Çiftçi için, bu tohumlarını yemek demek.Wenn wir Bauern wären, würden wir unser Saatgut essen.
Çiftçi için, bu tohumlarını yemek demek.Ако бяхме земеделски производители, щяхме да се храним с нашите семена.
Çiftçi için, bu tohumlarını yemek demek.Если бы мы были фермерами, мы бы ели свое зерно.
Çiftçi için, bu tohumlarını yemek demek.אילו היינו חקלאים, היינו כעת אוכלים את הזרעים שלנו.
Çiftçi için, bu tohumlarını yemek demek.لو كنا كلنا مزارعين، لكنا الآن نأكل البذور التي نزرعها.
Çiftçi için, bu tohumlarını yemek demek.銀行家なら 利息ではなく元本をかじっています
Clarke'ın, bizim türümüzün evrim tohumlarının nasıl atıldığını anlattığı bir betimlemeydi.Clarke muốn nói rằng lúc đó chúng ta đang ở thời điểm quyết định trong quá trình tiến hoá của loài người.
Clarke'ın, bizim türümüzün evrim tohumlarının nasıl atıldığını anlattığı bir betimlemeydi.우리가 인간의 진화에 있어 중요한 시기에 있다는 것을 묘사한 것입니다.
Clarke'ın, bizim türümüzün evrim tohumlarının nasıl atıldığını anlattığı bir betimlemeydi.Wendepunkt in der Evolution unserer Art stehen.
Clarke'ın, bizim türümüzün evrim tohumlarının nasıl atıldığını anlattığı bir betimlemeydi.Кларк, че ние сме във важен момент на еволюцията на нашия вид.
Clarke'ın, bizim türümüzün evrim tohumlarının nasıl atıldığını anlattığı bir betimlemeydi.שהיינו ברגע מכריע באבולוציה של המין שלנו.
Clarke'ın, bizim türümüzün evrim tohumlarının nasıl atıldığını anlattığı bir betimlemeydi.أننا في ذلك الوقت كنا في بداية مرحلة جديدة ومؤثرة لجنسنا البشري
Clarke'ın, bizim türümüzün evrim tohumlarının nasıl atıldığını anlattığı bir betimlemeydi.ヒトザルが骨を拾って道具にすることを覚え
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Hạt giống, trong các thời kì hưng thịnh của sự đa dạng sinh học, chính là tương lai của hệ thực vật.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Karena benih ini, dengan bermacam-macam keindahannya, adalah masa depan tanaman.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.모든 다양성의 최정상에 있는 씨앗이 식물의 미래이기 때문입니다.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Mert a magok, a csodálatos változatosságukban, jelentik a növények jövőjét.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Omdat zaden, in hun glorieuze verscheidenheid, de toekomst van planten zijn.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Parce que les graines dans leur splendeur et leur diversité, sont l'avenir des plantes.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Pentru că semințele, în toată gloria lor diversificată, constituie viitorul plantelor.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Perchè i semi, in tutta la loro rigogliosa varietà, sono il futuro delle piante.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Ponieważ nasiona, w całej swojej różnorodnej krasie, są przyszłością roślin.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Porque as sementes, em toda a sua diversidade, são o futuro das plantas.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Porque las semillas, en toda su gloriosa diversidad, son las plantas del futuro.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Pretože semienka, v ich rôznorodej kráse, sú budúcnosťou rastlín.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Protože semena, v celé své rozmanitosti, jsou budoucností rostlin.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Weil Samen, in all ihrer Vielfalt, die Zukunft der Pflanzen sind.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Γιατί οι σπόροι, σ'όλη την ποικιλομορφία τους, είναι το μέλλον των φυτών
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Потому что семена, при разнообразном великолепии, являются будущими растениями.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.כי זרעים, על כל מגוונם הנפלא, הם העתיד של הצמחים.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.لأن البذور، في كل مجد تنوعها، هي نباتات آجلة.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.植物の未来だからです 将来の世代のためのすべての遺伝子情報は
Düşündüm ki, belki de yapının traşlanmış kısmından gelen bu küçük tohumlardan bahsedersin bize.아마 토마스가 이 씨앗에 대해서 조금 더 얘기해 줄 수 있을것 같은데 이건 입구를 위해 일부를 잘라내면서 나온 막대 같네요.
Düşündüm ki, belki de yapının traşlanmış kısmından gelen bu küçük tohumlardan bahsedersin bize.Nên tôi nghĩ anh có thể nói thêm chút về những hạt giống này, liệu có phải anh lấy từ
Düşündüm ki, belki de yapının traşlanmış kısmından gelen bu küçük tohumlardan bahsedersin bize.חשבתי אולי תוכל לספר לנו קצת על הזרעים, שאולי הגיעו מהחלק המגולח של הבניין.
Düşündüm ki, belki de yapının traşlanmış kısmından gelen bu küçük tohumlardan bahsedersin bize.اعتقدت ربما قد تخبرنا قليلا عن هذه البذور، التي جاءت ربما من عملية حلق المبنى.
Düşündüm ki, belki de yapının traşlanmış kısmından gelen bu küçük tohumlardan bahsedersin bize.あの建物から 取り外されたものなのでしょうか これは あの建物の建築中に
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.A gdy on rozsiewał, niektóre padło podle drogi; i przyleciały ptaki, a podziobały je.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.A když on rozsíval, některá seménka padla podle cesty, a přiletěli ptáci, i szobali je.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.A keď rozsieval, niektoré zrnká padly vedľa cesty, a prišli vtáci a sozobali ich.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.A stalo sa v tom, ako rozsieval, že jedno padlo vedľa cesty. A prileteli nebeskí vtáci a sozobali ho.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Comme il semait, une partie de la semence tomba le long du chemin: les oiseaux vinrent, et la mangèrent.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Då hände sig, när han sådde, att somt föll vid vägen, och fåglarna kommo och åto upp det.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.e aconteceu que, quando semeava, uma parte da semente caiu � beira do caminho, e vieram as aves e a comeram.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.E mentre seminava una parte del seme cadde sulla strada e vennero gli uccelli e la divorarono
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.e quando semeava, uma parte da semente caiu � beira do caminho, e vieram as aves e comeram.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.És a mikor õ vet vala, némely mag az útfélre esék; és eljövén a madarak, elkapdosák azt.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.És lõn vetés közben, hogy némely az út mellé esék, és eljövének az égi madarak és megevék azt.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.In ko seje, pade nekaj zrnja poleg ceste, in prileté ptice in ga pozobljejo.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.In zgodi se, ko seje, da pade nekaj zrnja poleg ceste, in prilete ptice in ga pozobljejo.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.I stalo se v tom rozsívání, že jedno padlo podle cesty, a přiletělo ptactvo nebeské, i szobali je.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.I stało się, gdy rozsiewał, że jedno padło podle drogi, a ptaki niebieskie przyleciały i podziobały je.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Ja hänen kylväessään osa putosi tien oheen, ja linnut tulivat ja söivät sen.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Ja hänen kylväessään putosivat muutamat siemenet tien oheen, ja linnut tulivat ja söivät ne.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Ketika ia sedang menabur, ada benih yang jatuh di jalan. Lalu burung datang dan benih itu dimakan habis
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi."Ketika sedang menabur, ada benih yang jatuh di jalan. Lalu burung datang dan benih itu dimakan habis
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Khi đương gieo , một phần giống rơi dọc đường , chim bay xuống và ăn .
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Khi đương gieo, một phần giống rơi dọc đường, chim bay xuống và ăn.
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Khi đương gieo , một phần giống rơi dọc đường , chim đến ăn hết .
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi.Khi đương gieo, một phần giống rơi dọc đường, chim đến ăn hết.