tez ile cümle

tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Çok küçük bir köydü-- haftada sadece bir kez kurulan, insanların onca tezgahı yerleştirdiği bir pazarı vardı.市場も週に一度で このときに全部の品物を並べるのです 「ここで一年過ごします」と言いました
Çok teşekkürler. (Devam eden tezahurat ve alkışlar](Acclamations prolongées, applaudissements.)
Çok teşekkürler. (Devam eden tezahurat ve alkışlar]Σας ευχαριστώ πάρα πολύ.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.왜냐하면 어떤 사람들은 실시간 자막이 어떤 면에서는 사실 모순이라는 걸 알거든요.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.Omdat er enkele mensen zijn die begrijpen dat live ondertiteling een oxymoron is.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.Parce qu'il y a des personnes qui comprennent que le sous-titrage en direct est une espèce d'oxymore.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.Pentru că sunt oameni care înţeleg că subtitrarea în direct e un fel de oximoron.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.Porque hay algunas personas que entenderían los subtítulos en vivo como una especie de oxímoron.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.Επειδή υπάρχουν μερικοί άνθρωποι που καταλαβαίνουν ότι οι ζωντανοί υπότιτλοι είναι κάτι οξύμωρο.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.Защото някой хора разбират субтитрите на живо като някакъв оксиморон.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.בגלל שישנם אנשים שמבינים שכתוביות בזמן אמת הם סוג של אוקסימורון (ניגוד).
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.لأن هناك بعض الناس الذين يفهمون ترجمات العيش هي نوع من مجرد تناقض فى اللغة.
Çünkü bazı insanlar altyazıların bir çeşit tezat yarattığını anlıyorlardı.一種の矛盾だと理解している人がいます 字幕というのは通常 誰かが後で付けるものだからです
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Albowiem sprawę skończy i skróci w sprawiedliwości; sprawę zaiste skróconą uczyni Pan na ziemi.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Căci Domnul va împlini pe deplin şi repede pe pămînt cuvîntul Lui.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Car le Seigneur exécutera pleinement et promptement sur la terre ce qu`il a résolu.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››for sitt ord skal Herren utføre og hastig fullbyrde på jorden.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Kajti besedo [Ali: razsodbo.] svojo dokonča in ob kratkem izvrši Gospod na zemlji.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››주께서 땅 위에서 그 말씀을 이루사 필하시고 끝내시리라 하셨느니라
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Lebo zkazu, a rýchlu, vykoná v spravedlivosti; lebo záhubu, rýchlu, učiní Pán na zemi.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Mert a dolgot bevégezi és rövidre metszi igazságban; mivel rövidesen végez az Úr a földön.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Nebo pohubení učiní spravedlivé, a to jisté, pohubení zajisté učiní Pán na zemi, a to jisté.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››perché con pienezza e rapidità il Signore compirà la sua parola sopra la terra
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Porque el Señor ejecutará su palabra pronto y con vigor sobre la tierra
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Porque o Senhor executará a sua palavra sobre a terra, consumando-a e abreviando-a.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››sebab Tuhan akan segera menjatuhkan hukuman terhadap seisi dunia.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Sillä sanansa on Herra toteuttava maan päällä lopullisesti ja rutosti."
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Thi idet Herren opgør Regnskab og afslutter det i Hast, vil han fuldbyrde det på Jorden."
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Ty dom skall Herren hålla på jorden, en slutdom, som avgör saken med hast.»
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››vì Chúa sẽ làm ứng nghiệm lời Ngài cách trọn vẹn và vội vàng trên đất.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››vì Chúa sẽ làm ứng_nghiệm lời Ngài cách trọn_vẹn và vội_vàng trên đất .
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››Want de Here rekent grondig met het volk af. Hij maakt korte metten." (f)
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››ибо дело оканчивает и скоро решит по правде, дело решительное совершит Господь на земле.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››скінчивши бо слово, поскорить ся в правдї; бо скоро слово зробить Господь на землі.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››כי כלה ונחרצה אדני עשה בקרב הארץ׃
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››لانه متمم امر وقاض بالبر. لان الرب يصنع امرا مقضيا به على الارض.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››因 為 主 要 在 世 上 施 行 他 的 話 、 叫 他 的 話 都 成 全 、 速 速 的 完 結 。
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››因 為 主要 在 世上 施行 他的話 、 叫 他 的 話都 成全 、 速速 的 完結 。
Daha çok işimiz var. (Tezahurat, alkış)(Acclamations, applaudissements.)
Daha çok işimiz var. (Tezahurat, alkış)(Beifall, Beifall.)
Daha çok işimiz var. (Tezahurat, alkış)(saudações,aplausos)
Daha çok işimiz var. (Tezahurat, alkış)(Strigate, aplauze.)
Daha çok işimiz var. (Tezahurat, alkış)Tenemos más trabajo por hacer (Aplausos).
Daha çok işimiz var. (Tezahurat, alkış)Έχουμε περισσότερη δουλειά να κάνουμε.
"De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.이 흙점을 "De Combinatoria" 라고 칭하며
"De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.- snakkede om geomanti i sin afhandling "De Combinatoria".
"De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.דיבר על גיאומנסיה בחיבורו "דה קומבינטוריה".
"De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.تحدث عن الجيومنسي في أطروحته بعنوان "De Combinatoria".
"De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.彼は「1本2本の縦線を使うかわりに
(Devam eden tezahurat ve alkışlar](Acclamazioni e applausi.)
(Devam eden tezahurat ve alkışlar](Anhaltende Beifall, Beifall.)
(Devam eden tezahurat ve alkışlar](Ovación, aplausos)
(Devam eden tezahurat ve alkışlar](Strigate, aplauze)
(Devam eden tezahurat ve alkışlar](Продолжительные апплодисменты)
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.Die Leute geb ihm Lob, schreien zu ihm und er stand da, nehmen seine gebührt. Und dann öffnete er seinen Mund
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.사람들이 그에 게 그런 칭찬 소리를 만드는 것 그리고 그는, 그의 인해 복용 서 것 이다.
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.Οι άνθρωποι φώναζαν τόσα ενθαρρυντικά συνθήματα κι αυτός στεκόταν εκεί, εισπράττοντας τα δέοντα.
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.الناس قد يصرخون بمدح له و يقفون هناك، على دينه.
Diyelim ki bir nesneyi gözlemliyoruz.. ve bunu bir tez için yapıyoruz,bu uzayda gerçekleşiyor.Давайте уявімо, ми спостерігаємо деякий об'єкт скажімо для доброї аргументації, це відбувається в космосі
Diyelim ki bir nesneyi gözlemliyoruz.. ve bunu bir tez için yapıyoruz,bu uzayda gerçekleşiyor.בואו נגיד שאנו צופים בגוף מסוים, ונגיד שהוא נמצא בחלל,

İlgili Sayfalar