tez ile cümle
tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.اما انت يا رب فاله رحيم ورؤوف طويل الروح وكثير الرحمة والحق
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.主 阿 、 你 是 有 憐 憫 有 恩 典 的 神 、 不 輕 易 發 怒 、 並 有 豐 盛 的 慈 愛 和 誠 實
Oysa sen, ya Rab, Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrısın.主阿 、 你 是 有 憐憫 有 恩典 的 神 、 不 輕易發怒 、 並 有 豐盛 的 慈愛 和 誠實
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Ale on rzekł do mnie: Oto daję ci łajna wołowe miasto łajen człowieczych, abyś sobie przy nich napiekł chleba.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››A riekol mi: Vidz, dal som ti kravský trus miesto lajna človeka, a teda pripravíš svoj chlieb na tom.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Egli mi rispose: «Ebbene, invece di escrementi umani ti concedo sterco di bue; lì sopra cuocerai il tuo pane»
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››És mondá nékem: Nézd, marhaganéjt engedek néked emberi tõzeg helyett, hogy annál süsd meg a te kenyeredet.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››여호와께서 내게 이르시되 쇠똥으로 인분을 대신하기를 허하노니 너는 그것으로 떡을 구울지니라
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Kterýž řekl mi: Aj, dávámť kravince místo lejn lidských, abys sobě jimi napekl chleba.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Ngài đáp rằng : Ta cho_phép ngươi lấy phân bò thay phân người ; ngươi khá dùng nó mà hấp bánh .
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Ngài đáp rằng: Ta cho phép ngươi lấy phân bò thay phân người; ngươi khá dùng nó mà hấp bánh.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Tedaj mi reče: Glej, dovolim ti govejaka namesto človeškega blata, da na njem pripraviš kruh svoj.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Toen zei de HERE: "Goed, u mag uitwerpselen van koeien gebruiken, in plaats van menselijke."
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Тогава ми рече: Виж, давам ти говежди нечистотии вместо човешки нечистотии; с него опечи хляба си.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››ויאמר אלי ראה נתתי לך את צפועי הבקר תחת גללי האדם ועשית את לחמך עליהם׃
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››فقال لي انظر. قد جعلت لك خثي البقر بدل خرء الانسان فتصنع خبزك عليه.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››於 是 他 對 我 說 、 看 哪 、 我 給 你 牛 糞 代 替 人 糞 、 你 要 將 你 的 餅 烤 在 其 上
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››於是 他 對我說 、 看 哪 、 我 給 你 牛糞 代替 人 糞 、 你 要 將 你 的 餅烤 在 其 上
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Aku duduk di sebuah kayu tua menetap, diukir seluruh seperti bangku di Baterai.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Ich setzte mich auf eine alte Holzbank, ganz wie eine Bank auf der Batterie geschnitzt.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.I istui vanha puinen ratkaista, veistetty ympäri kuin penkki akussa.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Ik ging op een oude houten regelen, overal in gesneden als een bank op de batterij.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Jag satte mig på en gammal trä lösa, snidade runt som en bänk på batteriet.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Jeg satte mig på et gammelt træ bosætte sig, udskårne hele som en bænk på batteriet.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Je m'assis sur une vieux bois régler, sculpté tout entier comme un banc sur la batterie.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.나는 배터리 벤치처럼 온통 조각, 정착 오래된 나무에 앉아 있어요.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Leültem egy régi fából készült rendezni, faragott az egész, mint egy pad a Battery.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.M-am aşezat pe un lemn vechi soluţiona, sculptate peste tot ca o banca de pe baterie.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Me senté en uno de madera vieja resolver, tallada por todas partes como un banco de la batería.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Mi sedetti su un legno vecchio regolare, scolpita in tutto, come una panchina sulla batteria.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Sadol som si na staré drevené vyrovnať, vyrezávané z celého ako lavica na batériu.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Sedel sem na stari leseni poravnati, izrezljan vsem kot klop na baterije.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Sedl jsem si na staré dřevěné vyrovnat, vyřezávané z celého jako lavice na baterii.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Sentei-me um velho de madeira resolver, todo esculpido como um banco na bateria.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Tôi ngồi xuống trên một gỗ cũ giải quyết, khắc trên tất cả các giống như một chiếc ghế trên các pin.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Usiadłem na stare drewniane osiedlenie się, rzeźbione na całym jak ławce na baterii.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Κάθισα σε μια παλιά ξύλινη εγκατασταθούν, σκαλισμένο σε όλη σαν ένα παγκάκι στην μπαταρία.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Аз седнах на една стара дървена уреди, издълбани навсякъде като една пейка на батерията.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Я сел на старый деревянный решить, резной весь, как на скамейке батареи.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.Я сів на старий дерев'яний вирішити, різьблений весь, як на лавці батареї.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.התיישבתי על העץ הישן ליישוב, מגולף בכל רחבי כמו ספסל על הסוללה.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.جلست على تسوية الخشبية القديمة ، مثل منحوتة في جميع أنحاء مقعد على البطارية.
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.一方の端には反芻タールはさらに彼のジャックナイフでそれを飾るされ、
Politika tarihindeki en iyi kampanya takımına ve gönüllerine teşekkür etmek istiyorum. (Tezahurat, alkış)Au meilleur équipe de campagne et bénévoles dan l'histoire politique - (acclamations, appaludissements)
Politika tarihindeki en iyi kampanya takımına ve gönüllerine teşekkür etmek istiyorum. (Tezahurat, alkış)Para a melhor equipe de campanhas e voluntários na história da política -(saudações,aplausos)
Politika tarihindeki en iyi kampanya takımına ve gönüllerine teşekkür etmek istiyorum. (Tezahurat, alkış)Quiero agradecerles al mejor equipo de campaña y a los mejores voluntarios en la historia de la polítca,
Politika tarihindeki en iyi kampanya takımına ve gönüllerine teşekkür etmek istiyorum. (Tezahurat, alkış)Zu den besten Wahlkampfteam und Freiwillige in die Geschichte der Politik — (Jubel, Beifall)
Politika tarihindeki en iyi kampanya takımına ve gönüllerine teşekkür etmek istiyorum. (Tezahurat, alkış)Στην καλύτερη ομάδα εκστρατείας και εθελοντών στην ιστορία της πολιτικής -
Politika tarihindeki en iyi kampanya takımına ve gönüllerine teşekkür etmek istiyorum. (Tezahurat, alkış)Самой лучшей команде волонтеров в истории политики-(Продолжительные восклицания, апплодисменты)
Ps 73, "The End of the Wicked Righteous, bu tezat.")Kładę moje zaufanie do Pana Boga ". (UWAGA: Ps 73, "The End of the Wicked skontrastowane z Sprawiedliwych.").
Ps 73, "The End of the Wicked Righteous, bu tezat.")Ps 73: "Het einde van de Wicked contrast met dat van de Rechtvaardige.".)
Ps 73, "The End of the Wicked Righteous, bu tezat.")(참고 : PS 73, "의인의와 대조 위크의 끝.").
Ps 73, "The End of the Wicked Righteous, bu tezat.")Ps 73, "The End of the Wicked contraste avec celle des Justes.").
Ps 73, "The End of the Wicked Righteous, bu tezat.")Ps 73, "The End of the Wicked kontrasterade med det av de rättfärdiga.".)
Ps 73, "The End of the Wicked Righteous, bu tezat.")Ps 73, "The End of the Wicked mit, dass der Gerechten gegenübergestellt..")
Ps 73, "The End of the Wicked Righteous, bu tezat.")Ps 73, "The End of the Wicked nasprotju s tisto Righteous.".)
Ps 73, "The End of the Wicked Righteous, bu tezat.")Ps. 73, "The End of Wicked vastakkain että vanhurskas.")
Ps 73, "The End of the Wicked Righteous, bu tezat.")Ps 73, "The End Wicked контрастира с това на праведните.")
Ps 73, "The End of the Wicked Righteous, bu tezat.")Ps 73, "Το τέλος των ασεβών σε αντίθεση με εκείνη των Δικαίων"..)
Ps 73, "The End of the Wicked Righteous, bu tezat.")Sal 73, "The End of the Wicked contrasta con la de los justos.".)