Ve diğer tüm otlar gibi belli bir zamanda tohumlar oluşturuyor.다른 모든 풀같이 때가 오면 씨를 만들어 냅니다.
Ve diğer tüm otlar gibi belli bir zamanda tohumlar oluşturuyor.Şi, ca orice iarbă, la un moment dat face seminţe.
Ve diğer tüm otlar gibi belli bir zamanda tohumlar oluşturuyor.Und wie alle Gräser trägt es an einem gewissen Punkt Samen.
Ve diğer tüm otlar gibi belli bir zamanda tohumlar oluşturuyor.Và như mọi loại cỏ khác, đến 1 lúc nào đó nó kết hạt.
Ve diğer tüm otlar gibi belli bir zamanda tohumlar oluşturuyor.И, като всички треви, в определен момент образува семена.
Ve diğer tüm otlar gibi belli bir zamanda tohumlar oluşturuyor.Как все травы, в определённый момент она даёт зёрна.
Ve diğer tüm otlar gibi belli bir zamanda tohumlar oluşturuyor.וככל עשב אחר, בשלב מסוים הוא מוציא זרעים.
Ve diğer tüm otlar gibi belli bir zamanda tohumlar oluşturuyor.وكما بقية النباتات في مرحلة ما يتوجب عليها بذر البذور
Ve diğer tüm otlar gibi belli bir zamanda tohumlar oluşturuyor.私たちは種を収穫します これが小麦の粒です
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Când apărea lumina zilei -- era prinsă în exteriorul clădirii și venea să ilumineze fiecare sămânță.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Dan cahaya matahari masuk -- tertangkap di luar kotak dan masuk ke bawah untuk menyinari setiap benih.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.E portanto a luz do dia era captada no exterior da caixa e descia para iluminar cada semente.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Khi ánh sáng đến-- và bị chặn ở phía đầu sợi quang bên ngoài hộp và truyền theo sợ quang rọi lên các hạt.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Si stava appena facendo giorno -- era fuori dalla scatola ed ha cominciato ad illuminare ogni seme.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Sončna svetloba se je zbrala zunaj zgradbe, prodrla skoznjo in osvetlila vsako seme.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Światło dziennie wpadało -- było łapane na zewnątrz pudła i przebiegało by oświetlić każde nasienie.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Dan pengakuan itu akan menaburkan ketakutan -- mengakui betapa seriusnya situasi yang ada.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Die erkenning zal angst zaaien... omdat de ernst van de situatie wordt erkend.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.És ez a felismerés félelmet generál majd -- ami a helyzet komolyságának felismeréséhez vezet.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Et cette reconnaissance va semer la peur - en reconnaissant la gravité de la situation.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Ja tämä tunnustaminen kylvää vihaa -- tämän tilanteen vakavuuden tunnustaminen.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.인식은 두려움을 낳을 것입니다. 상황의 심각성을 인식하게 되면 말이죠.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Ma aprire gli occhi metterà paura a molte persone. Riconoscere la gravità della situazione.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Og den anderkendelse vil så frygt. En anderkendelse af situationens alvor.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Pochopenie vážnosti situácie vyvolá v ľuďoch strach.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Pochopení závažnosti celé situace vyvolá v lidech strach.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Și recunoscând gravitatea situației, multe persoane vor fi cuprinse de teamă.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Ta rozpoznawalność będzie siać strach -- rozpoznanie powagi sytuacji.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Und diese Anerkennung wird bei vielen Personen Angst hervorrufen. Die Erkenntnis über den Ernst der Lage.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Và sự thừa nhận đó sẽ gieo rắc nỗi sợ hãi -- khi chúng ta nhận ra mức độ nghiêm trọng của hoàn cảnh.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Y ese reconocimiento va a generar miedo en muchas personas. El reconocer la gravedad de la situación.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.И това признание ще внесе страх - приемането на сериозността на ситуацията.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.И это осознание посеет страх - страх от понимания всей серьёзности ситуации.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.І це усвідомлення посіє страх - страх від розуміння всієї серйозності ситуації.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.שהיא, למעשה, הכרה. והכרה זו תזרע פחד -- בהכרה של חומרת המצב
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.ان الاعتراف سوف يزرع الخوف اقصد الاعتراف بمدى جدية الموضوع
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.認識する事で、恐怖を生みます。 恐怖は無関心よりはましです。
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.Aztán hazamennek és megtervezik, hogyan fogják begyűjteni a magokat.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.Daarna gaan ze weg en plannen ze precies hoe ze deze zaden gaan verzamelen
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.Dan mereka pergi dan merencanakan bagaimana mereka akan mengumpulkan benih-benih itu.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.Et puis ils s'en vont et organisent comment précisément ils vont collecter ces graines.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.그런 다음 이 씨앗들을 구체적으로 어떻게 모을 것인지 돌아가서 계획합니다.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.làm thế nào để thu thập các loại hạt giống.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.Potem wracają i dokładnie planują, w jaki sposób zebrać nasiona.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.Se ne va e pianifica come esattamente raccogliere questi semi.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.Și apoi pleacă și planifică exact cum vor colecta aceste semințe.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.Sie haben tausende von Leuten überall auf der Welt, welche die Plätze markieren wo diese Pflanzen wachsen.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.Y luego se van y planifican exactamente cómo van a recolectar estas semillas.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.Και μετά φεύγουν και σχεδιάζουν πως θα συλλέξουν τους σπόρους.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.И после этого отправляются с чётким планом того, как они намерены собирать семена.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.ואז הם עוזבים ומתכננים איך בדיוק הם יאספו את הזרעים הללו.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.وبعدها يرجعون ويخططون كيف بالضبط سيقوموا بأخذ هذه البذور.
Ve sonra da geri dönüp, bu tohumları nasıl toplayacaklarını planlıyorlar.これらの種を採集するかを計画するのです 彼らは、これらの植物が生息すると言われる地域に
Ve sonra fark edeceksiniz ki o tohumlar, Bronx'ta böyle gözüken çiftliklere dönüşecekler.A pak si všimnete, že z rostlinek jsou farmy po celém Bronxu, které vypadají takhle.
Ve sonra fark edeceksiniz ki o tohumlar, Bronx'ta böyle gözüken çiftliklere dönüşecekler.Dann werden diese Samen zu Farmen, die sich in der Bronx befinden.
Ve sonra fark edeceksiniz ki o tohumlar, Bronx'ta böyle gözüken çiftliklere dönüşecekler.Die zaadjes worden boerderijen in de Bronx die er zo uitzien.
Ve sonra fark edeceksiniz ki o tohumlar, Bronx'ta böyle gözüken çiftliklere dönüşecekler.E depois reparem que aquelas sementes se tornam quintas assim, por todo o Bronx.
Ve sonra fark edeceksiniz ki o tohumlar, Bronx'ta böyle gözüken çiftliklere dönüşecekler.E noterete che quei semi diventano fattorie come questa nel Bronx.
Ve sonra fark edeceksiniz ki o tohumlar, Bronx'ta böyle gözüken çiftliklere dönüşecekler.És aztán észreveszed, hogy ezekből a magokból ilyen kertek lesznek mindenhol Bronxban.
Ve sonra fark edeceksiniz ki o tohumlar, Bronx'ta böyle gözüken çiftliklere dönüşecekler.Et puis vous remarquez que ces graines deviennent des cultures à travers le Bronx qui ressemblent à ça.