O, kışın Fuji Dağına tırmanan ilk adamdı.He was the first man to climb Mt. Fuji in the winter.
Tom tipik bir kişilik.Tom is quite a character.
Ben titiz değilim.I'm not fussy.
Dağ tırmanışı gerçekten çok hoşlandığım bir şey değil.Mountain climbing isn't something I really enjoy so much.
Enseni tıraş etmemi ister misin?Would you like me to shave the back of your neck?
Yarın dağ tırmanışına gideceğim.I'm going to go mountain climbing tomorrow.
Ödünç alabileceğim bir tırnak törpün var mı?Do you have a nail file I could borrow?
Bolzano, İtalya'daki Güney Tirol'ün başkentidir.Bolzano is the capital of South Tyrol, in Italy.
Güney Tirol İtalya'da olmasına rağmen, nüfusunun çoğunluğu Almanca konuşur.Even though South Tyrol is in Italy, the majority of the population speaks German.
Güney Tirol, İtalya ve Avrupa'nın en zengin bölgelerinden biridir.South Tyrol is one of the wealthiest regions in Italy and in Europe.
Titanyum, sembolü Ti olan kimyasal bir elementtir.Titanium is a chemical element with the symbol Ti.
Hiç Fuji dağına tırmandın mı?Have you ever climbed up Mt. Fuji?
Tıpkı Tom gibi çılgınsın.You're just as crazy as Tom.
Tim Howard 2014 yılında Amerika Birleşik Devletleri milli takımının kalecisiydi.Tim Howard was the goalkeeper for the United States national team in 2014.
Tıraş olman gerekiyor.You need to shave.
Tıraş olmalısın.You need to shave.
Sen tıpkı bir melek gibisin.You're just like an angel.
Her şey tıkırında.Life is just a bowl of cherries.
Tom üzerinde gülen bir yüzü olan sarı bir tişört giydi.Tom wore a yellow T-shirt with a smiley face on it.
Akupunktur Doğu Asya'da popüler olan alternatif bir tıp şeklidir.Acupuncture is a form of alternative medicine that's popular in East Asia.
Mary üç yıldır bacaklarını tıraş etmedi.Mary hasn't shaved her legs in three years.
Çiftlikte part-time çalışırken Tom'la tanıştı.She met Tom while working part-time on the ranch.
Tom birinin penceresine tıklattığını duydu.Tom heard someone tapping on his window.
Tom pencereden tırmandı.Tom climbed through the window.
Tom telefonun titrediğini hissetti.Tom felt his phone vibrate.
Tom evlilik tipi değil.Tom isn't the marrying type.
Her nasılsa Tom, Mary'nin tipi gibi gözükmüyor.Somehow Tom doesn't seem to be Mary's type.
Dün tıraş oldun mu?Did you shave yesterday?
Tom bir tıp öğrencisiydi.Tom was a medical student.
Tom bir tıp öğrencisi.Tom is a medical student.
Tom tipik bir lise öğrencisi.Tom is a typical high school student.
Yer tıka basa dolu.The place is packed.
Tom oldukça tıknaz, değil mi?Tom is quite stocky, isn't he?
Tom'un tıbbi müdahaleye ihtiyacı olacak.Tom is going to need medical attention.
Tom tıpkı babası gibi bir araba satıcısı oldu.Tom became a car salesman, just like his dad.
Tom, Mary'ye timsah derisi bir çanta satın aldı.Tom bought Mary a crocodile skin handbag.
Tom bir limuzin sürücüsü olarak part-time çalışıyor.Tom works part-time as a limousine driver.
Tom'un uyuşturucu ticareti yaptığını biliyor muydun?Did you know Tom was dealing drugs?
Tom tırnaklarını çiğniyor.Tom is chewing his fingernails.
Tom'un saç tıraşına ihtiyacı yok.Tom doesn't need a haircut.
Tom tırabzanı tuttu.Tom held onto the handrail.
Tom cesedini tıp bilimine bağışlamaya karar verdi.Tom's decided to donate his body to medical science.
Tom deliği tıkadı.Tom plugged up the hole.
Tom bir trafik sıkışıklığında tıkandı.Tom is stuck in a traffic jam.
Tom John'un tıpatıp benzeri.Tom is a dead ringer for John.
Sen bir çocukken bizim meşe ağacına tırmanırdın.You used to climb our oak tree when you were a kid.
Tom merdivene tırmanacak.Tom is going to climb the ladder.
Tom bir yaprak gibi titriyor.Tom is shaking like a leaf.
Tom tipik bir Kanadalı adam.Tom is a typical Canadian man.
Tom tırnaklarını yiyiyor.Tom is biting his nails.
Tom tıbbi araştırma ile iştigal etmektedir.Tom is engaged in medical research.
Tom kurallara karşı titizdir.Tom is a stickler for the rules.
Bu dağda tilkilerin yaşadığını biliyor muydun?Did you know that foxes live on this mountain?
Acil tıp teknisyenleri Tom'u hayata döndürmeye çalışıyor.The EMTs are trying to resuscitate Tom.
Tom ağaçlara tırmanmada iyidir.Tom is good at climbing trees.
Turuncu bir tişört ve yeşil pantolon giyiyorum.I am wearing an orange t-shirt and green pants.
Çok titiz olma.Don't be so choosy.
Üzgünüm ben yanlışlıkla "gönder'''e tıkladım.Sorry! I mistakenly clicked on "Send".
Üzgünüm! Ben yanlışlıkla bitirmeden "Gönder"'e tıkladım.Sorry! I mistakenly clicked on "Send" before I was finished.
Yağmur pencerede tıkırdıyor.The rain is drumming on the window.