tespit etme ile cümle
tespit etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Örneğin, itfaiyeciler onu insanları dumanın içinden bulmak ve yangının merkezini tespit etmekte kullanırlar.Например, пожарные используют их для обнаружения в условиях задымления людей и установления очагов возгорания.
Bağlantıya katılacak kullanıcıları tespit etmek.Готовности респондентов участвовать.
Bu gözlem, görme ve pigmantasyon için gerekli olan genleri tespit etmede yardımcı olmuştur.Это помогло идентифицировать гены, необходимые для зрения.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Это используется для обнаружения и устранения ошибок.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.Найти барабанщика было сложнее.
Kabuktan ağacın yaşını tespit etmek mümkündür.По рубцам можно определить возраст растения.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.Рентгеновские лучи, рентген лёгких могут быть использованы для изучения лёгочной ткани.
1930'lu yılların başlarında "Türk ırkının kafatasını tespit etme" çalışmaları yürüttü.وفي مطلع عام 1930 أجُريت دراسات " التعرف على جمجمة العرق التركي ".
Ekim 2014'te Shazam, teknolojisinin 15 milyar şarkı tespit etmek için kullanıldığını açıkladı.وفي أكتوبر/تشرين الأول 2014، أعلن تطبيق شزام أنه استخدم التكنولوجيا خاصته لتحديد أكثر من 500 مليون أغنية.
Hataları tespit etmek ve çözmek.من السهل اكتشاف الأخطاء واصلاحها.
Farkı Tespit Etme: Bir ekranda resimler verme.وأعتذر للمشاهد لم أكتب ما تراه على الشاشة..
Bu gözlem, görme ve pigmantasyon için gerekli olan genleri tespit etmede yardımcı olmuştur.وهذا ساعد على تمييز الجينات اللازمة للرؤية والتصبغ.
Seçimin amacı anayasa taslağını hazırlamakla vazifeli 23 kişilik bir komisyonun üyelerini tespit etmekti.عقدت عملية السحب لتحديد قائمة ال56 عضوا الذين سيشملهم التغيير.
Ekim 2014'te Shazam, teknolojisinin 15 milyar şarkı tespit etmek için kullanıldığını açıkladı.Em outubro de 2014, Shazam anunciou que sua tecnologia foi usada para identificar 15 bilhões de canções.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.Nos pulmões, pode proporcionar o diagnóstico da pneumonia ao câncer.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.Por causa disso, é difícil detectar a vaporização da água.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Isto permite a detecção e correcção dos erros.
Amacı uzaydaki nükleer patlamaları tespit etmekti.É a detonação da bomba genética alienígena.
Ek II ise 'Sınıflandırma ve Tasarım Standardları'nı tespit etmektedir.Dahl fez a proposta de unificar o Tipo e concepção da classe.
Başka bir yaklaşım onlar için gerçek güçleri ve hesap için tüm gerçek kaynaklar tespit etmektir.Outra abordagem é identificar todas as fontes de forças e considerá-las.
Riccardo'yu kim öldüreceğine tespit etmek için aralarında bir kura çekmeye karar verirler.Zij trekken strootjes om te beslissen wie Riccardo zal vermoorden.
1857'de manyetik ekvator'u tespit etmek amacıyla Peru'ya gitmiştir.In 1857 ging hij naar Peru om de magnetische evenaar te bepalen.
Dahası, spektroskopi elementlerin madde içindeki bilinmeyen kompozisyonunu tespit etmek için kullanılabilir.Daardoor kunnen de spectra niet gebruikt worden om de samenstelling van de objecten te bestuderen.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.Dit is voor een disassembler moeilijk te zien.
Bu gözlem, görme ve pigmantasyon için gerekli olan genleri tespit etmede yardımcı olmuştur.Pomogło to zidentyfikować geny konieczne dla widzenia i pigmentacji.
Ekim 2014'te Shazam, teknolojisinin 15 milyar şarkı tespit etmek için kullanıldığını açıkladı.W październiku ujawniono, że Shazam został wykorzystany do zidentyfikowania 15 miliardów utworów.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Nie istnieje wykrywanie ani naprawa błędów.
Tarım arazilerinde kaynakları olan nehirlerin gerçek kaynaklarını tespit etmek çok zordur.Na czystość wód rzeki istotny wpływ mają również spływy powierzchniowe z terenów rolniczych.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.Röntgenavbildningen av bröstkorgen kan vara av nytta för att upptäcka lunginflammation.
SERS kullanılarak bu PEGlenmiş altın tanecikleri tümörün yerine tespit etmekte kullanılabilir.Hur ska agenterna nu hitta igen den dyrbara puderdosan?
Monica: Yakın çevredeki uçakları tespit etmek için kullanılmıştır.Ropar (Traffic!), om flygplanet kommer för nära.
Fakat, dünya içinden hangi farklı yollarla ve hangi farklı zamanlarda geldiğini tespit etmek gerekir.Man bör ju på annat sätt kunna hålla reda på i vilket århundrade man rör sig.
Casusluk, sabotaj, moral bozucu propaganda ve söylentilerin yayılmasını tespit etmek ve önlemek.Förebygga och upptäcka spionage, sabotage, demoraliserande propaganda och ryktesspridning.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Виявлення і виправлення помилок
Bu timin amacı, saldırının arkasındaki güçleri tespit etmek ve ortadan kaldırmaktır.Незабаром було ухвалено рішення призначити Сердара командиром секретної групи.
Sensör, kullanıcının parmak izini tespit etmek için kapasitif dokunuş kullanır.Snímač používá kapacitní dotyk k rozpoznání otisku prstu uživatele.
Farkı Tespit Etme: Bir ekranda resimler verme.Konkrétní problémy: Neodkazovat na obrázky dle čísla.
Alman avcılarını tespit etmek için kullanılan bu sistem tam bir hayal kırıklığıydı.Jejich výkonnost proti moderním německým stíhačkám však byla předvídatelná.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.O radiografie toracică poate fi utilă pentru detectarea pneumoniei.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.În acest caz, cumpăna apelor este mai greu de precizat.
Ancak hangisinin neden veya sonuç olabileceğini tespit etmek güçtür.Pentru acest motiv, e greu de spus care parte sau părți ale ei sunt suficiente pentru a produce efectul.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Események vagy hibák továbbküldése.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Erheitä ja virheitä.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.Näin maastopukua käyttävä henkilö on vaikeampi havaita.
1857'de manyetik ekvator'u tespit etmek amacıyla Peru'ya gitmiştir.Συγκεκριμένα: Το 1857 πήγε στο Περού για τον προσδιορισμό του μαγνητικού ισημερινού.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Ανίχνευση και διόρθωση σφαλμάτων
Hataları tespit etmek ve çözmek.Identificere og rette fejl i produktionen.
Derin deniz volkanlarını hidrofonlar kullanılmadan büyük mesafelerde sesleri tespit etmek zordur.Uten lyden av kokende vann, er dyphavsvulkaner vanskelige å oppdage ved hjelp av hydrofoner.
Felsefenin görevi evrenin kanunları ile insanın tabi olduğu kanunların ilişkisini tespit etmektir.Analysen av drømmestoffet følger de samme lover som universet.
Ancak hangisinin neden veya sonuç olabileceğini tespit etmek güçtür.Det gjenstår enda å se hvilke resultater dette vil innebær og om det vil holde.
Su kaçağını tespit etmek daha zordur.Som et resultat er det vanskelig å oppdage fordamping av vann.
Farkı Tespit Etme: Bir ekranda resimler verme.Dan tentu saja saran kami jangan lupa foto-foto.
Ancak hangisinin neden veya sonuç olabileceğini tespit etmek güçtür.Dengan efek apa atau hasil apa.
Manhattan Projesi'nde Feynman, kritik kütle için gerekli olan uranyum miktarını tespit etmek için çalıştı.Heinsenberg dianggap salah menghitung massa kritikal uranium yang dibutuhkan sebuah bom atom.
Ekim 2014'te Shazam, teknolojisinin 15 milyar şarkı tespit etmek için kullanıldığını açıkladı.Tháng 10 năm 2014, Shazam tuyên bố công nghệ của mình đã được sử dụng để xác định 15 tỷ bài hát.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Tìm và sửa chữa bất kỳ vấn đề thiết kế nào.
Radar, RAdio Detection And Ranging (radyo ile tespit etme ve menzil tayini) sözcüklerinin akronimidir.Radarという単語は定着したアクロニムであり、英語のRadio Detecting and Ranging(電波探知測距) からきている。
Kabuktan ağacın yaşını tespit etmek mümkündür.年輪を数えることで、その木の樹齢を知ることができる。
Sensör, kullanıcının parmak izini tespit etmek için kapasitif dokunuş kullanır.Touch IDのセンサーは、静電容量タッチを使用してユーザの指紋を検出する 。
Bağlantıya katılacak kullanıcıları tespit etmek.使用者が安全である方角へ向く。