Tırabzanı sıkıca tutun.Hold on firmly to the handrail.
O dağa tırmanmak çok kolaydı.Climbing that mountain was a piece of cake.
O dağa tırmanmak çok oyuncağıydı.Climbing that mountain was a piece of cake.
Onlar sadece timsah gözyaşları.They're only crocodile tears.
Çantalarım tıka basa dolu.My bags are packed.
Sadece gece uyuyamadığım zamanlar saatin tik tak sesleri beni rahatsız eder.It's only when I can't sleep at night that the ticking of the clock bothers me.
Tıbbî yardıma ihtiyacım var.I need medical assistance.
Bazı erkekler bacaklarını tıraş ederler.Some men shave their legs.
Avcı bir tilki vurdu.The hunter shot a fox.
O bir adil ticaret dükkanında çalışır.She works in a Fair Trade Shop.
Ayılar ağaçlara tırmanabilir.Bears can climb trees.
Tom Mary'nin merdivene ne kadar hızlı tırmanabileceğini merak etti.Tom wondered how fast Mary could climb a ladder.
Tom part-time iş almak istiyor.Tom wants to get a part-time job.
Tom bana Mary'nin onun tipi olmadığını söyledi.Tom told me that Mary wasn't his type.
Tom başını tıraş etti.Tom shaved his head.
Tom çabucak ağaca tırmandı.Tom quickly climbed up the tree.
Tom ticaretin bütün hilelerini bilir.Tom knows all the tricks of the trade.
Tom'un tırnaklarını ısırma alışkanlığı vardır.Tom has the habit of biting his nails.
Tom bir saç tıraşı oldu.Tom got a haircut.
Tom'un canı bir tiyatro koltuğunda iki saat oturmak istemiyordu.Tom didn't feel like sitting for two hours in a movie theater.
Tom kaya tırmanışı için çok yaşlı olduğuna karar verdi.Tom decided he was too old for rock climbing.
Tom tıraş olurken kendini kesti.Tom cut himself shaving.
Tom her şeyi valizine tıktı.Tom crammed everything into his suitcase.
Tom üç kollu merdivene tırmandı.Tom climbed up three flights of stairs.
Tom garajın çatısına merdivenle tırmandı.Tom climbed up the ladder to the roof of the garage.
Tom çatıya ulaşmak için merdivene tırmandı.Tom climbed up a ladder to get to the roof.
Tom kesinlikle sözünden dönecek bir insan tipi gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem like the kind of person that would back down.
Tom'un şimdiye kadar yapmaya çalıştığı en tehlikeli şey bangee jumping'tir.The most dangerous thing Tom ever tried to do was bungee jumping.
Barın önünde çok sayıda acayip kılıklı tipler takılıyordu.Several guys were hanging around in front of the bar.
Ben tipik bir Lojban kullanıcısıyım.I am a typical Lojban user.
Geçen yüzyılda onlar Tom gibi birini tımarhaneye atacaklardı.Last century they would have just thrown someone like Tom into a lunatic asylum.
Ben Fuji dağına üç kez tırmandım.I scaled Mt. Fuji three times.
Titanik battığı zaman kaç kişinin öldüğünü hakkında herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea how many people died when the Titanic sunk?
Su ve yağ iki farklı tipteki akışkandırlar.Water and oil are two different types of fluid.
O, kayaya tırmanıyor.She's going up the rock.
Onun tişörtü yanmış portakal rengiydi.His T-shirt was a burnt orangish colour.
Bütün farkı yaratan Güneş'tir.Sun makes all the difference.
Sırbistan'ın başkenti Belgrad'tır.The capital city of Serbia is Belgrade.
Tom Mary ile tiyatroya gitti.Tom went to the theater with Mary.
Tom soğuktan titriyordu.Tom was shivering with cold.
Tom her zaman gülümseyen bir tiptir.Tom is the type of person who always smiles.
Tom tıpkı benim gibi.Tom is just like me.
O, üniversitede tıp okumak için kararını verdi.He made up his mind to study medicine at university.
Tom az önce bir saç tıraşı oldu.Tom just got a haircut.
Tom tıpkı sizin gibi.Tom is just like you.
Kocam ve ben birlikte dağ tırmanışına giderdik.My hubby and I used to go mountain climbing together.
O, ayda bir kez tıraş olur.He gets a haircut once a month.
Paskalyanın Farsça adı Asherah'tır.Asherah is the Persian name for Easter.
Bu tip insan, ilgi çekici değildir.This type of person isn't interesting.
Bu tip bir kişi sıkıcıdır.This type of person is boring.
Tom bana Mary'nin onun tipi olduğunu söyledi.Tom told me that Mary was his type.
ABD saç tıraşı olmak için dünyadaki en tehlikeli yer.The USA is the most dangerous place in the world to have a haircut.
O, koltuk altını tıraş etti.She shaved her armpits.
Korkudan titriyorum.I'm trembling out of fear.
O, sadece gitarı nasıl tıngırdatacağını biliyor.He only knows how to strum the guitar.
Bir ihtimal Tim Norton musunuz?Are you Tim Norton by any chance?
Tim Norton olmalısınız.You must be Tim Norton.
Tibet'ten geri dönüyor musun?Do you come back from Tibet?
Tiyatro genellikle bu zamanda açıldı.The theatre usually opened at this time.
Dilekçeyi imzalamak için aşağıya tıklayınız!Click below to sign the petition!