Ana içeriğe geç
Sözlük

tohumlar ile cümle

tohumlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.et ont porté des spores qui annonçaient les graines.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere. Hayat bataklıklarda çiçeklendi.Tiếp theo là những hình thái cơ bản của dương xỉ, mang những bào tử, báo trước sự phát triển của hạt.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.홀씨 씨앗들의 조짐을 견뎌내기 위하여
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.lanzando esporas que anunciaban las semillas.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.melyek spórái már előrevetítették a magokat.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.met sporen die een voorafschaduwing van zaden waren.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.per trasportare le spore che anticiparono i semi.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.să poarte spori ce prevesteau semințe,
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.untuk melahirkan spora-spora yang mengawali biji-bijian.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.wydając na świat zarodniki zwiastujące nadejście nasion.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.που φέρνουν τα σπόρια που προανήγγειλαν τους σπόρους.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.за да носят спори, предвещавали семената.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.предвестниками семян.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.ונשאו נבגים, אות לזרעים.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.تحمل جراثيم التي بشرت البذور.
gizlenmiş tohumlara ev sahipliği yapan sporları çıkartmak üzere.湿地には生命が溢れました
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı."Ele riu e voltou para o log começou a falar sobre as sementes de flores novamente.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı."Er lachte und kam zurück, um die Protokoll-und fing an, über die Blumensamen wieder sprechen.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı.벌레, '내가 모르겠어요. "그는 웃고 로그로 돌아 와서 다시 꽃 씨앗에 대해 이야기하기 시작했다.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı.Rise e tornò al registro e cominciato a parlare dei semi di fiori di nuovo.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı.חיפושית, "אני לא יודע את זה." הוא צחק וחזר ביומן ו התחילו לדבר על הזרעים פרח שוב.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı.خنفساء ، وهي و "أنا لا أعرف ذلك." انه ضحك وعاد الى تسجيل وبدأ الحديث عن بذور زهرة مرة أخرى.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı.再び花の種子について話し始めた。 彼は、彼らが花だったときはどうだったかを彼女に告げた。植える方法を、彼は彼女に言った
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Also machen wir alle 10 Jahre Keimtests mit allen Samenproben die wir haben.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Ce n'est pas la peine de conserver les graines si vous ne savez pas si elles sont encore viables.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Het heeft geen zin om de zaden op te slaan als je niet weet of ze levensvatbaar zijn.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Je nanič skladovať semienka, ak neviete, či sú stále živé.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.발아 가능성을 모르는 씨앗을 저장할 필요는 없습니다.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Não vale a pena guardar as sementes se não souberem se são viáveis.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Není dobré semena uchovávat, když nevíte, zda jsou stále životaschopné.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Nie ma po co przechowywać nasion, jeśli nie wiadomo, czy są jeszcze żywotne.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Nincs értelme tárolni őket, ha nem tudjuk, hogy még életképesek-e.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Non ha senso conservare dei semi, se non sai che sono ancora vitali.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.No sirve de nada almacenar semillas si no se sabe si siguen siendo viables.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Nu e deloc folositor dacă păstrăm semințe și nu știm dacă mai sunt viabile.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Sẽ chẳng ích gì nếu bạn giữ hạt giống mà không biết chúng có còn "sống" không.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Tak ada gunanya menyimpan benih jika anda tak tahu apa mereka masih dapat hidup.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Δεν έχει νόημα να αποθηκεύεις σπόρους αν δεν ξέρεις αν είναι ζωντανοί.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Нет смысла складировать семена, если не знаешь, живы ли они или нет.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.Няма смисъл от съхраняването на семената, ако не знаем, че са все още жизнени.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.אין טעם לאפזן את הזרעים אם אתה לא יודע אם הם יכולים לנבוט.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.ليس جيدا تخزين البذور إذا كنت لا تعرف انها قابلة للحياة.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.そこで私たちは10年ごとに
Hatta bu kolye, ben çocukken şeftali çiçeği tohumların çıkmayı başardı.Aunque este collar, él lo hizo a partir de semillas de flores de durazno cuando yo era un niño.
Hatta bu kolye, ben çocukken şeftali çiçeği tohumların çıkmayı başardı.Ils ressemblaient à ce collier. Il les fabriquait avec des graines de fleur de pêche quand j'étais enfant.
Hatta bu kolye, ben çocukken şeftali çiçeği tohumların çıkmayı başardı.Mesmo este colar, ele fez fora de sementes de pêssego flores quando eu era criança.
Hatta bu kolye, ben çocukken şeftali çiçeği tohumların çıkmayı başardı.Ngay cả chiếc vòng cổ này, đã làm ra nó hạt giống hoa đào khi tôi là một đứa trẻ.
Hatta bu kolye, ben çocukken şeftali çiçeği tohumların çıkmayı başardı.אפילו שרשרת ב הוא עשה את זה מתוך זרעי פרחי אפרסק כשאני הייתי ילד.
Hatta bu kolye, ben çocukken şeftali çiçeği tohumların çıkmayı başardı.حتى هذا العقد، أدلى بها من بذور الخوخ زهرة عندما كنت طفلا.
Hatta bu kolye, ben çocukken şeftali çiçeği tohumların çıkmayı başardı.私が子供の頃彼は桃の花_種子のそれを作った。 私は知っている。あなた はこのくらいに値する理由です。
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzellikteki그래서 우리는 이탈리아의 씨앗을 가지고 잠비아 남부 잠베지 강 상류의 이 웅장한 골짜기에
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzelliktekiSaavuimme italialaisine siemenimme Etelä-Sambiaan, aivan upeaan Sambesi-joelle avautuvaan laaksoon.
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzelliktekiWir kamen mit italienischem Saatgut in Süd-Sambia an; in dieses umwerfende Tal, was zum Sambesi-Fluss führt.
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzelliktekiהגענו עם זרעים איטלקיים לדרום זמביה לעמק מרהיב זה
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzelliktekiوهكذا، وصلنا هناك مُحمَّلين ببذور إيطالية إلى جنوب زامبيا، إلى ذلك الوادي الرائع
Her neyse, Güney Zambiya'ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzellikteki壮大な峡谷が ザンベジ川へと下っています
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.트럭에서 수집하고 있는 것은 마지막 남은 30여 그루의 씨앗입니다.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Abból, amelyikből magot gyűjt az a férfi a teherautón, már csak 30 létező fa maradt.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Benih tanaman yang dikumpulkan di truk oleh orang ini adalah tanaman yang tinggal 30 pohon saja yang tersisa.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Cái cây chỗ có người đang lấy hạt, trên xe tải đó, hiện giờ chỉ còn đúng 30 cây.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod