Ana içeriğe geç
Sözlük

teyze ile cümle

teyze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Teyzem çarşıya gitti oyunu grup halinde oynanır.Nedeľné omše sprevádzal hrou na organe.
Teyzesi tarafından büyütüldü.Vzgajala ga je sestra.
Teyzesi çığlık attı ve birkaç kişi tuvalete girdi.Potem so se odprla vrata in vstopil je bratec.
Teyzesi tarafından büyütülen bir kız kardeşi vardı.Jis turėjo vyresnę seserį, kurią priglaudė teta.
Ebeveynleri ayrıldıktan sonra birkaç yıl Maryland'de teyze ve amcasının yanında yaşamıştır.Po mamos mirties keletą metų gyveno pas savo tetą.
Yazarın teyzeleri bu evlilikten memnun kalmadı.Manoma, jog rašytojos tėvų santuoka nebuvo laiminga.
Diğer teyzesi arkeologdur.Tėvas buvo archeologas.
İmran'ın karısı, aynı zamanda da teyzesiydi.Kita teta, Irena, jam buvo lyg antra mama.
Teyzesi tarafından büyütüldü.Teda kasvatas üles tädi.
Çılgın Yaşlı Kedi Teyze: Kedileri yönetir.Tema lemmikloomad on kassid.
Jane zaman geçtikçe teyzesinin sırlarını öğrenmeye başlar.Alles 30 aastat hiljem kinnitas Jane nende juttude õigsust.
Clara teyze: Lennie'yi küçükken evlatlık almış birisidir.See on pilt Leninist, kui ta oli alles väike poiss."
1955'te teyzesi ona ilk gitarını hediye etti.1915 oli tal esimene isikunäitus.
Afgan büyümek bir düğüne gittiğinde annenin ve teyzelerinin sana uygun eş seçmeye çalışmasıdır.Ir a una boda y que tu madre y tus tías traten de elegir a tu futura esposa
Afgan büyümek bir düğüne gittiğinde annenin ve teyzelerinin sana uygun eş seçmeye çalışmasıdır.Quand tu vas à un mariage et que ta mère et tes tantes essaient de te choisir une épouse
Afgan büyümek bir düğüne gittiğinde annenin ve teyzelerinin sana uygun eş seçmeye çalışmasıdır.Когда ты идешь на свадьбу, а твоя мама и тетушки пытаются выбрать для тебя жену
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.A szüleivel él, két fivérével és egy nagynénjével.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Cô bé sống với bố mẹ cô 2 người anh và bà dì cố
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Dia tinggal bersama orang tuanya, dua saudara laki-lakinya, dan bibi dari orangtuanya.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Ea locuieşte cu părinţii, cu cei doi fraţi şi mama mătuşii ei.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Ella vive con sus padres, sus dos hermanos y su tía abuela.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Elle vit avec ses parents, ses deux frères et sa grand-tante.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.그녀는 부모님과 두 명의 남자 형제와 대고모와 함께 살고 있습니다.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Mieszka z rodzicami, dwoma braćmi i cioteczną babcią.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Sie lebt mit ihren Eltern, ihren zwei Brüdern und der Großtante.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Viveva con i suoi genitori, i suoi due fratelli e la sua prozia.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Ze woont samen met haar ouders, haar twee broers en haar oudtante.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Žije s rodiči, svými dvěma bratry a pratetou.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Živi s svojimi starši, z bratoma in s staro teto.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Μένει με τους γονείς της, δυο αδερφούς και την αδερφή της γιαγιάς της.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Она живёт с родителями, двумя братьями и двоюродной бабушкой.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Тя живее с нейните родители, двамата си братя и една леля.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.היא חיה עם הוריה, שני אחיה ודודתה מדרגה שניה.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.هي تعيش مع أبويها، أخويها الإثنين وعمة والدها.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.共に暮らしていました 電気も水も来ていない
Amcama resmimi vermek istiyorum. Lütfen teyze, ona hediyelerimizi şimdi veremez miyiz?Je voulais offrir le tableau à l'oncle.
Amca, TeyzeChú à, Dì à
Amca, Teyze Dede, Büyükanne:Strejdo, teto, dědo, babi:
Amca, TeyzeTío, tía,
Amca, TeyzeZio, Zia,
Amca, Teyzeعمي ، خالتي
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Ibu, nenek, bibi saya berulang-ulang mengingatkan manakala suami saya baru saja lewat.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.저의 엄마, 할머니, 이모들은 "방금 네 남편이 지나갔어." 라며 계속 말해줬습니다.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Mama, bunica, mătușile îmi spuneau tot timpul că soțul meu trecuse pe la noi.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Ma mère, ma grand-mère, mes tantes, me rappelaient constamment que mon mari venait de passer.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Mẹ tôi, bà tôi, cô dì tôi, họ luôn nhắc nhở tôi rằng chồng con vừa đi qua đấy.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Mia madre, mia nonna, le mie zie, mi ricordavano sempre che mio marito era appena passato da lì.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Mi madre, mi abuela, mis tías, me recordaban constantemente que mi marido acababa de pasar.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Min mor, min mormor, mina mostrar och fastrar, påminde mig konstant att din make precis gick förbi.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Moja mama, moja stará mama, moje tety, všetci mi to stále pripomínali, keď môj budúci manžel prešiel okolo.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Moja matka, babcia, moje ciocie nieustannie przypominały mi, że tamten chłopak zostanie moim mężem.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Moje matka, moje babička, moje tety, všechny mě neustále upozorňovaly: "Tvůj manžel zrovna prošel kolem."
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Моя мама, бабуся, тітки - вони постійно казали мені: "Ось пройшов твій чоловік".
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.Моя мама, моя бабушка, мои тётушки, они постоянно говорили мне: "Твой муж только что прошёл мимо".
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.אמי, סבתי, דודותי, הזכירו לי ללא הרף, "כרגע עבר פה הבעל שלך."
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.أمي، وجدتي، واعمامي، يذكّرونَني باستمرار أن زَوجَكِ مرّ من هنا.
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.いつも私にこう言っていました 「ほら、あれが将来の旦那さんよ!」 (笑) すごいでしょう?
Annem geldiğinde, saat 4 programını dinliyorduk. Teyzem ve amcam da yanındaydı.Ascultam emisiunea de la 4 când mama a venit acasã... ... împreunã cu mãtuºa ºi unchiul meu.
Annem geldiğinde, saat 4 programını dinliyorduk. Teyzem ve amcam da yanındaydı.On écoutait l'émission de 4 heures quand maman est rentrée à la maison... avec ma tante et son mari.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.A minha mãe, a minha irmã, a minha tia, saem todas, mas o meu pai e eu ficamos na limusine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod