Ana içeriğe geç
Sözlük

tesis ile cümle

tesis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Olağanüstü bir tesis.Morsomt eksperiment.
İlçede sanayi tesisi ve istihdam yaratacak sektör yoktur.Der er ikke problemer med sætningsopbygning og forståelse.
Tuvalet kelimesi hem atıkların boşaltıldığı tesisat, hem de bu tesisatın buluduğu oda anlamında kullanılır.Ordet toilet bruges både om selve kummen, man sidder på/står ved, samt om lokalet, der indeholder kummen.
Ayrıca ülkenin ilk güneş pili tesisi kurulmuştur.Her ligger også verdens første saltkraftværk.
Bu başlangıç işlemlerini çok kolaylaştırıyordu çünkü adı geçen tesis rüzgara göre ayarlanabiliyordu.Dette havde til formål at starte lette-proceduren, da halen let kunne rettes ind efter vinden.
Bu yeni tesis, NGA Kampüsü Doğu evi olarak birkaç bin kişiyi istihdam etmektedir.Et par tusinde studerende tager deres uddannelser på dette campus i byens nordlige udkant.
Beregovoy, Yuri Gagarin Kozmonot Eğitim Merkezi'nde çalışmaya başladı ve 1972'de bu tesisin müdürü seçildi.Beregovoj fik senere en stilling ved kosmonauttræningskomplekset og i 1972 blev han leder af stedet.
Havalimanı ayrıca bagaj depolama tesisine sahiptir.Derudover er der bagagerum under passagerdækket.
Bu tesis, hem tam donanımlı bir ambulansa hem de son teknoloji tıbbi ekipmanlara sahiptir.Derudover råder hospitalet over det nyeste medicotekniske udstyr.
Bu tesisler Göztepe'nin hakkıydı.Grunden til dette var iflg.
Tesislere kadar olan yol asfalt olup yıl boyunca açık tutulmaya çalışılmaktadır.Register for Selvmordsforsøg er under udvidelse, og skal på sigt dække hele landet.
Orta peronu ise Halkapınar Bakım Tesisi'ne gidecek olan trenler kullanmaktadır.Endelig vil specielle tog, der skal udføre målinger og lignende, køre som særtog.
Sistem dahilinde 4000'den fazla üye tesis bulunmaktadır.Samlet set er der over 4.000 medlemmer i klubben.
Komutanlık ABD'nin Maryland eyaletindeki Fort Meade ordu tesislerinde yer almaktadır.En Liberty kampvogn er bevaret på Fort Meade i Maryland.
Rosatom tesisi işletiyor ve geri kalan %75 mülkiyeti elinde bulundurmaktadır.KBC har solgt sine aktier og Santander ejer nu 75% af banken; de resterende 25% ejes af øvrige investorer.
Sovyet cumhuriyetlerinde bu tesislerden 183 tane bulunmaktaydı.187 lande deltog i topmødet.
Proje tesis maliyeti 415 milyon ECU (~514.4 milyon ABD $'ı) dır.Gevinsten lød på $2.4 million (15,24 mio. kr.)
Araştırma ve geliştirme tesisleri zaten 2.000'den fazla kişiyle doludur.Forskning og utviklingsavdelingen har over 2 000 ansatte.
Ağustos 2016'da Gionee, Hindistan'da bir üretim tesisi kurma planlarını başlattı.I august 2016 lanserte Ginoee planer om å bygge en fabrikk i India.
30 jeneratörlü rüzgar değirmeni tesisleri Scroby Sands'den görülür durumdadır.En vindfarm med 30 generatorer er innenfor sikten til byen ved Scroby Sands.
Kuruluş Güney Kaliforniya çölünde tesis edilmiştir.Organisasjonen er lokalisert i sørlige California.
Faks tesisi (tarayıcı olmadan) ve çok hesaplı POP3 / IMAP e-posta istemcisi gönderir ve alır.FTP – fildeling SMTP og IMAP/POP3 – sending og mottak av e-post.
1975 yılında Franco'nun ölümünden sonra, Kral Juan Carlos, demokratik bir hükümet tesis etmiştir.Ved Francos død i 1975 ble Juan Carlos konge og statssjef.
Bunun ardından yayın akışı geliştirildi ve 1991 yılında çağdaş bir yayın tesisi yapıldı.Det ble gjort utvidelser av sendeskjemaet og kanalen fikk en moderne struktur i 1991.
Ayrıca Bỉm Sơn/Vietnam'da üretim tesislerine de sahiptir.Indiska har også egne produksjonskontor i India.
Tesis yapılanması hala devam etmektedir.Listen blir oppdatert videre...
Kentte önemli bir sanayi tesisi yoktur.Byen har ingen industri av betydning.
Şehirde aynı zamanda kimyasal silah imha tesisi bulunmaktadır.Det er et stort arsenal av kjemiske våpen i byen.
Artık Ben çok usta bir tesisatçı lideri olmuştu.Han var en rendyrket slalåmspesialist.
Dinlenmek için herhangi bir tesis yoktur.Ingen symptomer ved hvile.
Bu alanda sulama ve enerji üretimi amaçlı herhangi bir tesis bulunmamaktadır.Som nevnt er det ikke nødvendig å få jevn energiproduksjon over året.
Yeni kampüs mevcut tesisin bir mil doğusundadır.Tettstedet Eltonåsen ligger en kilometer øst for Løkenfeltet.
Huzur ve adalet tesis edilmelidir." dedi.Vi ønsker å se ro og fred gjenopprettet».
Bu tesislerde ayrıca spor okulları da açılmaktadır.På denne tiden dukket også bygdeskolene opp.
Bunlardan 17'si gıda sanayi tesisleridir.Omtrent 70 000 av disse er produktnyheter.
Dökme yük tesisinin kapasitesi 34.000 tondur.Samlet vekt er om lag 34 000 tonn.
Turistik tesislerin restoran ve kafeteryaları da dışarıdan gelen konuklara açıktır.Parkering for beboere og gjester finnes også utendørs.
Maçların oynanacağı stadlar ve tesisler büyük hasar gördü.Tapstallene under angrepene og kampene var betydelige.
Sanayi tesisleri genellikle buradadır.Finnes vanligvis i landbruk.
Biyolojik arıtma, çoğunlukla akvaryum filtrelerinde ve atık su arıtma tesislerinde kullanılır.Slik filtermateriale brukes for eksempel i akvariefilter og i mange typer luftfilter.
Bunları gözlemleyen Will Rodman bir maymunu o genetik araştırmaların yapıldığı tesisten kaçırır.Will Rodman (James Franco) jobber med en kur for alzheimers sykdom ved å utføre tester på aper.
Kovuklarını genelde kumullara tesis ederler.De har derimot som regel tenner i kjevene.
Buralar çağına göre modern konaklama tesisleriydi.Spesielt i den tredje verden hadde dette aktualitet.
Bazı tesislerde şarap, misafirlere bedavaya tadımlık olarak verilmektedir.I Spania serveres ofte tapas som gratis tilbehør til drikken før middagen serveres.
O zaman türünün en modern süt işleme tesislerinden biriydi.Dette var de viktigste konserveringsmetodene for kjøtt den gangen.
Dereağzı Tesisleri 2003 yılında suni çimle kaplanmıştır.Enebolig i Skogveien i Bærum i 2003.
Avrupa Ombudsmanı, 1992 yılında Maastricht Anlaşması ile tesis edilmiş bir Avrupa Birliği kurumudur.Ombudsman Eropa didirikan melalui Traktat Maastricht yang ditandatangani tahun 1992.
Araştırma ve geliştirme tesisleri zaten 2.000'den fazla kişiyle doludur.Gedung penelitian dan pengembangannya ditempati oleh lebih dari 2.000 karyawan.
Mevcut tesisleri, 42 check-in bankoları, 8 transit-masa vardır.Fasilitas yang tersedia termasuk 42 meja check-in, 8 meja transit, 11 gerbang boarding.
Ülkedeki İspanyol hakimiyeti Paris Antlaşması (1763) ile yeniden tesis edilmiştir.Koloni Prancis di Amerika diserahkan kepada Kekaisaran Spanyol berdasarkan Traktat Paris (1763).
Fakat bu temizlik işlemi sadece uygun teknoloji ile donatılmış tesislerde gerçekleşmektedir.Desa ini masih sederhana dalam hal teknologi tepat guna.
Bu tesislerin çoğu yüksek teknolojik ekipmanlara sahiptir.Produk ini memiliki sebagian besar memiliki kualitas yang tinggi.
Bundan önce kadınların bu tür tesislere girme hakkı yoktu.Sebelumnya belum pernah gelar adat Pulanga ini diberikan kepada perempuan.
Pek çok locanın kendi tesislerini kurmaya gücü yetmezdi.Bangsa itu kurang dapat membanggakan pencapaiannya sendiri.
Dalgakıran Aralık 2006'da tamamlandı ve tesis inşaatları Nisan 2007'de başladı.Pemecah gelombang selesai bulan Desember 2006, dan infrastruktur mulai dibuat pada April 2007.
İran'daki petrol tesisleri ise İran hükümetinin denetiminde kaldı.Perubahan iklim di Jepang sedang ditangani di tingkat pemerintahan.
Max birkez orduda astronot olmuştu, ve bir tesisatçıydı (diğerlerinin arasında en iyi tesisatçı gibi görünür).Max tetap sendirian di padang pasir, sekali lagi menjadi drifter (pengembara).
Birçok üretim tesisleri ve projeler yapıldı.Banyak projek serta kolaborasi yang dilakukan.
İzmir'in simge sanayi tesislerinden birisidir.Mengurus sensus adalah salah satu aktivitasnya.
Bunların yanı sıra bazı küçük sanayi tesisleri de kurulmuştur.Di samping itu, dibuatkan pula kamar operasi kecil sederhana.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod