
Nakamura, 1977 yılında Tokushima Üniversitesi'nden mezun oldu.Fujimori studeerde in 1971 af aan de Tohoku-universiteit.
Heisenberg nükleonları bağlayan nükleer değiş tokuş kuvvetlerinin ilk teorisini tanıttı.Marlboro brengt als eerste sigarettenfabrikant de verplichten gezondheidswaarschuwingen op hun verpakkingen.
Büyük Britanya 1762'de şehri alır, ve daha sonra Florida karşılığında değiş tokuş eder.In 1762 werd de stad veroverd door Groot-Brittannië, dat haar het jaar daarop ruilde tegen Florida.
Dezavantajı ise konsantre olunmamış benzer borsalarda takas(değiş tokuş) yapılmasıdır.Obok nich znajdują się podobne rany, które nie zdążyły się zagoić.
Bavyera'yı Avusturya Hollandası'yla değiş tokuş etme çabası başarısız oldu.Österrike lyckades heller inte byta Nederländerna mot Bayern.
Değişime (değiş-tokuş) sadece belirli kısıtlamalara da maruz kalabilir.Anpassningar kan också bli begränsande.
Birçok değiş tokuş ile çeşitli teknikler, arabellek aşımını saptamak veya engellemek için kullanılmaktadır.Det finns flera olika operationstekniker för att skapa eller förlänga en vagina.
Ama ideal olarak, seyahatler ikincil ve kazara yapılan bilgi değiş tokuşu sağlar.Ovšem v ideálním případě způsobují cesty sekundární výměny informací, nahodilé a přitom užitečné.
Şehir Tokushima prefektörlüğünün kuzey-doğu kesiminde Yoshino Nehri'nin ağzında yer almaktadır.Město leží v severovýchodní části prefektury Tokušima u ústí řeky Jošino.
Heisenberg nükleonları bağlayan nükleer değiş tokuş kuvvetlerinin ilk teorisini tanıttı.Heisenberg a introdus prima teorie a forțelor de schimb nuclear care leagă nucleonii.
Değiş tokuş şu anlamlara gelebilir: Terim Takas, iktisadi olarak malların karşılıklı değiştirilmesi.Trocul face parte din schimburile numite de compensație, schimb de servicii egale.
İki veya daha fazla atom arasında elektronların değiş-tokuşu veya paylaşımı kimyasal bağın temel sebebidir.Két vagy több atom között az elektronok kicserélése vagy megosztása kémiai kötést hoz létre.
İngilizlerle imzalanan esir değiş-tokuş anlaşması gereği serbest bırakıldı.Végül fogolycserével mindkét diplomata szabadult.
Değer bütün metaları birbiriyle ilişkilendirmektedir böylece hepsi birbiriyle değiş tokuş edilebilmektedir.A három rendszer egymással összekapcsoltan működik – bármely értéket átfordíthatunk tehát egyikről a másikra.
Eyaklar, Ahtnalarla bakır karşılığında kürk ve diğer ticari malları değiş tokuş ederlerdi.Az emberek ott sajt, gyapjú vagy bőrért cserébe megkapták a megélhetésükhöz szükséges árukat.
İlgili Sayfalar