tespit ile cümle
tespit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
65'te verem tedavisine iyi geldiği Dioscorides tarafından tespit edilmiş bir mantar.Диоскорид впервые описал его в 65 году нашей эры в качестве средства от чахотки.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.A janela poderá piscar quando detectar que você está ainda activo.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.Das Popup-Fenster kann blinken, wenn erkannt wird, dass sie noch aktiv sind.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.De popup kan knipperen wanneer het nog steeds activiteit bespeurt.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.La notification peut clignoter quand elle détecte que vous êtes toujours en activité.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.La ventana emergente aparecerá si se detecta que todavía continúa activo.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.L' avviso a comparsa può lampeggiare quando rileva che sei ancora in attività.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.Meddelandefönstret kan blinka när det märker att du fortfarande är aktiv.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.Meddelelsevinduet kan blinke når det mærker at du stadigvæk er aktiv.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.Okno wyskakujące może migać, gdy wykryta zostanie twoja dalsza aktywność.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.Vyskakovací okno může zablikat, pokud zjistí, že ještě pracujete.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.Το αναδυόμενο μπορεί να αναβοσβήνει αν ανιχνεύσει ότι είστε ακόμη ενεργοί.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.Всплывающее окно может мерцать, если определит, что вы активны.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.Контекстне вікно може блимати, якщо виявиться, що ви не полишили роботи.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.الـ نافذة منبثقة وميض الإيطالية نشط.
Açılır pencere, hala aktif olduğunuzu tespit ettiği zaman yanıp sönebilir.休憩時間に操作したときにポップアップを明滅させることができます。
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Aber er entdeckt nichts.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Ale on nic nie wykryto.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Ale zistenie nič.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Ale zjištění nic.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Ampak on odkrili ničesar.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Dar el a detectat nimic.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.De észlelt semmit.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.그러나 그는 아무것도 발견하지 않습니다.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Maar hij ontdekt niets.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Mais il n'avait rien décelé.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Ma lui rilevato nulla.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Mas ele detectou nada.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Men han upptäckte ingenting.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Mutta hän havainnut mitään.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Sin embargo, detectó nada.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Tapi dia terdeteksi apa-apa.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Tuy nhiên, ông phát hiện không có gì.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Αλλά τίποτα δεν ανιχνεύεται.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Але він нічого не виявив.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Но не е забелязал нищо.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.Но он ничего не обнаружил.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.لكنه اكتشف أنه لم يقل شيئا.
Ama o hiçbir şey tespit edildi.意見の別の学校では、氏Fearensideを続け、そしてどちらかのまだらの動物を受け入れ
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.미국 식품의약청은 문신을 가진 모든 미국인의 17%는 이를 후회하고 있다고 추정하죠
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.A FDA estima que, de todos os americanos que têm tatuagens, 17 % arrependem-se de as fazerem.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.FDA memperkirakan bahwa dari semua orang Amerika yang membuat tato 17 persen menyesalinya.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.FDA odhaduje, že mezi Američany, kteří mají tetování, je 17 procent těch, co litují.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.FDA ước tính rằng trong số tất cả những người Mỹ có vết xăm, 17 phần trăm hối hận vì đã đi xăm.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.La Food and Drug Administration stima che di tutti gli Americani che hanno tatuaggi, il 17% se ne pente.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.מנהל המזון והתרופות האמריקאי מעריך שמכל האמריקאים שעשו קעקועים, 17 אחוז מתחרטים שהם עשו אותם.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.فقد قدرت إدارة الغذاء والدواء الأمريكية أنه من بين الأمريكيين الذي وشموا أنفسهم، 17% يندمون على ذلك.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.アメリカ人でタトゥーのある人のうち 17%が後悔しているそうです。 それはジョニー・デップと私
Ancak bizim aradığımız... ...şu anda tespit edilebilir olanlar.Ale nas interesują tylko te, które są wykrywalne w tym momencie
Ancak bizim aradığımız... ...şu anda tespit edilebilir olanlar.Nás zajímají ty, které můžeme detekovat teď.
Ancak bizim aradığımız... ...şu anda tespit edilebilir olanlar.Но мы сосредоточимся на тех, которые могут быть обнаружены сегодня.
Ancak bizim aradığımız... ...şu anda tespit edilebilir olanlar.Проте, нас хвилюють лише ті, які ми можемо виявити просто зараз.
Ancak bu teknoloji küçük tümörleri tespit edemiyordu.Ám ez a technológia nem tudta megtalálni a tumorokat, amíg kicsik voltak.
Ancak bu teknoloji küçük tümörleri tespit edemiyordu.Comunque questa tecnologia non era in grado di rilevare piccoli tumori.
Ancak bu teknoloji küçük tümörleri tespit edemiyordu.Doch dieses Technologie konnte Tumore nicht finden, wenn sie klein waren.
Ancak bu teknoloji küçük tümörleri tespit edemiyordu. Erken teşhis ise yaşamsal öneme sahipti.A tato technologie může najít i malé nádory a to je kritické pro život pacienta.
Ancak bu teknoloji küçük tümörleri tespit edemiyordu. Erken teşhis ise yaşamsal öneme sahipti.Dar această tehnologie nu poate găsi tumorile când acestea sunt mici.
Ancak bu teknoloji küçük tümörleri tespit edemiyordu. Erken teşhis ise yaşamsal öneme sahipti.Mas esta tecnologia não conseguia encontrar tumores quando eles eram pequenos.
Ancak bu teknoloji küçük tümörleri tespit edemiyordu. Erken teşhis ise yaşamsal öneme sahipti.Все ж, ця технологія не змогла виявити малу пухлину, а виявлення пухлини на ранній стадії життєвоважливо.
Ancak bu teknoloji küçük tümörleri tespit edemiyordu.그러나 이 기술로는 작은 종양을 발견할 수가 없습니다.