Ana içeriğe geç
Sözlük

ti ile cümle

ti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu yapmak zorundasın, tıpkı hepimizin yaptığı gibi.You have to do it, just like we all do.
Tom bana tıpkı penguen gibi yürüdüğümü söyledi.Tom told me I walked like a penguin.
Bu tip şeyler her zaman olur.This type of thing happens all the time.
Tıraş oldum ve kendimi kestim.I shaved and cut myself.
Tom önerisini çok titiz bir şekilde yaptı.Tom made his suggestion very tactfully.
Şu ana kadar hiç kimse o dağa tırmanmadı.Nobody has ever climbed that mountain.
Tom bir tırmanma botu giydi.Tom put on some climbing boots.
Sincaplar çok iyi tırmanıcıdır.Squirrels are very good climbers.
Bu kravat tıpkı Tom'un taktığı gibi görünüyor.That tie looks just like the one Tom is wearing.
Tom beyaz bir tişört giyiyordu.Tom was wearing a white T-shirt.
Tom beyaz pamuklu tişört giyiyor.Tom is wearing a white cotton T-shirt.
Mary'nin tırnakları parlak kırmızıya boyanmış.Mary's nails were painted a bright red.
Bir saç tıraşı olman gerekiyor.You need to get a haircut.
Tom çok titizdi.Tom was fussy.
Tom titiz görünüyor.Tom seems to be fussy.
Tom titiz değildir.Tom isn't neat.
Tom'un işleri tıkırında.Tom is well off.
Tom benim tipim.Tom is my type.
Tom'un titiz bir yiyici olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure Tom is a fussy eater.
Tom'un titiz olduğunu düşünüyorum.I think Tom is fussy.
Sen titiz misin?Are you finicky?
Tom bir ticaret şirketinde bir iş aldı.Tom took a job with a trading company.
Bazen bir tımarhanede olduğumu düşünüyorum.Sometimes, I think I'm in a nuthouse.
O deli sincap bir tımarhaneye aittir!That crazy squirrel belongs in a nuthouse!
Tom her zaman arabasına titizlikle baktı.Tom has always looked after his cars fastidiously.
Tom her zaman titiz giyinir.Tom is always meticulously dressed.
Birçok farklı tipte Alman ekmeği vardır.There are many different types of German bread.
Tom bana dağ tırmanışına gitmek istediğini söyledi.Tom told me he wanted to go mountain climbing.
Bunun onun ticari markası olduğunu düşünüyorum.I think that is his trademark.
Ne sıklıkta bacaklarını tıraş edersin?How often do you shave your legs?
Uygun ekipman olmadan kaya tırmanışı tehlikeli.Rock climbing without proper equipment is dangerous.
O şiddetli burun tıkanıklığından dolayı acı çekti.He used to suffer from severe nasal congestion.
Benim soyadım Smith'tir.My surname is Smith.
Tırtıl güzel bir kelebeğe dönüştü.The caterpillar transformed into a beautiful butterfly.
Biz dün gece tiyatroda iyi bir zaman geçirdik.We had a good time at the theater last night.
O, sermayesini çelik ticaretine yatırdı.He invested his capital in the steel trade.
Tırnak makası getirmek iyi bir fikirdir.It's a good idea to bring nail scissors.
Dün gece, biz tiyatroya gittik.Last night, we went to the theater.
Genç erkekler gömlek yerine sıklıkla tişört giyerler.Young men often wear T-shirts instead of shirts.
Comédie Française, Molière'in oyunlarını gösteren tiyatrodur.The Comédie Française is the theater that shows Molière's plays.
Niçoise salatası Nice yakınlarındaki bölgenin tipik bir yemeğidir.Niçoise salad is a typical food of the area near Nice.
Protestocular tıp merkezini kapanmaktan kurtarmak için son bir gayretle yürüdüler.Protestors rallied in a last-ditch effort to save the medical centre from closing down.
Neden o yol tıkalı?Why is that road blocked?
Bu boru tıkanmış.This pipe is blocked.
Gösteriden dolayı cadde tıkalıydı.The street is blocked because of the demonstration.
Babam mı? O, kütüphane, sinema ve tiyatroya gider. Çok aktiftir.My father? He goes to the library, to the cinema, to the theatre. He's very active.
O tıp biliyor.He knows about medicine.
Sen çok titizsin.You're too particular.
Tom yiyeceği hakkında çok titiz.Tom is very particular about his food.
O, titrek bir sesle yanıtladı.He answered with a shaky voice.
Tom tipik bir İngiliz.Tom's a typical Englishman.
Tom bacağına tırmanan bir şey hissetti.Tom felt something crawling up his leg.
O, tırnaklarını hep kırmızıya boyar.She always paints her nails red.
Benim bütün vücudum titremeye başladı.My whole body began to shake.
Ben Tigrinya öğrenmek istiyorum.I want to learn Tigrinya.
Önümüzde uzun bir tırmanış var.We've got a long climb ahead of us.
Ticarete açığız.We're open for business.
Biz tıklamadık.We didn't click.
Timmendorfer Strand tanınmış bir sahil kasabasıdır.Timmendorfer Strand is a well-known beach town.
Yazı tipini nasıl daha büyük yaparsın?How do you make the font bigger?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod