Ana içeriğe geç
Sözlük

tetik ile cümle

tetik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tehlikeler için tetikte olmalıyız.We must be alert to dangers.
Ona karşı tetikte ol.Be on your guard against her.
Avcı her ses ve hareket için tetikteydi.The hunter was alert to every sound and movement.
Onların küçük protestosu kitlesel bir gösteriyi tetikledi.Their small protest triggered a mass demonstration.
Çok tetikte olamazsın.You can't be too vigilant.
Kobralar her zaman çok tetiktedirler.Cobras are always very alert.
Bir tsunami geliyor, bu yüzden tetikte olun.A tsunami is coming, so please be on the alert.
Tetikte kalın.Remain on the lookout.
Prusyalılar güneyli Almanlara karşı tetikte olmalıdır.The Prussians should be on their guard against the southern Germans.
Tetikte ol. Tahliye emri herhangi bir zamanda olabilir.Be on alert. The evacuation order may occur at any moment.
Tetikte ol.Stay sharp.
Tom tetikte.Tom's alert.
Tom tetikte görünüyordu.Tom looked alarmed.
Sadece tetikte ol.Just keep alert.
Tom'un parmağı tetikteydi.Tom had his finger on the trigger.
Tom parmağını tetikten çekti.Tom took his finger off the trigger.
Tom parmağını tetikten çekti ve silahını indirdi.Tom took his finger off the trigger and lowered his gun.
Tom parmağını tetikten çekti ve tabancasını kılıfına geri koydu.Tom took his finger off the trigger and put his pistol back in its holster.
Polis tetikte Tom'un parmak izini buldu.The police found Tom's fingerprint on the trigger.
Tetikte olmalısın.You've got to be on your toes.
O tekrar aldatılmak istemiyordu ve her zaman tetikteydi.He didn't want to be cheated again, and was always on the alert.
Sputnik 1, 1957'de fırlatıldı, uzay yarışını tetikledi.Sputnik 1, launched in 1957, triggered the Space Race.
Postacı için tetikte olur musun?Could you keep an eye out for the postman?
Tetikte kalmaya çalış.Try and stay alert.
Tetikte beklemek zorundayız.We have to stay alert.
Tetikte olmana ihtiyacım yok.I don't need you looking over my shoulder.
Tetikte olmanı istemiyorum.I don't want you looking over my shoulder.
Ben tetikte bekliyorum.I've been waiting in the wings.
Alarmı ne tetikledi?What tripped the alarm?
Dan, Matt ve Linda arasında bir kavgayı tetikledi.Dan triggered a brawl between Matt and Linda.
Lazer ışını alarm tetikleyicilerini kontrol ediyorum.I'm checking for laser beam alarm triggers.
Herkes tetikte olmalı.Everyone should be wary.
Biz tetikte kalmalıyız.We must remain vigilant.
Düşünceyi ne tetikledi?What sparked the idea?
Yanıp sönen efektler epilepsi nöbetlerini tetikleyebilir.Strobing effects can trigger epileptic seizures.
Lütfen kaçmaya çalışma, çünkü düşmanının gözleri tetikte.Do not try to run away, please, because the eyes of your enemies are watchful.
Şüpheli tetikçi tutuklandı.The suspected shooter has been arrested.
Bu bir depresyonu tetikleyebilir.It could trigger a depression.
Tetikte olmak gerek.We need to stay alert.
Olay iki ülke arasında bir diplomatik krizi tetikledi.The incident triggered a diplomatic crisis between the two nations.
Bu, profesyonel bir tetikçinin işidir.This is the job of a professional hitman.
Fadıl profesyonel bir tetikçiydi.Fadil was a professional hitman.
Leyla eski kocasını öldürmek için bir tetikçi tuttu.Layla hired a hitman to kill her former husband.
.Tom parmağını tetikten kaldırdı ve silahı indirdi.Tom took his finger off the trigger and lowered the gun.
Tetikte olun!Be alert!
Sami bir tetikçi tuttu.Sami recruited a hitman.
Çığı kayakçılar tetikledi.The avalanche was set off by skiers.
Astımınızı ne tetikliyor?What triggers your asthma attacks?
Astımınızı tetikleyen şeyler neler?What triggers your asthma attacks?
Güneydoğu Asya'da, ekonomik gelişme bambu ağının (Çin Milletler Topluluğu) büyümesiyle tetiklendi.In Southeast Asia, economic development was fueled by the growth of the bamboo network.
Solar gözlemler, Reuven Ramaty ve başkaları tarafından teorik çalışmaları tetiklemiştir.The solar observations inspired theoretical work by Reuven Ramaty and others.
Küçük gövdeli kuşlar ve böcekler gibi türler kamerayı tetiklemek için çok küçük olabilir.Species such as small-bodied birds and insects may be too small to trigger the camera.
Bu tanıma sinyali bir hızlı öldürme yanıtını tetikler.This recognition signal triggers a rapid killing response.
Reis, Gladio'nun Türk Tetikçisi.Reis: Gladio’nun Türk Tetikçisi.
William Forsythe - Flattop: Caprice'deki en iyi Tetikçi.William Forsythe as Flattop: Caprice's top hitman.
Bazı kameralar, tetikleyici bir olaydan sonra birden fazla resim çekmek üzere bile programlanmıştır.Some cameras are even programmed to take multiple pictures after a triggering event.
Kusma karşısında tetikte olunmalıdır.Must be above the waist.
Wall Street'e yapılan saldırılar ise radikal ve terörist öbek korkusunu tetiklemiştir.Anarchist attacks on Wall Street produced fears of radicals and terrorists.
Bu genellikle bir elektrik tetikleyiciye bağlanır.This is often connected to an electrical trigger.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.Other triggers include physical trauma and surgery.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod