Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Sok ember esetében úgy történik, hogy miután lefoglalják az állatokat, azt mondják: "Hé, győzött az igazság.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Trong mắt nhiều người, sau khi những con vật này được giải cứu, họ nói, "Yay, công lý đây rồi.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Wiele osób uważa, że po przechwyceniu zwierząt mówi się "Super, sprawiedliwości stało się zadość.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Πολλοί άνθρωποι, αφού κατασχεθούν τα ζώα, λένε, "Τέλεια, αποδόθηκε δικαιοσύνη.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Багато людей вважають, що після конфіскації тварин справедливість відновлюється.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.Многие люди считают, что после конфискации животных справедливость восторжествовала.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.נתלווה אל בראד. מבחינת מרבית האנשים, לאחר שהחיות נתפסו,
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.أمام مراقبة الكثيرين، بعد أن تُصادر الحيوانات، يقولون، " يااي، لقد حُققت العدالة.
Birçok insanın gözüyle, hayvanlar tespit edildikten sonra evet,adalet yerini buldu derler.「やった!正義は下された! 正義の味方がやってきて、 虐待された愛くるしい動物を
Bir diğer tespit ettiğimiz bölge de temporoparyetal ağzı oldu.우리가 찾아낸 또 다른 곳은 측두두정 접합부인데
Bir diğer tespit ettiğimiz bölge de temporoparyetal ağzı oldu.Também identificámos outra região, a junção temporoparietal,
Bir diğer tespit ettiğimiz bölge de temporoparyetal ağzı oldu.Toinen merkittävä alue oli ohimolohkon ja päälaenlohkon yhtymäkohta, joka on tässä korvan yläpuolella.
Bir diğer tespit ettiğimiz bölge de temporoparyetal ağzı oldu.Wir ermittelten außerdem den temporo-parietalen Übergang.
Bir diğer tespit ettiğimiz bölge de temporoparyetal ağzı oldu.איזור נוסף שזהינו הוא המפגש הרקתי - קודקודי
Bir diğer tespit ettiğimiz bölge de temporoparyetal ağzı oldu.ومنطقة أخرى هي
Bir diğer tespit ettiğimiz bölge de temporoparyetal ağzı oldu.耳の上のこの辺りですが
Birkaç büyük chi'nin buraya doğru hareket ettiğini tespit edince onları takip ettik.Avendo notato grandi movimenti di chi in questa direzione, li abbiamo seguiti.
Birkaç büyük chi'nin buraya doğru hareket ettiğini tespit edince onları takip ettik.Cuando detectamos que un gran chi se dirigía hacia aquí, lo seguimos.
Birkaç büyük chi'nin buraya doğru hareket ettiğini tespit edince onları takip ettik.Havaitsimme voimakkaita chitä ja seurasimme niitä tänne.
Birkaç büyük chi'nin buraya doğru hareket ettiğini tespit edince onları takip ettik.Kiedy wykryliśmy kilka potężnych chi zmierzających w tę stronę, poszliśmy ich tropem.
Birkaç büyük chi'nin buraya doğru hareket ettiğini tespit edince onları takip ettik.Quando detectámos um grande chi a deslocar-se para aqui, seguimo-lo.
Birkaç büyük chi'nin buraya doğru hareket ettiğini tespit edince onları takip ettik.Vi kände flera kraftfulla chi som rörde sig hitåt- -och sen följde vi efter dem.
Birkaç büyük chi'nin buraya doğru hareket ettiğini tespit edince onları takip ettik.Vi mærkede flere kraftige chi, der bevægede sig hertil, - - og fulgte efter dem.
Birkaç büyük chi'nin buraya doğru hareket ettiğini tespit edince onları takip ettik.Εντοπίσαμε μεγάλες μάζα τσι να κινούνται προς τα εδώ και τις ακολουθήσαμε.
Birkaç büyük chi'nin buraya doğru hareket ettiğini tespit edince onları takip ettik.Когда мы определили, что сюда движется несколько крупных чи, мы последовали за ними.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.Chcemy zmierzyć ten profil i wykryć tor.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.Chiar încercăm să măsurăm acest cot minuscul din grafic și să măsurăm toriul.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz. Çok zor. Çok zor.Впрочем, мы не оставляем попыток измерить этот профиль и обнаружить торий, хотя всё это ох как не просто.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.Estamos intentando medir este perfil y detectar torio.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.이런 프로파일을 측정하여 토륨을 검출해 내려고 합니다.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.Megpróbáljuk megmérni ezt a profilt és tóriumot észlelni.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.On essaye de mesurer cette courbe et de détecter du thorium.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.Ora stiamo cercando di misurare questo grafico e individuare il Torio
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.We proberen eigenlijk om dit profiel te meten en thorium te detecteren.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.Wir versuchen, dieses Profil zu messen und Thorium zu erkennen.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.Всъщност се опитваме да измерим този профил и да откриме торий.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.אנו מנסים למדוד פרופיל זה ולאתר ת'וריום.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.في الحقيقة نحن نحاول قياس هذا الملف وإكتشاف الثوريوم.
Biz aslında bu profili ölçmeye ve Toryum'u tespit etmeye çalışıyoruz.検出しようとしています 非常に困難です 難しい
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.Abbiamo scoperto che funzionano con le sole forze di Van der Waals.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.Am descoperit că funcţionează doar prin forţe intermoleculare.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.Descubrimos que funcionan sólo por fuerzas intermoleculares.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.단지 분자간 힘으로만 붙는 다는 것을 알아냈습니다.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.Nous avons découvert qu'ils marchent grâce à de simples forces intermoléculaires.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.Odkryliśmy, że działają dzięki siłom międzycząsteczkowym.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.Vi opdagede de virker med intermolekylære kræfter.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.We ontdekten dat ze louter door intermoleculaire krachten werken.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.Wir entdeckten, dass sie allein durch intermolekulare Kräfte funktionieren.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.Они работают только за счёт межмолекулярных связей.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.Открихме, че действат само чрез междумолекулни сили.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.גילינו שהם פועלים על ידי קשרים בין מולקולריים בלבד.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.اكتشفنا أنها تعمل بقوة الجزيئات وحدها.
Biz bazı intermoleküler kuvvetlerle çalıştıklarını tespit ettik.青写真に枝毛を追加しす
Biz bu gecekondu mahallelerini gezip, hiç okula gitmemiş çocukların bulunduğu evleri tespit ettik.Am mers prin aceste mahalale am identificat case unde copiii nu merg niciodată la şcoală.
Biz bu gecekondu mahallelerini gezip, hiç okula gitmemiş çocukların bulunduğu evleri tespit ettik.Caminamos por estos barrios, e identificamos casas en donde vivían niños que nunca irían a la escuela.
Biz bu gecekondu mahallelerini gezip, hiç okula gitmemiş çocukların bulunduğu evleri tespit ettik.Chodząc po tych osiedlach, szukaliśmy rodzin, które nie posyłały dzieci do szkoły.
Biz bu gecekondu mahallelerini gezip, hiç okula gitmemiş çocukların bulunduğu evleri tespit ettik.Chúng tôi đi đến một lượt các khu ổ chuột này, xác định những ngôi nhà có trẻ em không được đi học.
Biz bu gecekondu mahallelerini gezip, hiç okula gitmemiş çocukların bulunduğu evleri tespit ettik.Když jsme procházeli slumy, určili jsme ty domy, kde by mohly bydlet děti, které nikdy nechodily do školy.
Biz bu gecekondu mahallelerini gezip, hiç okula gitmemiş çocukların bulunduğu evleri tespit ettik.이러한 빈민가를 걸어 다니면서 우리는 아이들이 전혀 학교에 가지 않는 가정들을 파악했습니다.
Biz bu gecekondu mahallelerini gezip, hiç okula gitmemiş çocukların bulunduğu evleri tespit ettik.Le abbiamo attraversate, identificando case in cui i bambini non sarebbero mai andati a scuola.