Ana içeriğe geç
Sözlük

tohumlar ile cümle

tohumlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Celle où le bonhomme récolte des graines là sur le camion, il n'en reste environ que 30 arbres survivants.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Degene waarvan de man zaden aan het verzamelen is op de wagen, daarvan zijn nog ongeveer 30 bomen in leven.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Del árbol del se están recolectando semillas desde un camión solo quedan 30 ejemplares.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Naquela em que o homem está num camião a colher sementes, só restam certa de 30 árvores.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Quell'albero, del quale il tipo sta raccogliendo i semi lì sul camion è l'ultimo di 30 esemplari.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Ta, u které je muž sbírající semena na nákladním autě, ta už má jen asi 30 zbývajících stromů.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Tých stromov, ktorých semienka zbiera ten chlapík, zostalo už len 30 kusov.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Z tego gatunku, gdzie mężczyzna zbiera nasiona z ciężarówki pozostało około 30 ostatnich drzew.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Η φωτογραφία όπου ένας συλλέγει σπόρους δίπλα σ'ένα φορτηγό, απο αυτό το φυτό έχουν μείνει περίπου 30 δένδρα.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Вид, у которого человек собирает семена на грузовике, насчитывает около 30 оставшихся деревьев.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Онези, където мъжът събира семена в камиона, те са намалели до 30 последни оставащи дървета,
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.איפה שהבחור אוסף זרעים על המשאית, שם נותרו 30 עצים אחרונים.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.تلك التي يجمع ذلك الشخص بذورها على الشاحنة، أنقرضت لحوالي فقط 30 شجرة متبقية فقط.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.最後の30本しか残っていません たんぱく質のためにも薬品のためにも
-- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.-era capturada afuera de la caja y entraba para iluminar cada semilla.
-- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.바깥의 광학막대에서 빛을 받아들여 각각의 씨앗에 햇살을 끌어내려 비춥니다.
-- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.הוא נתפס בצד החיצוני של התיבה וירד למטה בכדי להאיר כל זרע.
-- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.ألتقط من خارج المربع وكان نازلا لإلقاء الضوء على كل البذور.
-- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.それぞれの種を照らし出します 建物を防水加工するのは一苦労でした
Nadasa bırakarak daha sağlıklı bir geleceğin tohumlarını ekmiş ve sevdiklerimle tekrar biraraya gelmiştim.Al dejarlo en barbecho planté las semillas para un futuro más saludable y me reuní con mis seres queridos.
Nadasa bırakarak daha sağlıklı bir geleceğin tohumlarını ekmiş ve sevdiklerimle tekrar biraraya gelmiştim.En restant en jachère, j'ai planté les graines d'un avenir plus sain et j'ai été réuni avec ceux que j'aime.
Nadasa bırakarak daha sağlıklı bir geleceğin tohumlarını ekmiş ve sevdiklerimle tekrar biraraya gelmiştim.이렇게 쉬는 동안, 건강한 미래를 위한 씨앗을 심었고 제가 사랑하는 사람들을 다시 만났습니다.
Nadasa bırakarak daha sağlıklı bir geleceğin tohumlarını ekmiş ve sevdiklerimle tekrar biraraya gelmiştim.Leżąc odłogiem, siałem ziarno pod zdrowszą przyszłość i doświadczyłem zjednoczenia z najbliższymi.
Nadasa bırakarak daha sağlıklı bir geleceğin tohumlarını ekmiş ve sevdiklerimle tekrar biraraya gelmiştim.Rămânând neînsemânțat, am plantat semințele unui viitor mai sănătos și am fost iar împreună cu cei dragi.
Nadasa bırakarak daha sağlıklı bir geleceğin tohumlarını ekmiş ve sevdiklerimle tekrar biraraya gelmiştim.Restando a riposo, ho piantato i semi per un futuro più sano e mi sono riunito con quelli che amo.
Nadasa bırakarak daha sağlıklı bir geleceğin tohumlarını ekmiş ve sevdiklerimle tekrar biraraya gelmiştim.Με την ανάπαυλα φύτεψα τους σπόρους για ένα υγιές μέλλον και επανασυνδέθηκα με αυτούς που αγαπώ.
Nadasa bırakarak daha sağlıklı bir geleceğin tohumlarını ekmiş ve sevdiklerimle tekrar biraraya gelmiştim.Лёжа под паром, я посеял семена здорового будущего и воссоединился с теми, кого я люблю.
Nadasa bırakarak daha sağlıklı bir geleceğin tohumlarını ekmiş ve sevdiklerimle tekrar biraraya gelmiştim.Оставайки неизползван, аз засадих семената за по-здравословно бъдеще и се събрах с тези, които обичам.
Nadasa bırakarak daha sağlıklı bir geleceğin tohumlarını ekmiş ve sevdiklerimle tekrar biraraya gelmiştim.בזה שנחתי, זרעתי עתיד בריא יותר והתאחדתי עם יקירי.
Nadasa bırakarak daha sağlıklı bir geleceğin tohumlarını ekmiş ve sevdiklerimle tekrar biraraya gelmiştim.وبالمضي قدماً زرعت بذوراً لمستقبل اكثر صحة واشراقاً وكنت قد توحدت مع من احب
Nadasa bırakarak daha sağlıklı bir geleceğin tohumlarını ekmiş ve sevdiklerimle tekrar biraraya gelmiştim.よりよい未来のための種をまき 愛する者たちと再会したのです 旅の1周年を記念する日 外科医の
Ölümsüz organizmalara birkaç örnek vermek gerekirse bitki tohumlarını veya bakteri sporlarını sayabiliriz.1つか2つ挙げると 植物の種や 細菌胞子があります
Ölümsüz organizmalara birkaç örnek vermek gerekirse bitki tohumlarını veya bakteri sporlarını sayabiliriz.Esempi di organismi che sono quasi immortali sono i semi vegetali o le spore batteriche.
Ölümsüz organizmalara birkaç örnek vermek gerekirse bitki tohumlarını veya bakteri sporlarını sayabiliriz.우리 주위에 있는 불사신 같은 생물의 몇가지 예로는 식물의 씨와
Ölümsüz organizmalara birkaç örnek vermek gerekirse bitki tohumlarını veya bakteri sporlarını sayabiliriz.Las semillas y las esporas bacterianas pueden considerarse ejemplos de organismos bastante inmortales.
Ölümsüz organizmalara birkaç örnek vermek gerekirse bitki tohumlarını veya bakteri sporlarını sayabiliriz.Một ví dụ về một hay hai sinh vật mà khá là bất tử, là hạt giống cây hay bào tử vi khuẩn.
Ölümsüz organizmalara birkaç örnek vermek gerekirse bitki tohumlarını veya bakteri sporlarını sayabiliriz.Przykładami organizmów, które są dosyć nieśmiertelne są nasiona roślin lub przetrwalniki bakterii.
Ölümsüz organizmalara birkaç örnek vermek gerekirse bitki tohumlarını veya bakteri sporlarını sayabiliriz.Примерами организмов, которые можно назвать бессмертными, являются семена растений или споры бактерий.
Ölümsüz organizmalara birkaç örnek vermek gerekirse bitki tohumlarını veya bakteri sporlarını sayabiliriz.דוגמה או שתיים של אורגניזמים שלמעשה מתקיימים לנצח, הם זרעי צמחים
Ölümsüz organizmalara birkaç örnek vermek gerekirse bitki tohumlarını veya bakteri sporlarını sayabiliriz.من الأمثلة لكائن أو اثنين ممن لهم القدرة على البقاء هو بذور النباتات
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Chúng cũng ăn trái cây và phân tán hạt của trái cây đó.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.De spiser også frugt, og de fordeler frøene af disse frugter.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Elles se nourissent aussi de fruits, et elles dispersent les graines de ces fruits.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Inoltre si cibano di frutta, disperdendo i semi di questi frutti.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.În plus, se hrănesc cu fructe, răspândindu-le semințele.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Jedzą owoce i rozsiewają ziarna.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.또 박쥐들은 과일을 먹고 씨앗을 운반합니다.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Ráadásul gyümölcsökkel táplálkoznak és széthurcolják a magvaikat.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Sie fressen auch Früchte und verbreiten die Samen, die in den Früchten enthalten sind.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Também se alimentam dos frutos, dispersando as suas sementes.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.También comen fruta y dispersan las semillas de estas frutas.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Ze voeden zich ook met vruchten, en ze verspreiden de zaden van deze vruchten.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Вони також харчуються фруктами, і вони розсівають насіння цих фруктів.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Они питаются фруктами и рассеивают их семена.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.הם גם ניזונים מפירות, ומפיצים את הגרעינים
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.فهم يتغذون على الفواكه و يقومون بنشر بذور
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.コウモリはテキーラの原料となる植物に授粉する役割を持ち
Otların ilk örnekleri onları izledi gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.Objavili sa prvotné formy papradí, aby niesli spóry, z ktorých sa vyvinuli semená.
Otların ilk örnekleri onları izledi gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.Sanikkaiset seurasivat, ja kantoivat itiöitä, siementen edeltäjiä.
O tohumlar ekilmeyecek.Tahle semena nebudou zasazena.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod