teyze ile cümle

teyze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O teyzesini görmek için Paris'e gitti.She went to Paris for the purpose of seeing her aunt.
Babam bana teyzesinin adını verdi.Father named me after his aunt.
Akiko'nun adı Hana olan bir teyzesi var.Akiko has an aunt whose name is Hana.
Yoko teyze çalışmak için çok zayıf.Aunt Yoko is too weak to work.
Teyzem bana çiçek getirdi.My aunt brought me flowers.
Teyzesinde kalıyor.He's staying at his aunt's.
Bu bayanlar benim teyzelerim.These ladies are my aunts.
Kadınlar benim teyzelerim.The women are my aunts.
Teyzemle özel bir ilişkim var.I have a special relationship with my aunt.
Teyzeciğim kötü hissediyor.My aunty is feeling sick.
Bu kadınlar benim teyzelerim.These women are my aunts.
Teyzem bana yeni bir etek yaptıMy aunt made a new skirt for me.
Teyzesinin elmalı turtası lezzetliydi, bu yüzden o ikinci bir porsiyon aldı.His aunt's apple pie was delicious, so he had a second helping.
Tom'un cezaevinde bir teyzesi var.Tom has an aunt who is in prison.
Mary Tom'un teyzesi.Mary is Tom's aunt.
Çinceye ek olarak, teyzem İngilizce konuşabilir.In addition to Chinese, my aunt can speak English.
Teyzem hem Çince hem de İngilizce konuşabilir.My aunt can speak both Chinese and English.
Teyzem Somali'den. O, Somalili.My aunt is from Somalia. She is Somalian.
Kelly teyze bugün bize dondurma ısmarladı.Aunty Kelly treated us to ice cream today.
Taktığım kolyeyi bana teyzem verdi.My aunt gave me the pendant I'm wearing.
Avrupa'da teyzeme rastladım.I ran into my aunt by chance in Europe.
Teyzemin kocasının yeğeni ile evlenebilir miyim?Can I marry my aunt's husband's nephew?
Amcam zayıf fakat teyzem şişman.My uncle is slim, but my aunt is fat.
Amcam zayıf ama teyzem şişman.My uncle is thin, but my aunt is fat.
Teyzemin üç çocuğu vardı.My aunt had three kids.
Mary teyze vasiyet yapmadan öldüğünde, onun ölümü toplam zarardı.When Aunt Mary passed away without making a will, her death was a total loss.
Teyzemin aylık 550 dolara kiralık bir dairesi var.My aunt has an apartment for rent for 550 dollars a month.
Teyzemle Kyoto'da kalmayı tasarlıyorum.I intend to stay in Kyoto with my aunt.
"Bunlar kimin çantaları?" "Onlar teyzemin.""Whose bags are these?" "They are my aunt's."
Ben teyzemin evinde uyuyacağım.I will sleep at my aunt's.
Annemin kız kardeşi benim teyzemdir.The sister of my mother is my aunt.
Teyzesi Lübnanlı bir adamla evlendi ve onunla birlikte Senegal'e gitti.His aunt married a Lebanese man and went with him to Senegal.
Teyzemin kalemi mürekkep dolu.My aunt's pen is full of ink.
Ne kadar teyzen ve dayın var?How many aunts and uncles do you have?
Ne kadar teyzen ve amcan var?How many aunts and uncles do you have?
Onun teyzesi bir elma mı yoksa bir muz mu yiyor?Is his aunt eating an apple or a banana?
Teyzem bana çiçek verdi.My aunt gave me flowers.
Teyzem lösemiden öldü.My aunt died of leukemia.
Onlar teyzelerinin hastalığından üzüntü duyuyorlardı.They were grieved by the illness of their aunt.
Onun teyzesi Avustralya'da yaşıyor.His aunt lives in Austria.
Boston'da bir teyze ve amcam var.I have an aunt and uncle in Boston.
Tom teyze oğlum.Tom's my cousin.
O, teyzesini görmek için Paris'e gitti.She went to Paris to see her aunt.
Amca ve teyzesini ziyaret etti.She visited her aunt and uncle.
Bu oyuncak bebek teyzemden bir hediyeydi.This doll was a gift from my aunt.
Dün teyzesini ziyaret etti.He visited his aunt yesterday.
Hasta teyze iç çekti.The ailing aunt let out a sigh.
Bugün teyzemin doğum günü.Today is my aunt's birthday.
Teyzemi gördün mü?Did you see my aunt?
Teyzemin bilgisayarında bir sürü virüs buldum.I've found a lot of viruses on my aunt's computer.
Bana Mary teyzeyle kalacağına söz ver.Promise me you will stay with Aunt Mary.
Dan yarın Linda teyzeyle olacak.Dan will be with aunt Linda tomorrow.
İki yıl önce kuzenim İspanya'ya gitti, ancak teyzem henüz ondan haber almadı.My cousin traveled to Spain two years ago, however my aunt has not yet heard from him.
Teyzem geçen hafta bana bir mektup yazdı.My aunt wrote me a letter last week.
Tom teyzesiyle birlikte yaşar.Tom lives with his aunt.
Teyzesinde geceledi.He slept at his aunt's.
Rita'nın teyzesi dua etmedi mi?Hasn't Rita's aunt prayed?
Teyzem akciğer kanserinden öldü.My aunt died of lung cancer.
Çocuk teyzesinin bakımında.The child is in the care of his aunt.
O, teyzesi ile yaşıyordu.He was living with his aunt.

İlgili Sayfalar