Ana içeriğe geç
Sözlük

tezgah ile cümle

tezgah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başka bir örnek tezgah.Обратимся к другому примеру.
Spor masaları ve tezgâhlar, Apple Store'daki tablolara benzer.Столы и скамейки будут напоминать те, которые можно видеть в Apple Store.
Okulun laboratuvar tezgâhını çok seviyordu.Она очень нравилась садовнику академического сада.
"Tezgâhtan Saraya: Osmanlı Saray Halıları".На чертежах «По Омской крепости.
Başka bir örnek tezgah.ثمة مثال آخر.
1814'te el dokuma tezgâhlarının çoğu makinelerle değiştirildi.بحلول عام 1814، تم استبدال النسيج اليدوي في الغالب بنول الطاقة.
Pek çok dokuma tezgâhı yeniden inşa edildi ve faaliyete geçirildi.تمت إعادة تدوير العديد من المواد من المنزل الأصلي وإعادة استخدامها.
Başka bir örnek tezgah.Tomemos outro exemplo.
Arterton bir ara makyaj tezgahtarı olarak çalıştı.Arterton trabalhou na adolescência como vendedora de maquiagem.
İsyankar tezgâhları gözüpek durabilir.É possível que as reservam tenham se esgotado.
1814'te el dokuma tezgâhlarının çoğu makinelerle değiştirildi.Em 1818, as máquinas substituíram praticamente todo o trabalho manual em todo o território.
Okulun laboratuvar tezgâhını çok seviyordu.Prefere a segurança do laboratório.
Başka bir örnek tezgah.Nog een voorbeeld.
Tezgâh maliyeti çok yüksektir.Onderhoudskosten zijn zeer hoog.
Johnson bu olayı bir senatörle tezgahlamış ve suçu Bob'un üstüne atmak için silahını dahi çalmışlardır.Hij ontkent de moord maar geeft toe dat hij Bob zo’n pistool had verkocht.
Sen o zaman yanlış yere tezgâh açtın.Dan ben je aan het verkeerde adres.
Hemen hemen her evde bulunan tezgâhlarda hasır dokunmaktaydı.Niemal przed każdym domem były sadzawki.
Başka bir örnek tezgah.Kolejny przykład.
1909: Michio Suzuki tarafından Hamamatsu, Shizuoka'da dokuma tezgâhı fabrikası kuruldu.1909 – Michio Suzuki zakłada przedsiębiorstwo Suzuki Loom Works w Hamamatsu, Prefektura Shizuoka.
Türkler eski nakışlı kumaşları el tezgahlarında dokurlardı.Zdarza się, że turyści mylą stare lipy z dębem.
1891 yılında 100 halı tezgâhı bulunan yeni bir bölüm açıldı ve halı üretimine geçildi.W 1891 wyprodukowano 100 ulepszonych egzemplarzy i kłopoty z obsługą się skończyły.
Başka bir örnek tezgah.Ytterligare ett exempel.
Ancak bu tezi destekleyen bir kanıt (tezgâh kalıntısı vs.) tespit edilememiştir.Det finns dock ingen tillförlitlig bevisning som stöder denna anklagelse.)
Arterton bir ara makyaj tezgahtarı olarak çalıştı.Artursson arbetate en tid som säljare.
Bu iplikler tezgâhlarda dokunarak kumaş yapılır.Porerna blir vinröda efter beröring.
Başka bir örnek tezgah.Ще один приклад.
On dört yaşında, doğduğu kasabaya gidip orada bir tüccar yanında tezgahtarlık yaptı.Чотирнадцятирічним хлопцем пішов із села в широкий світ у пошуках свого місця в ньому.
Tezgâh maliyeti çok yüksektir.Сальні залози дуже великі.
Ayrıca her cumartesi 30 adet köylü pazar tezgâhı kurulmaktadır.Шарварки селяни відробляли кожної третьої суботи.
Dantel tezgâhı icat ederek bazı masraflarından kurtuldu ve böylece oymacılığa daha fazla zaman ayırabildi.Sám Smítka utíkal ze zaměstnání, aby měl víc času na lezení.
Önceki yıllarda İlçemiz merkezinde 1200 olan tezgâh sayısı bu gün 300 civarlarına inmiştir.Ještě okolo roku 1200 žili přibližně na třikrát větším území než dnes.
Ayrıca günümüzde tüm bu tezgâhlar bilgisayar kontrollü (CNC) olarak kullanılmaktadırlar.Astăzi aceste activități sunt efectuate aproape exclusiv pe calculator (computer).
Başka bir örnek tezgah.És még egy példát?
Pek çok dokuma tezgâhı yeniden inşa edildi ve faaliyete geçirildi.Sok harckocsit visszaküldtek a gyárakba javításra.
Halıların büyük bir kısmı Hereke fabrikalarındaki tezgâhlarda imal edilmiştir.Μερικά αντικείμενα θα είναι διαθέσιμα στα μαγαζιά Walmart.
İsyankar tezgâhları gözüpek durabilir.Reaktionære komplotter kunne stadig befrygtes.
Yeni tezgâh çeşitleri ve dokuma teknikleri de bir rol oynamıştır.Også sammensætningen og måden hvorpå teknisk dokumentation fremstilles har ændret sig.
Tezgâh maliyeti çok yüksektir.Anleggskostnadene er høye.
Kısa bir süre sonra, en yeni sekiz tezgâhtan birini bana teslim ettiler.Kedelapan orang itu lalu masuk ke bagian paling dalam dari katakombe.
Evinde kurduğu halı dokuma tezgâhında, yaptığı tasarımları halıya dokumaya başladı.Dengan memanfaatkan garasi di rumahnya, dia membangun kantor usaha pertamanya.
Johnson bu olayı bir senatörle tezgahlamış ve suçu Bob'un üstüne atmak için silahını dahi çalmışlardır.Bob meninggalkan Bobby dengan sebuah pistol dan Bob pergi untuk mencari bantuan.
Başka bir örnek tezgah.Peta adalah contoh lain.
İlk kez 20. yüzyılın başlarında Japonya'da yiyecek tezgâhlarında ortaya çıkmıştır.Món ăn này lần đầu xuất hiện tại những tiệm ăn Nhật Bản khoảng đầu thế kỷ 20.
1909: Michio Suzuki tarafından Hamamatsu, Shizuoka'da dokuma tezgâhı fabrikası kuruldu.1910 - Nhà máy Máy dệt Suzuki thành lập ở Hamamatsu, tỉnh Shizuoka, bởi Michio Suzuki.
Başka bir örnek tezgah.Sau đây là bảng ví dụ.
Ancak bu tezi destekleyen bir kanıt (tezgâh kalıntısı vs.) tespit edilememiştir.Tuy nhiên người ta cũng chưa chứng minh được điều ngược lại (sự không tồn tại của thuật toán).
Başka bir örnek tezgah.別の例を挙げる。
"Tezgahtar Hande'yi unutmasınlar istiyorum!".うさぎを蔵波屋敷に入れてはならない」と言われる。
Ortalama 2-2.5 saat sonra pişen kemiksiz etler, kuyudan çıkarılarak tezgâh üstüne asılır.將牛肉洗淨之後慢煮2到2.5個小時,去除泡沫。
Spor masaları ve tezgâhlar, Apple Store'daki tablolara benzer.스포츠 테이블과 벤치는 애플 스토어의 테이블과 비슷하다.
"Tezgahtar Hande'yi unutmasınlar istiyorum!".“안철수 “신당 창당·강남 출마 생각 없다””.
İlk kez 20. yüzyılın başlarında Japonya'da yiyecek tezgâhlarında ortaya çıkmıştır.이 요리는 20세기 초에 일본의 식품 판매대에서 처음 등장하였다.
Sınıfın büyüklerinin arasında iyi bir izlenimi olsa da bazen onların tezgahladığı oyunlara ortak olamaz.폭주족 스타일의 캐릭터들로, 게임에 등장하는 적 캐릭터들 중 유일하게 플레이어의 주먹이 잘 통하지 않는다.
"Tezgahtar Hande'yi unutmasınlar istiyorum!".הם לא יוכרחו לתת יד למפירי ברית התורה".
O hepsiyle mücadele etti, ta ki organize komplo tezgâhı onu hapishaneye gönderip öldürünceye kadar."מסופר אצלם כי הוא הדיח את יָאו בהפיכה, וכלא אותו עד למותו.
Başka bir örnek tezgah.דוגמה: פרופיל חדש.
"Tezgâhtan Saraya: Osmanlı Saray Halıları".האשת בהשת - ארמון "שמונת גני העדן".
Başka bir örnek tezgah.Ето някои други примери.
Kısa bir süre sonra, en yeni sekiz tezgâhtan birini bana teslim ettiler.За кратко време унищожава един след друг осем каперски кораба.
Her evde bir halı tezgâhı mevcut olup kadınlar tarafından halı dokunmaktadır.Във всяка къща се коли агне и се пече в пещ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod