Ana içeriğe geç
Sözlük

ti ile cümle

ti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Son kez bir ağaca ne zaman tırmandığımı hatırlamıyorum.I don't remember the last time I climbed a tree.
Playfish'in sahibi, Electronic Arts'tır.The owner of Playfish is Electronic Arts.
Haftada dört kez tıraş olur.He shaves four times a week.
O, çaba harcamadan ağaca tırmandı.He climbed up the tree without effort.
Tişörtümü yıkadım.I washed my t-shirt.
O tıp öğrenimi için Amerika'ya gitti.He went to America to study medicine.
Tepeye kadar tırmandık.We climbed right up to the top.
Bu tılsım ile tüm şeytani ruhları defedebilirsin.With this talisman, you can ward off any and all evil spirits.
Mektup ticari terimler kullanarak yazıldı.The letter was written using business terms.
Onlar tilkiyi bir tuzakla yakaladılar.They caught the fox with a trap.
Bir tuzak kullanarak, tilkiyi yakaladılar.Using a trap, they caught the fox.
Onlar tilkiyi tuzağa düşürdüler.They trapped the fox.
Onlar tilkiyi kapana sıkıştırdılar.They trapped the fox.
Savaş bir macera değildir. Savaş bir hastalıktır. Tifüs gibi.War is not an adventure. War is an illness. Like typhus.
O, Fuji Dağı'na tırmandı.He climbed Mt. Fuji.
Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üzerine atlar.The quick brown fox jumps over the lazy dog.
Doğrusu, canım, vız gelir tırıs gider.Frankly, my dear, I don't give a damn.
Güzellik kısa süreli tiranlıktır.Beauty is a short-lived tyranny.
O, işten tiksindi.She's disgusted with the job.
Oda basın konferansının başlamasını bekleyen muhabirlerle tıka basa doluydu.The room was jam-packed with reporters waiting for the press conference to begin.
Onun yüzü öfkeden daha ziyade tiksinme ve hüzün yansıtıyor.Her face reflects disgust and sadness, rather than anger.
Kulaklarım tıkalı hissediyorum.My ears feel stuffy.
Saç tıraşına ihtiyacın var.You need a haircut.
Biletimi kapıdaki adama gösterdim, sonra tiyatroya girdim.I showed my ticket to the man at the door, then entered the theater.
Şimdi nereye gidelim? Tiyatroya mı yoksa sinemaya mı?Where shall we go now? To the theatre or cinema?
Onun o kadar üzerinde titrememelisin. O bağımsız olmayı öğrenmeli.You shouldn't coddle her so much. She needs to learn to be independent.
Tom kayaya tırmanma girişiminde bulunuyor.Tom is attempting to climb the rock.
Bir çocukken ağaca tırmandın mı?Did you climb trees when you were a child?
Tırmandığın en yüksek dağ hangisi?What's the tallest mountain you've climbed?
Tom dağlara tırmanmayı sever.Tom loves to climb mountains.
500 kişilik bir kalabalık tiyatroyu doldurdu.A crowd of 500 filled the theater.
Tiyatro boştur.The theater is empty.
Doktorlar tıbbi malzemeler kullanırlar.Doctors use medical equipment.
Onlar daha fazla araştırma yapmak için bir tıp uzmanı istedi.They asked a medical expert to do more research.
Bir doktor tıp alanında uzmandır.A doctor is an expert in medicine.
Tıbbi helikopterler çok hasta insanları hastanelere götürürler.Medical helicopters take very sick people to hospitals.
Tepelere tırmanmak iyi egzersizdir.It's good exercise to climb hills.
Tom okulun tiyatro kulübüne katıldı.Tom joined his school's drama club.
Tipik bir şehirde çok gürültü vardır.There's a lot of noise in a typical city.
Tiyatro grubu yeni oyunu sahneledi.The theater group performed the new play.
Banyo boruları kanalizasyonla tıkanmış.The bathroom pipes are clogged with sewage.
Bilim adamı tıbbi araştırma yapıyor.The scientist is conducting medical research.
Hiç kayalara tırmanmaya gittin mi?Have you ever gone climbing on rocks?
Tom'un yüzü pürüzlü, çünkü onun tıraş olmaya ihtiyacı var.Tom's face feels rough because he needs to shave.
Tom tepeye tırmanmak için çabaladı.Tom struggled to climb to the top.
Teröristler 2001 yılında New York'ta Dünya Ticaret Merkezi'ne saldırdı.Terrorists attacked the World Trade Center in New York City in 2001.
Benim mahalledeki tiyatro yeniden inşa ediliyor.The theater in my neighborhood is being rebuilt.
Bu akşam tiyatroya gitmek ister misiniz?Would you like to go to the theater this evening?
İki ülke arasındaki ticaret karmaşık olabilir.Trade between two countries can be complex.
Sokak büyük bir kamyon tarafından tıkanmıştı.The street was blocked by a huge truck.
Bir gün bu tırtıl güzel bir kelebeğe dönüşecek .One day this caterpillar will turn into a beautiful butterfly.
Sen tuvaletteki tıkanıklığı açabilir misin?Can you unclog the toilet?
Ben onu korkuttuktan sonra arkadaşım bana tipik bir tepki verdi.My friend gave a me typical reaction after I scared him.
Hangi tişört kırmızı?Which t-shirt is red?
Timsahlar neredeler?Where are the crocodiles?
Mavi tişörtü kim giyer?Who's wearing the blue T-shirt?
Onun taktığı tılsım kötü ruhları uzaklaştırması gerekiyor.The talisman he's wearing is supposed to ward off evil spirits.
O, dağa tırmanmayı başardı.He managed to climb the mountain.
O boşuna çite tırmanmaya kalkıştı.He attempted to climb the fence to no avail.
O, kadınları ciddiye almayan adam tipidir.He's the type of guy who doesn't take women very seriously.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod