tez ile cümle
tez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
(Uzman Yeterlilik Tezi)(Techininė pergalė.)
Yeni tezine "ikinci sınıf" bir derece verildi.Baigusiems klases buvo suteikiamas antro rango lakūno vardas.
Zirve, Filistinliler ile İsrail arasındaki güvenilmezlik tezleri artırmasına neden olmuştur.Intifados pradžią skatino didėjantis priešiškumas tarp palestiniečių ir izraeliečių.
Böylece onlar çoğu kez bir yaşam gücünün doğadaki tezahürleri olarak görülür.Dažniausiai tai būna vyrų choras, sukuriantis atitinkamą atmosferą.
Yakıt olarak tezek kullanırlar.Tam naudojamas degalų siurblys.
Türk Tarih Tezi budur.Pagrindinis straipsnis – Turkijos istorija.
Dilbilim Doktora tezini Esperantoloji konusu üzerinde yapmıştır.Kalbotyros mokslo daktaras, apgynęs esperantologijos krypties disertaciją.
Gördüğünüz gibi burada bir tezatlık var.Selles kohas on ausammas.
Bu sırada eylemciler de kendisine tezahüratta bulunuyordu.Selleks ajaks olid ka kaitsjad ettevalmistusi teinud.
1517 - Martin Luther, Wittenberg'de 95 tezini kilise kapısına asarak Protestanlığı ilan etti.1517 – Martin Luther naelutas oma 95 teesi Wittenbergis lossikiriku uksele.
Ertesi yıl tezini yayımladı.Järgmisel aastal esitas ta uue taotluse.
Bu sefaretname üzerine bir tez yazılmıştır.Jäi kirja kui üle koosseisu.
Başka bir örnek tezgah.Veel üks näide tangidest.
Joseph-Marie Jacquard dokuma tezgâhını geliştirdi.Joseph Marie Jacquard täiustas märgatavalt seda töötamisviisi oma Jaquard'i kangasteljega.
"Eski millî basketbolcu Turhan Tezol vefat etti"."Korvpalli Balti liiga kaob?".
Bu tezi daha sonraları Büyük Patlama kuramı olarak adlandırıldı.Seda plahvatust on plõksuna isegi kuulda.
Diğer tarz ise sorun oyunu ya da tez oyunudur.Viik on võrdne tulemus või mänguseis.
(2017, yüksek lisans tezi) Cuşa, Hasan.(Tallinn, 2017) Seisa siin, Pärt!.
"İnsan Hakkı Olarak Bilgi Edinme Hakkı" konulu yüksek lisans tezi bulunmaktadır.Inimesel on kohustus olla tõe kõrgema täiuse kuulutaja.
Kıtaların kaymasına ilişkin ayrıntılı tezi 1912'de Alfred Wegener geliştirdi.Keeristormidega tegelema innustas Letzmanni 1918. aastal lühikest aega Tartus töötanud Alfred Wegener.
Filolaos (MÖ 4. Yüzyıl), Dünya’nın hareketine dair tez hazırlayan ilk kişilerdendi.Philolaos oli esimene, kes õpetas, et Maa liigub.
15 sene önce doktora tezim için araştırmalarımı yaparken Japon bir ailenin yanında kaldığım şehirden.제가 일본 가족들과 살았던 곳입니다 당시 제 논문연구 작업 중 이었습니다, 15년 전 일이었죠.
15 sene önce doktora tezim için araştırmalarımı yaparken Japon bir ailenin yanında kaldığım şehirden.שם גרתי אצל משפחה יפנית כאשר עשיתי חלק ממחקר הדוקטורט שלי לפני 15 שנים.
15 sene önce doktora tezim için araştırmalarımı yaparken Japon bir ailenin yanında kaldığım şehirden.كنت اعيش هناك مع عائلة يابانية لانني كنت بصدد القيام ببعض الابحاث الاجتماعية منذ 15 عاما
15 sene önce doktora tezim için araştırmalarımı yaparken Japon bir ailenin yanında kaldığım şehirden.学位論文の調査をしていました 15年前のことです カルチャーショックや誤解を
3...2...1... [tezahurat]3... 2... 1...
3...2...1... [tezahurat]3...2...1... [gejuich]
3...2...1... [tezahurat]3... 2... 1... [grida festose]
3...2...1... [tezahurat]3...2...1... [hlasité veselí]
3...2...1... [tezahurat]군중: 3...2...1... [환호]
3...2...1... [tezahurat]3...2...1... [okrzyki radości]
3...2...1... [tezahurat]3...2...1... [ζητωκραυγές]
3...2...1... [tezahurat]3... 2... 1... [приветственные возгласы] мужчина:
3...2...1... [tezahurat]3...2...1... [大歓声] 男: ようこそ、ラブパレードへ!
3...2...1... [tezahurat]Es wird bald regnen!
3...2...1... [tezahurat]Tất cả:
3...2...1... [tezahurat]الكل: 3...2...1... [هتاف]
Ağaca bakalım, bazı yerlerde yapraklarla dolu, bazı yerlerde ise çıplak dallar görüyoruz, tezat var.Strom a jeho větve jsou jednou plné listů a jinde jsou holé.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.Kiiktatta az ostoba gondolatokat a fejéből, és a szakdolgozatára koncentrált.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.Quitó las tontas ideas de su cabeza y se concentró en su tesis.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.Tirou as ideias tontas da sua cabeça e concentrou-se na sua tese.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.رمت الأفكار الحمقاء من رأسها و ركزت على أطروحتها
[ALKIŞLAR/TEZAHÜRAT] Ve çocuklarım ve torunlarım hakkında hikayelerle size muhtemelen sıkarım.وعلى الاغلب قد جعلتكم تمّلون قليلاً من قصصي عن اولادي واحفادي
[ALKIŞLAR] [TEZAHÜRAT]اليكم جميعاً، لديّ رسالة بسيطة: اصبروا فقط لمدة بسيطة،فأميركا جديدة بدأت الليلة
(Alkış ve tezahüratlar)[aplaus a povzbuzování]
(Alkış ve tezahüratlar)[aplausos e aclamações]
(Alkış ve tezahüratlar)Aplausos y aclamaciones
(Alkış ve tezahüratlar)[Aplauz]
(Alkış ve tezahüratlar)(Aploodeja ja hurrausta)
(Alkış ve tezahüratlar)[ applaudissements et acclamations]
(Alkış ve tezahüratlar)[applausi]
(Alkış ve tezahüratlar)[Beifall]
(Alkış ve tezahüratlar)[박수와 갈채]
(Alkış ve tezahüratlar)(تصفيق و هتافات)
Allah kendisinin daha önceki tezahürü olan알라는
Allah kendisinin daha önceki tezahürü olanאלוהים עצמו היה מוכר לי לגמרי
Allah kendisinin daha önceki tezahürü olanكان الله نفسه ممكن التعرف عليه
Allah kendisinin daha önceki tezahürü olan初期の現れからわかるとおり
Ama bu tezahüratı diğer herkesle birlikte tekrarladım.Aber ich sang das Motto. Ich sang es mit allen anderen.
Ama bu tezahüratı diğer herkesle birlikte tekrarladım.Ale pozdrav jsem vyřvávala. Tak jako každý jiný.