Ana içeriğe geç
Sözlük

tespiti ile cümle

tespiti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu durum tespiti, Datis Seferi hakkında bir yaklaşıma dayanak olmaktadır.Este tipo de proceso de reconocimiento parece ser interrumpido al rotar un rostro.
Uygulama farklılıkları Botnet'lerin tespiti için de kullanılabilir.Le differenze tra le implementazioni possono essere utilizzati per il rilevamento di botnet.
Çok yavaş olan yörünge hareketi, yörünge parametrelerinin tespitine imkan vermemiştir.Il suo moto orbitale molto lento non ha ancora permesso di stabilire i parametri della sua orbita.
Bir enzimin eksonükleaz olduğunun tespiti için kullanılacak çeşitli testler vardır.Saranno necessarie ulteriori ricerche per dimostrare se si tratta di un enzima diverso.
Eserin ismi de bu tespitin bir metaforu gibidir.Il suo richiamo consiste in una sorta di gracidio.
Kuraklığın başlama ve bitme zamanının tespiti zordur.È dura distinguere l'inizio e la fine.
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.Подлинность документов подтверждал отпечатком пальцем.
Gidilmek istenen yerin tespiti.Нужно знать, когда уйти.
Bu çalışmalara en iyi örnek, petrol ve doğalgaz kaynaklarının tespitidir.Это главный вор наших сокровищ, нашей нефти и наших ресурсов.
Ana şakıma, hem erkek hem de dişi tarafından bölge tespiti ve grubu birleştirmek için kullanılır.Основным сигналом является трель, издаваемая самцом и самкой для защиты территории и объединения в группы.
Birey kimlik tespitinin hızlı bir şekilde yapılmasının sağlanması.Именно поэтому шпионов выявляли быстро.
Bu günümüz tarihçilerinin tespiti olmakla beraber tahminden öteye gidemeyen bir benzetmedir.В настоящее время для каждого сколько-нибудь сведущего историка факт воскресения неоспорим.
Bulunulan yerin tespiti.الترتيب الأولي حسب المكان.
IFF kısaltması İngilizce Identification friend or foe (dost-düşman tespiti) sözcüklerinin akronimidir.ونظام "تحديد الصديق من العدو" أو ما يسمى IFF" Identification friend or foe" مصمم للقيام بتلك العمليات المهمة.
"Dilde glutamat tespiti için çoklu alıcı sistemleri".«Sistemas receptores múltiplos para detecção de glutamato no órgão de paladar».
Bulunulan yerin tespiti.Em busca do lugar reencontrado.
Kimlik tespiti 2015'te yapılmıştır.O reconhecimento da autora ocorreu em 2015.
Gidilmek istenen yerin tespiti.É quase escolher onde se vai.
Çok yavaş olan yörünge hareketi, yörünge parametrelerinin tespitine imkan vermemiştir.O tempo monitorado é curto demais para a determinação de parâmetros orbitais.
Bu bölge o tarihte Batuma bağlı olduğu için, Batuma giderek hudut tespiti yaptırmışlardır.Partindo do pressuposto que estar na paulista nesse dia, as pessoas acabam fazendo exercícios.
Ancak DNA tespiti sonucunda bunun gerçek olmadığı tespit edilir.Uit een DNA-test bleek dat dit niet het geval was.
Bir tespiti, durumu veya olguyu bildirmek için kullanılır.Een rapport is een verslaglegging van een activiteit, gebeurtenis of toestand.
Seroloji (virüs antikorlarının tespiti için) viral menenjitte kullanışlı olabilir.Bij virale meningitis kan serologie (identificatie van antilichamen tegen virussen) nuttig zijn.
Gidilecek yere varıldığının tespiti.Jakże nieszczęsne to miejsce przybycia!
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.Domyśla się, że dziewczyna wpisała fałszywe dane osobowe.
Cinsiyet tespitinin yetişkin boya gelmeden yapılması zordur.Bujna grzywa nie występuje u samców przed osiągnięciem dojrzałości płciowej.
Farklı özelliklerinden dolayı hastalıkların tespitinde bilgisayarlı tomografiden de destek alınabilir.W trudnych do określenia przypadkach dodatkowe informacje można uzyskać dzięki tomografii komputerowej.
Gidilecek yere varıldığının tespiti.Om jord som övermaga frånhändes.
Düzenleyici dizilerin tespiti kısmen evrimsel korunmaya bakılarak yapılır.Deltagarna i studien är försäkrade eller på annat sätt är garanterade ekonomiskt skydd.
Kimlik tespiti 2015'te yapılmıştır.Upptäckten bekräftades 2015.
Seroloji (virüs antikorlarının tespiti için) viral menenjitte kullanışlı olabilir.Serologi (identifiering av antikroppar mot virus) kan vara användbart vid viral meningit.
Aynı usul İngiltere'de babalığın tespitinde de kullanılmaktadır.Dagen används också som Fars dag i Danmark.
Delil tespiti, evlilik dışı çocukların neseplerinin tespiti gibi.Розповіді про реєстрацію одностатевих шлюбів.
Bir tespiti, durumu veya olguyu bildirmek için kullanılır.Дискусійним є їх віднесення до дій чи подій.
Bu onların tespitini zorlaştırır.To usnadňuje jeho vázání.
Sığınların yaş tespitinde boynuz sayısı ölçü alınmaz.Ve štěněcím věku se jeho klouby nesmějí namáhat.
Bu tespitin ardından saatler 1 saniye geri alındı.Po setmění pak hodiny odbíjely opět od 1 hodiny.
İlk önce arabaların yer tespiti yapılır ve ardından hırsızlık başlar.V počátcích je často řeší půjčkami od známých, později už se dopouští i podvodů a krádeží.
Sonra mekan ve poz tespiti ile çekimler gerçekleştirilmekte.Později pak přibývají stavení i obyvatelstvo.
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.A rendőrség egy különös ujjlenyomatot talál az egyik bizonyítékon.
Bu, yıldızlararası maddenin ilk tespiti olmuştur.Ez volt a csillagászati spektroszkópia első lépése.
Para burada cezanın tespiti görevi de görmüştür.A minősítés a büntetést is befolyásolta.
Bulunulan yerin tespiti.Vakoilee Luvattua maata.
Ancak DNA tespiti sonucunda bunun gerçek olmadığı tespit edilir.Μετά από την εξέταση DNA, αποδεικνύεται ότι δεν είναι αυτός ο δράστης.
İlki antik klasik metinlerin tekrar keşfi, öğrenimi, sanat ve bilimdeki uygulamalarının tespitidir.Σύνοψις των πρωτίστων ανακαλύψεων και εφευρέσεων κατ' επιστήμας και τέχνας.
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.Fundet medførte, at man fik gerningsmandens fingeraftryk.
Savcı kimlik tespiti için olay yerinde görev yapan polislerin bilgilerini istedi.Skatteministeriet har politianmeldt sagen for at afklare, hvem der har lækket oplysningerne.
Delil tespiti, evlilik dışı çocukların neseplerinin tespiti gibi.Tvangsekteskap som begrunnelse for barnevernsvedtak.
Hobbes, siyaset üzerine yazdığı çalışmasına insan doğası hakkındaki tespiti ile başlar.ホッブズは人間が本来的に持っている性質から論考を始める。
Cevap vermeyen (çökmüş) makinelerin tespiti ve gruptan çıkartılması.^ 経を所依とせず、論を所依とする宗派。
"Rüzgar etkisi", M82'de olduğu gibi yüksek-hızlı gazın tespiti değil sadece görünümü belirtmektedir.「wind effects」とは、M82で見られるような高速のガスである。
Sonra mekan ve poz tespiti ile çekimler gerçekleştirilmekte.戦後では笠と原が特筆される。
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.指紋の照合で本人であることが確認される。
Durum Tespiti Başarısızlığı.認証の失敗を意味する。
Bu günümüz tarihçilerinin tespiti olmakla beraber tahminden öteye gidemeyen bir benzetmedir.今日諸君の講学もまたこれと轍を同じゅうする。
Bu, yıldızlararası maddenin ilk tespiti olmuştur.これは初の流星物質の探知であった。
Kolombiyalı yetkilere göre, ortaya çıkarılan bedenlerin kimliğinin tespiti yıllar alacak.而由於部署程序複雜費時,憑證機構發出的根憑證有效期可能長達十年以上。
Cevap vermeyen (çökmüş) makinelerin tespiti ve gruptan çıkartılması.而瑾包藏祸心,不亟诛戮,无以谢天下。
Bu özellikleri onların tespitini kolaylaştırır.這些特徵都使牠們很易辨認。
Bu, yıldızlararası maddenin ilk tespiti olmuştur.这是星际联邦首次接触此物种。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod