Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Här ser ni skillnaden i hur jag hanterar korten.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Hier könnt ihr sehen, inwiefern ich die Karten anders behandele.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Joten tässä voitte verrata miten käsittelen kortteja.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.여기 카드다루는 것을 보실수있습니다.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Nu kun je het verschil zien, als ik met de kaarten omga.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Puteţi vedea contrastul, atunci când abordez cărţile.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Tu widać kontrast w trakcie rozdawania.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Vedete, qui, la differenza con cui tratto le carte.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Vous voyez donc ici le contraste lorsque je distribue les cartes.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Ya ven aquí el contraste cuando juego con las cartas.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Вы видите контраст, когда я раскладываю карты.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.Тук виждае контраста, щом третирам картите.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.אז כאן אתם רואים את ההבדל כשאני מחלק את הקלפים.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.هكذا تلاحظون التفرقة في اتعامل مع اوراق اللعب.
Burada kartların ele alışımdaki tezatı görebilirsiniz.それに10が2枚
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.Aceasta este țara. Are multe contraste.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir."Ceci est la terre. Elle a beaucoup de contrastes.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.Das ist das Land. Es hat viele Kontraste.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.Đây là mảnh đất. Nó có rất nhiều điều tương phản.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.Dit is het land. Het kent vele contrasten.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.Esta es la tierra. Tiene muchos contrastes.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.이것은 많은 차이점을 갖고 있습니다.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.Ma wiele kontrastów.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.Questa è la terra. Ha infiniti contrasti.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.Това е земята. В нея има много контрасти.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir."Это - Земля. У неё много контрастов.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.יש לה ניגודים רבים.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.انها تحتوي العديد من التناقضات.
Bu ülke, bir çok tezatlıkların olduğu bir ülkedir.荒々しくもあり、平坦でもある
Ciddi bir tezat var.Je v nich takový kontrast.
Ciddi bir tezat var.(Ж1) А ведь он написан в том же году.
Ciddi bir tezat var.Същото и тук. Има такъв контраст.
Çok düz hatlarla çizilmiş, çok kapalı giysilerle, sol alttaki heykelle tam tezat görüntüde.Máš pravdu a navíc je namalovaná pomocí přímek, je úplným opakem té sochy na druhé straně.
Çok düz hatlarla çizilmiş, çok kapalı giysilerle, sol alttaki heykelle tam tezat görüntüde.Да, прав си, нарисувана с прави линии, с дрехи, в опозиция със скулптурата от другата страна.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.왜냐하면 어떤 사람들은 실시간 자막이 어떤 면에서는 사실 모순이라는 걸 알거든요.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.Omdat er enkele mensen zijn die begrijpen dat live ondertiteling een oxymoron is.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.Parce qu'il y a des personnes qui comprennent que le sous-titrage en direct est une espèce d'oxymore.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.Pentru că sunt oameni care înţeleg că subtitrarea în direct e un fel de oximoron.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.Porque hay algunas personas que entenderían los subtítulos en vivo como una especie de oxímoron.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.Επειδή υπάρχουν μερικοί άνθρωποι που καταλαβαίνουν ότι οι ζωντανοί υπότιτλοι είναι κάτι οξύμωρο.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.Защото някой хора разбират субтитрите на живо като някакъв оксиморон.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.בגלל שישנם אנשים שמבינים שכתוביות בזמן אמת הם סוג של אוקסימורון (ניגוד).
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.لأن هناك بعض الناس الذين يفهمون ترجمات العيش هي نوع من مجرد تناقض فى اللغة.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.一種の矛盾だと理解している人がいます 字幕というのは通常 誰かが後で付けるものだからです
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Att jämföra och kontrastera ger forskare möjligheten att förstå ett ämne på ett mer fullkomligt sätt.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Comparar y contrastar, le ofrece a los académicos un entendimiento más profundo de un tema.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Comparer et mettre en opposition donne aux intellectuels une compréhension plus approfondie d'un sujet.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Então, eu pensei: "Se a leitura comparada funciona para a investigação,
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.비교와 대조는 학자들에게 한 주제에 대한 더욱 완전한 이해를 줍니다.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Komparácia a kontrast dávajú učencom úplnejšie porozumenie danej témy.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.La comparazione e il contrasto offrono agli studiosi una comprensione più completa di un tema.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Membandingkan dan membedakan memberikan pengertian yang lebih lengkap akan sebuah topik bagi para cendekiawan.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Porovnání a odlišnosti dávají vědcům ucelenější porozumění tématu.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Porównywanie i kontrastowanie dają badaczom pełniejszy obraz tematu.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Primerjava znanstvenikom nudi bolj celovito razumevanje teme.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Prin comparație și punere în antiteză, învățații capătă o înțelegere profundă a unei teme.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.So sánh và đối chiếu khiến cho nhiều học giả có một cái nhìn toàn diện hơn về một chủ đề.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Úgy gondoltam, ha ez az összehasonlítás működik a tudomány világában, miért ne működne a mindennapi életben?
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Vergelijkingen en contrasten geven leerlingen een completer beeld van een onderwerp.
Karşılaştırmak ve tezat oluşturmak akademisyenlerin bir konuyu bütünüyle anlamalarını sağlar.Vergleich und Gegenüberstellung ermöglichen ein komplexeres Verständnis eines Themas.