Ana içeriğe geç
Sözlük

ti ile cümle

ti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Neden bir pembe tişört giyiyorsun, Tom?Why are you wearing a pink T-shirt, Tom?
Tişörtümü beğeniyor musun?Do you like my T-shirt?
Bu sıcak yaz gününde Mary göbeği açık tişört giydi.On this hot summer day, Mary wore a midriff-baring T-shirt.
Tom tiyatro edebiyatında okudu.Tom majored in drama.
Wrong'un zıt kelimesi right'tır.The opposite of wrong is right.
Urallara tırmanmak istiyorsan sen cesur bir kişisin.You're a brave soul if you want to climb the Urals.
Bir dağa tırmanmak nefes kesen bir iştir.Climbing a mountain is a breathtaking challenge.
Mary tırnaklarını törpülüyor.Mary is filing her nails.
Mary bir tırnak törpüsü ile tırnaklarını törpülüyor.Mary is filing her nails with a nail file.
Apne Yunancadan gelen bir tıbbi terimdir; kelimenin bire bir anlamı "nefessiz"dir.Apnoea is a medical term which comes from Greek; it literally means "without breath".
Şimdi tiyatroya gitmeliyim.I must go to the theatre now.
Kedi Tom'a tısladı.The cat hissed at Tom.
Ben köpeğimin tırnaklarını kırpmayı unuttum.I forgot to trim my dog's nails.
Tom'un şirketi, Federal Ticaret Komisyonu tarafından soruşturma altındadır.Tom's company is under investigation by the Federal Trade Commission.
Tavuklar bir tilki tarafından öldürüldüler.The chickens were killed by a fox.
O yer her zaman tıka basa dolu.That place is always packed.
Kasadaki Tom'un aldığı şarap şişelerinin yarısı tıpalandı.Half of the bottles of wine in the case that Tom bought were corked.
Tom delikleri olan eski bir tişört giyiyordu.Tom was wearing an old t-shirt with holes in it.
Tom vintage bir tişört giyiyordu.Tom was wearing a vintage T-shirt.
Bu müzik kulağımı tırmalıyor.That music is grating on my nerves.
Şu linke tıklayarak, filmleri İngilizce altyazılarıyla seyredebilirsin.You can watch movies with English subtitles using this link.
Bu bağlantıyı tıklayarak İngilizce altyazılı filmleri izleyebilirsin.You can watch movies with English subtitles using this link.
Kadınlar genellikle tırnaklarını boyarlar.Women often paint their fingernails.
Tıpkı sizin buyurduğunuz gibi!As you wished!
Sadece burnum tıkanmadı fakat aynı zamanda ateşim yüksek.Not only my nose is blocked but also my temperature is high.
Tıraş oldum.I shaved.
Benim tırnaklarım çok kısa.My nails are too short.
Tıbbi izinden sonra işine devam etti.He resumed his work after a medical leave.
Tıka basa doluyum.I'm all packed.
Tom'un tıbbi bakıma ihtiyacı var.Tom needs medical care.
Bacaklarını tıraş eder misin?Do you shave your legs?
Kapıyı tıklayanım ben!I am the one who knocks.
En önemlisi, faizler tırmanıyor.Most importantly, the borrowing rates are going up.
Ne kadar yükseğe tırmanırsanız, ısı da o kadar düşer.The higher you climb, the lower the temperature gets.
Hepiniz tımarhaneliksiniz!All of you are crazy!
Hızlı kahverengi tilki, tembel bir köpeğin üzerinden atlar.The quick brown fox jumps over a lazy dog.
İşler tıkırında.Everything's coming up roses.
Tiyatroda çok uzun bir kişinin arkasında oturdum.I sat behind a very tall person at the theater.
Tom'un sakal tıraşı olmadan önce daha iyi göründüğünü düşünüyorum.I think Tom looked better before he shaved his beard off.
Bu tipide Tom'u asla bulamayacağız.We'll never find Tom in this blizzard.
Anlaşmazlık tırmanıyor.The conflict escalates.
İtalya'da yapılan bu titanyum bisiklet inanılmaz hafiftir.This titanium bicycle made in Italy is incredibly lightweight.
Çok konuşuyor ama iş yapmaya gelince tık yok.She talks a lot but never gets anything done.
Onların saçlarını tıraş etmem.I don't cut their hair.
Tom saçını tıraş ettirmek için, hastanenin yakınındaki berbere gitti.Tom went to the barbershop near the hospital to get his hair cut.
Tom, ilkbahara kadar saç tıraşı olmamaya karar verdi.Tom has decided not to get a haircut until spring.
Tom annesinin, onun saçını tıraş etme biçimini sevmez.Tom doesn't like the way his mother cuts his hair.
Ellerin titriyor.Your hands are shaking.
Onun saçını tıraş etmem.I don't cut her hair.
Gümrük görevlileri Tom'u tepeden tırnağa aradılar.Customs officials carried out a full body search on Tom.
Tom gerçekten sinirli bir tip.Tom is a real hothead.
Benim çanta her zaman tıka basa dolu.My bag's always packed.
Tom titredi.Tom shivered.
Bir ağaca tırmandım.I climbed a tree.
Tom şampanyanın tıpasını açtı.Tom uncorked the champagne.
Elin titriyor.Your hand is shaking.
Bildiğim kadarıyla Tom'un tıbben bir sorunu yok.As far as I can tell, there's nothing medically wrong with Tom.
Tom'un bu kadar üzerine titreme.Don't make a fuss over Tom.
Bu binanın tepeden tırnağa aranmasını istiyorum.I want this building searched from top to bottom.
Bu tıkır tıkır işleyecek.It'll work like a charm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod