tespit etme ile cümle
tespit etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
(Hannover yakınlarındaki, Almanya) GEO600 sinyali tespit etmek için yeterince hassas değildi.而位于德国汉诺威附近的GEO600(英语:GEO600)探测器的灵敏度可能并不够。
Bu sürüm, sıfır gün virüsleri tespit etmek için SONAR'ı kullanan ilk Symantec ürünü idi.這個版本是首個使用SONAR偵測零天攻擊病毒(zero-day viruses)的賽門鐵克產品。
Ekim 2014'te Shazam, teknolojisinin 15 milyar şarkı tespit etmek için kullanıldığını açıkladı.2014年10月,Shazam宣佈其技術已經可用來識別了超過150億首歌曲。
Radar, RAdio Detection And Ranging (radyo ile tespit etme ve menzil tayini) sözcüklerinin akronimidir.雷达(RADAR),是英文「Radio Detection and Ranging」(無線電偵測和定距)的縮寫及音譯。
Erkek çocuklarına genellikle aile reisleri gelin adayını tespit etmektedir.探亲访友时通常会带上礼物。
Radar, RAdio Detection And Ranging (radyo ile tespit etme ve menzil tayini) sözcüklerinin akronimidir.레이다의 영어 단어인 RADAR는 radio detection and ranging 이다.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.폐렴 확인에는 흉부 엑스레이가 유용할 수 있다.
Hukuki gayesi: Eski teâmül hukukunu (örf ve adet hukunu) toplayıp tespit etmektir.고법인(苦法忍)은 고제를 관찰해 얻는 지혜인 고법지(苦法智)의 직전(直前)에 얻는 마음이다.
Kabuktan ağacın yaşını tespit etmek mümkündür.나무의 나이테로 연대를 측정할수있다.
Alman avcılarını tespit etmek için kullanılan bu sistem tam bir hayal kırıklığıydı.이것은 독일군 수송선단이 완전히 파괴되었는 지 확인하기 위한 목적도 있었다.
Sensör, kullanıcının parmak izini tespit etmek için kapasitif dokunuş kullanır.החיישן משתמש במגע קיבולי כדי לזהות את טביעת האצבע של המשתמש.
Hataları tespit etmek ve çözmek.להבין ולמצוא פתרונות.
1857'de manyetik ekvator'u tespit etmek amacıyla Peru'ya gitmiştir.През 1857 година е командирован в Перу, за да определи магнитния меридиан.
Kabuktan ağacın yaşını tespit etmek mümkündür.По този начин може да бъде определяна възрастта на дървета от миналото.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.По този начин става по-трудно откриваемо за хищниците.
Hayatı hakkındaki detayları tespit etmekte güçlük çekilen bir sufidir.Безполезно е да се впускам в подробности за вредите му.
Derin deniz volkanlarını hidrofonlar kullanılmadan büyük mesafelerde sesleri tespit etmek zordur.U nedostatku zvukova ključanja podmorske vulkane je vrlo teško otkriti s veće udaljenosti upotrebom hidrofona.
Diş X-rayleri hiperdontiyi tespit etmek için sıkça kullanılır.U svrhu postavljanja dijagnoze često se koristi rentgen prsišta.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Je ťažké nájsť a odstrániť chybu.
Şu halde, bir elemanın yerini tespit etmek mümkün değildir.Po njej je mogoče prepoznati neko določeno mesto.
İkinci faktör ise lezzet ve kokuyu tespit etme ve ölçmedir.Na podoben način je preučeval razlikovanje vonjev in okusov.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.Plaučių vėžys gali būti diagnozuojamas krūtinės rentgeno tyrimų pagalba.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.Rasti būgnininką buvo sunkiau.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Eksimustest õpitakse ja neid ei varjata.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Bagi saya kepolisian berarti kekuatan mengkoreksi, kekuatan mencegah dan kekuatan mendeteksi.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Dla mnie policja oznaczała siłę do poprawy, siłę do zapobiegania i siłę do wykrywania.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Đối với tôi, cảnh sát đồng nghĩa với việc có quyền chỉnh huấn, có quyền ngăn ngừa và có quyền tố giác.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Para mí la policía significaba poder para corregir, poder para prevenir y para detectar.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Para mim, o policiamento significava o poder de corrigir, o poder de prevenir, o poder de detectar.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Pentru mine poliţia reprezenta puterea de a corecta, puterea de a preveni şi puterea de a detecta.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Per me polizia significava potere di correggere, potere di prevenire e potere di scoprire.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Pre mňa znamenala polícia moc napravovať, moc predchádzať a moc zisťovať.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Pro mě znamenala policie moc napravovat, moc předcházet a moc zjišťovat.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Számomra a rendvédelem azt jelentette, hogy hatalmamban áll a javítás, a megelőzés, és a nyomozás.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Για εμένα η αστυνόμευση ήταν η δύναμη να διορθώνω, η δύναμη να εμποδίζω και η δύναμη να εντοπίζω.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Для мене поліція завжди втілювала владу виправляти, силу запобігати і силу виявляти.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.Для меня полицейская служба стояла на трех китах: исправление, предотвращение преступлений и расследование.
Benim için polislik düzeltmek için güç anlamındaydı. Engel olma gücü ve tespit etme gücü.За мен полицейската дейност се състоеше в сила за коригиране, сила за предотвратяване и сила за разкриване.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Bởi vì thường thì người ta chỉ nói, cảnh sát có quyền tố giác, thế thôi, hay có quyền trừng phạt.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Denn meistens wird immer nur gesagt, die Macht aufzudecken, und das war's dann, oder die Macht, zu bestrafen.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Karena biasanya, selalu dikatakan, kekuatan mendeteksi, hanya itu. atau kekuatan menghukum.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.일반적으로 경찰 활동이란 항상 찾아내는 힘이나 처벌하는 힘을 의미했습니다.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Meestal bleef het bij de macht om te detecteren, meer niet, of de macht om te straffen.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Mert általában ezt mondták: nyomozás és ennyi, vagy a büntető hatalom.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Normalnie mówiono, siła do wykrywania i tyle, lub siła by ukarać.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Parce que normalement on disait le pouvoir de détecter, et c'est tout, ou le pouvoir de punir.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Pentru că de obicei se spunea mereu, puterea de a detecta, şi asta-i tot, sau puterea de a pedepsi.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Perché di solito era sempre stato detto: potere di scoprire, e basta, o potere di punire.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Porque normalmente era sempre dito, o poder de detectar e pronto, ou o poder de punir.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Porque por lo general siempre se había dicho "poder para detectar" y eso era todo, o "poder para castigar".
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Pretože obvykle v nej bola len moc zisťovať, prípadne ešte moc trestať.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Protože obvykle v ní byla jen moc zjišťovat a tím to končilo, případně ještě moc trestat.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Επειδή συνήθως πάντα λεγόταν, δύναμη να εντοπίζω, και αυτό ήταν, ή η δύναμη να τιμωρώ.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Защото обикновено винаги се казваше, силата да се открива, и това беше всичко, или силата да се наказва.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Потому что обычно все заканчивалось задачами расследования или карательными функциями.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.Тому, що зазвичай говорили, "сила розслідувати злочин", або "сила карати".
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.בד"כ מדברים רק על הכוח לפענח או הכוח להעניש.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.لأنه دائما ما يقال ، السلطة على الكشف ، وفقط ، أو السلطة للمعاقبة.
Çünkü normalda her zaman denirdi ki, tespit etme gücü, ve bu kadar dı. veya cezalandırma gücü.あるいは「裁く力」 しかし私は「予防する力」こそ必要だと主張しました
Donuk-kare çekimleri katılanların kimliklerini tespit etmek için kullanılabilir ve onları tehlikeye atabilir.En fait, un arrêt sur image pourrait mettre les participants en grand danger en exposant leurs identités.