Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.뿌릴쌔 더러는 길 가에 떨어지매 새들이 와서 먹어버렸고
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.뿌릴쌔 더러는 길 가에 떨어지매 새들이 와서 먹어 버렸고
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Mentre seminava, una parte cadde lungo la strada e vennero gli uccelli e la divorarono
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Mientras él sembraba, parte de la semilla cayó junto al camino; y vinieron las aves y la devoraron
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Och när han sådde, föll somt vid vägen, och fåglarna kommo och åto upp det.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.og da han sådde, falt noget ved veien; og fuglene kom og åt det op.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Og det skete, idet han såede, at noget faldt ved Vejen, og Fuglene kom og åde det op.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.og det skjedde da han sådde, da falt noget ved veien; og fuglene kom og åt det op.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Og idet han såede, faldt noget ved Vejen; og Fuglene kom og åde det op.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Pe cînd sămăna el, o parte din sămînţă a căzut lîngă drum, şi au venit păsările şi au mîncat -o.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Pe cînd sămăna, o parte din sămînţă a căzut lîngă drum: au venit păsările şi au mîncat -o.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Und indem er säte, fiel etliches an den Weg; da kamen die Vögel und fraßen's auf.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Και ενω εσπειρεν, αλλα μεν επεσον παρα την οδον, και ηλθον τα πετεινα και κατεφαγον αυτα
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Και ενω εσπειρεν, αλλο μεν επεσε παρα την οδον, και ηλθον τα πετεινα του ουρανου και κατεφαγον αυτο.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.и като сееше някои зърна паднаха край пътя: птиците дойдоха и ги изкълваха.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.и когда он сеял, иное упало придороге, и налетели птицы и поклевали то;
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.и, когда сеял, случилось, что иное упало при дороге, и налетели птицы и поклевали то.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.і сталось, як сїяв, одно впало над шляхом, і налетїло птаство небесне, й пожерло його.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.і як він сїяв, инше впало край шляху, й прилетіло птаство, та й повизбирувало його.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Слушайте: Ето, сеячът излезе да сее.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.ובזרעו נפל מן הזרע על יד הדרך ויבא העוף ויאכלהו׃
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.ויהי בזרעו ויפל מן הזרע על יד הדרך ויבא עוף השמים ויאכלהו׃
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.وفيما هو يزرع سقط بعض على الطريق فجاءت طيور السماء واكلته.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.وفيما هو يزرع سقط بعض على الطريق. فجائت الطيور واكلته.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.撒 的 時 候 、 有 落 在 路 旁 的 、 飛 鳥 來 喫 盡 了
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.撒 的 時候 、 有 落在 路旁 的 、 飛鳥來喫盡了
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.C'est le moment où les plantes que vous avez semées vont fleurir à une époque ancienne et grisante.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.Das ist das Erblühen der Saat die Sie in früheren, impulsiveren Tagen säten.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.E' la fioritura dei semi che avete piantato in giorni inebrianti, lontani nel passato.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.Es el florecimiento de las semillas que ustedes plantaron en días anteriores y embriagadores.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.Este momentul înfloririi semințelor pe care le-ați plantat cu mult timp în urmă.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu. Gençliğinizde ürettiğiniz fikirler.É o florescer das sementes que plantaram em tempos idos, das ideias em que começaram a trabalhar na juventude.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.그것은 여러분이 심은 씨앗을 꽃피우는 것입니다. 더 이르게, 더 빠른 시일 내로 말이지요.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.Nu komen de zaadjes tot bloei die in vroeger en onstuimiger tijden geplant zijn.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.Nyt tuottavat satoa ne siemenet, jotka te istutitte aiempina, kiihkeämpinä aikoina.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.To jest rozkwit nasion, które zasialiście wcześniej w bardziej ekscytujących czasach.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.Ανθίζουν οι σπόροι που φυτέψατε σε παλιότερες, πιο μεθυστικές εποχές.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.Това е плодът на семената, които посадихте в по-ранни и стремглави години.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.Это -- плоды того, что вы посадили в своих молодые, горячие годы.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.הפירות של מה שזרעתם בימים עברו.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.أنه إلازدهار من البذور التي زرعتموها في ايام سابقة، اكثر شِّدة.
Eski, sert günlerde ektiğiniz tohumların açması bu.若かりし頃だった
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar.Áno, semienka vám môžu zachrániť život.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar. Bildiğiniz gibi.Ano, takže semínka, která vám mohou zachránit život.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar. Bildiğiniz gibi.Dat zijn dus zaden die je leven kunnen redden.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar. Bildiğiniz gibi.Frön som kan rädda ditt liv.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar. Bildiğiniz gibi.그렇죠! 씨앗이 당신의 생명을 구할 수 있는 거에요.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar. Bildiğiniz gibi.Nasiona, które mogą ocalić ci życie.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar. Bildiğiniz gibi.Oui, donc des graines qui peuvent vous sauvez la vie.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar. Bildiğiniz gibi.Vâng, những hạt giống này có thể cứu sống bạn.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar. Bildiğiniz gibi.Тобто, насіння може врятувати ваше життя.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar. Bildiğiniz gibi.نعم، فالبذور يمكن أن تنقذ حياتك. أتعرفون؟
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar. Bildiğiniz gibi.(拍手)
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar.Ci pensate? Semi che potrebbero salvarvi la vita.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar.Da, deci seminţe care îţi pot salva viaţa.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar.Igen. Magvak, amelyek megvédik az életet.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar.Samen also, die einem das Leben retten können.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar.São sementes que podem salvar a vida.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar.Sí, semillas que pueden salvar tu vida.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar.Ya, jadi bibit yang dapat menyelamatkan hidup Anda.