Kışın böyle yüksek bir dağa tırmanmamalısın.You shouldn't climb such a high mountain in the winter.
Kışın öyle yüksek bir dağa tırmanmasaydın iyi olurdu.It would be better if you didn't climb such a high mountain in the winter.
Tıbbi malzemeler için acil bir ihtiyaç vardır.There is an urgent need for medical supplies.
Favori tırnak cilan nedir?What's your favorite nail polish?
En sevdiğin yazı tipi nedir?What's your favorite font?
Her gün tıraş olurken ne kadar zaman harcarsın?How much time do you spend shaving every day?
Babamın adı Robert'tir.My father's name is Robert.
O günlük olarak tıraş olur.He shaves daily.
Timuçin Yozgat'ın bir yerlisidir.Timuçin is a native of Yozgat.
Timuçin, Yozgat'tan Varşova'ya Ryan Air ile uçtu.Timuçin flew from Yozgat to Warszawa with Ryan Air.
Timuçin, Lehçe öğreniyor.Timuçin learns Polish.
Ayak tırnaklarını kesmek için tırnak makası kullanıyor musun?Do you use fingernail clippers to cut your toenails?
Tipim değilsin sanırım.I think you're not my type.
Düzenlemek için tıklayın!Click to edit!
Tipi, aşırı hava koşullarına bir örnektir.A blizzard is an example of extreme weather conditions.
Bir saç tıraşı ol.Get a haircut.
Tek berberi olan bir kasabada, berberi kim tıraş eder?In a town with only one barber, who shaves the barber?
Tırnaklarını yemek kötü bir alışkanlıktır.Biting your fingernails is a bad habit.
Her zaman Fuji Dağı'na tırmanmak istedim.I've always wanted to climb Mt. Fuji.
Sınıflarda hangi tip ekipman kurulmuştur?What kind of equipment is installed in the classrooms?
Bu tip yerlere ne tip insanlar takılırlar?What sort of people hang out at a place like this?
O tür şeyi ne tip insan yapardı?What sort of person would do that kind of thing?
Sen birlikte şarkı söylemekten hoşlandığım gitarist tipisin.You are the kind of guitarist I like to sing with.
Bu bir tımarhane.This is a crazy house.
Bir aptala öğretmeye çalışmak ölü bir adam için tıbbi tedavi sağlamak gibidir.Trying to teach a fool is like providing medical treatment for a dead man.
Bu tip cüzdanlar satıyor musunuz?Do you sell this type of wallets?
Mafya bir tip suç örgütüdür.Mafia is a type of criminal organisation.
Buna tırmanma!Don't climb on this!
Bu gece oynayan iki takım Yomiuri Devleri ve Hanshin Tigers'tir.The two teams playing tonight are the Yomiuri Giants and the Hanshin Tigers.
Ben onu satın almadan önce bu elektrikli tıraş makinesini denemeliydim.I should have tried out this electric razor before buying it.
At yolun aşağısına doğru tırıs gitti.The horse trotted down the road.
Tom'un görevleri yaprakları tırmıkla toplamayı içermektedir.Tom's duties include raking the leaves.
Tom Boston'da bir ticaret şirketi için çalışıyor.Tom works for a trading company in Boston.
Tom eşi şikayetçi olmadan önce üç hafta boyunca tıraş olmadan gitti.Tom went for three weeks without shaving before his wife complained.
Tom bir timsah tarafından yenildi.Tom was eaten by a crocodile.
Tom ticarette uzmanlaştı.Tom majored in business.
Tom yedikleri hakkında çok titizdir.Tom is very fussy about what he eats.
Tom tipik bir Kanadalı.Tom is a typical Canadian.
Tom'un tıkalı bir burnu var.Tom has a stuffed-up nose.
Tom'un çok tiz bir sesi var.Tom has a high-pitched voice.
Şoförü Tom'u tiyatroya bıraktı.Tom had his chauffeur drive him to the theater.
Tom ne zaman o restoranda yemek yese, tıkınır.Tom gorges himself whenever he eats at that restaurant.
Tom dizlerinin titrediğini hissetti.Tom felt his knees tremble.
Tom her gün küçük ofisinde tıkılı kalmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like being cooped up in his small office every day.
Tom kedinin kapıyı tırmaladığını duyabiliyordu.Tom could hear the cat scratching the door.
Tom tavana giden merdivenlere tırmandı.Tom climbed the stairs up to the attic.
Tom çitin üzerine tırmandı.Tom climbed over the fence.
Tom birkaç yıl önce Fuji Dağı'na tırmandı.Tom climbed Mt. Fuji a few years ago.
Ben, yakalanmadan önce Tom'un yıllardır Amerika'ya uyuşturucu ticareti yaptığını duydum.I heard that Tom had been smuggling drugs into America for years before he got caught.
Tom'un saç tıraşı olduğu yaz mevsimini hatırlayabiliyor musun?Can you remember the summer Tom shaved his head?
Tom Mary ile birlikte dağa tırmanmaya giderdi.Tom used to go mountain climbing with Mary.
Tom Mary'nin ellerinin titrediğini fark etti.Tom noticed Mary's hands shaking.
Tom Mary'nin tıkanmış boruyu temizlemesine yardım etmemi bekliyor.Tom expects me to help Mary clean out the clogged pipe.
Tom ve Mary gelecek yaz Fuji Dağı'na tırmanacaklar.Tom and Mary are going to climb Mt. Fuji next summer.
Mary neredeyse her gün tırnak rengini değiştirir.Mary changes her nail color almost every day.
O tıpatıp büyükbabası gibidir.He's just like his grandfather.
Tom bir hafta içinde tıraş olmamış gibi görünüyordu.Tom looked like he hadn't shaved in a week.
Tom dairesine giden merdivenleri tırmandı.Tom climbed up the stairs to his apartment.
Onun ve Mary'nin Fuji dağına tırmandıkları zamanı Tom'un bana anlattığını hatırlıyorum.I remember Tom telling me about the time he and Mary had climbed Mt. Fuji.
Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üstünden atlamadı.The quick brown fox didn't jump over the lazy dog.