Ana içeriğe geç
Sözlük

tesis ile cümle

tesis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlçede konaklama tesisleri bulunmaktadır.Jsou zde však již znatelné prvky dospívání.
Sitede 32 ülkeden 300'e yakın tesis bulunmaktadır.V USA jde stále o ožehavou otázku vzhledem k aplikaci trestu ve 32 z 50 amerických států.
Tesiste bir adet lüks restaurant bulunmaktadır.Kamera zabírá interiér luxusní restaurace.
Şehirde İran Deniz Kuvvetleri'nin önemli tesisleri de bulunur.Je zde také hlavní základna Íránského námořnictva.
Son yıllarda artan turizmle birlikte insan baskısı artmış ve turistik tesisler inşa edilmeye başlanmıştır.V posledních letech se rozrostla turistika a rozkvetly tím pádem služby související.
Ayrıca, süt entegre tesisleri de bulunmaktadır.Někde jsou také loveny pro maso.
Tesisi mevcuttur.Zařízení je současné.
Bu ziyaretçilere ikram Hediyelik eşya mağazaları ve restoranlar dahil olmak üzere pek çok tesis bulunur.Na vrchu se nachází několik zařízení pro návštěvníky, včetně restaurace a dárkových prodejen.
Havalimanı ayrıca bagaj depolama tesisine sahiptir.Je také vybaven zařízením pro tankování za letu.
Bu alanda sulama ve enerji üretimi amaçlı herhangi bir tesis bulunmamaktadır.Tomu nelze z výrobně-technických důvodů úplně zamezit.
Bu tesis 5 milyon rupiye mal oldu ve bekleneni verdi.Stačilo nám pět dolarů, to bylo naše živobytí.
Akiferler büyük tesisler için onlarca yılın üzerindeki sürelerde depolama kapasitesi sunabileceklerdir.Acviferele ar putea oferi capacitate de stocare pentru instalații mari pentru mai multe decade.
Yörede, dağlık tesislerde kış sporları yapılmaktadır.Iarna, pe versanții montani se practică sporturi de iarnă.
Bu tesisler Göztepe'nin hakkıydı.Asta era nevoia acestei boemii.
Trabzonspor'a tesis kazandırdı.De asemenea, el a marcat împotriva lui Trabzonspor.
Bir su kanalı (diğer adı Cetvel-i Sim) piknik alanı, Kâğıthane dinlenme alanı olarak tesis edildi.Un canal de apă, o zonă de picnic, s-au stabilit ca zonă de agrement.
Tersane gemilerin inşa ve tamir edildiği tesise verilen addır.Aici se realizează construcții și reparații de nave.
Kamplardaki sağlık tesislerinin durumu korkunç boyutlardaydı.Condițiile soldaților în război erau groaznice.
ABD ile İngiltere, Irak'ın kimyasal silah ürettiğini iddia ettikleri tesislere saldırı düzenlediler.Statele Unite și Uniunea Europeană au acuzat guvernul sirian că au coordonat atacuri chimice .
Bu tesis takip eden yıllarda sürekli büyütülür.Acest raport este de așteptat să continue să crească în mod constant în următorii ani.
Maçların oynanacağı stadlar ve tesisler büyük hasar gördü.Distribuția echipelor și terenurile pe care s-au jucat meciurile au fost trase la sorți.
İki tankta başarılı bir şekilde Kharkov Komintern Locomotive Plant (KhPZ) tesislerine getirildi.Tancul urma să fie produs la uzinele Kharkiv Komintern Locomotive Plant (KhPZ) din Harkov, Ucraina.
Kırklareli’de toplam 224 sanayi tesisi bulunmaktadır.În Bardar sunt înregistrați circa 224 de agenți economici.
Ayrıca mermer üretim tesisleri de bulunmaktadır.Există, de asemenea, și trafic de marfă.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Odihna la pat nu este de ajutor.
Ülkedeki İspanyol hakimiyeti Paris Antlaşması (1763) ile yeniden tesis edilmiştir.Colonia franceză a fost cedată Imperiului spaniol în Tratatul de la Paris (1763).
Yol üzerinde birçok tesis bulunmaktadır.Exista multe studii pe tema asta.
Bu devletlerin amacı eski sistemi tekrar tesis etmekti.S-a întors oare trecutul să-l bântuie pe acest bătrân?
Bunların yanı sıra bazı küçük sanayi tesisleri de kurulmuştur.La rândul lor, acestea sunt produse de numai câteva întreprinderi mari.
2013 yılı itibarıyla turistik belge sahibi 3000 tesiste 755.000 yatak bulunmaktadır.Pentru finala din 2010, din motive de siguranță, vor fi disponibile numai 75.000 de bilete.
Ayrıca soğuk hava tesisleride vardır.Trăiește de asemenea in apă rece.
Ayrıca, 1 adet Turizm işletme belgeli tesis ve çok sayıda lokanta mevcuttur.Aici se află un birou de informații turistice și câteva magazine.
Kızıldere tesisleri 20MW kapasiteye sahip olup yıllık 12-15 MW ortalama kapasiteyle çalışır.A kızılderei erőmű jelenleg 20 MW kapacitású, amiből éves átlagban 12-15 MW-ot hasznosítanak.
Allectus, yenilerek öldürüldü ve Britanya'daki Roma hakimiyeti yeniden tesis edildi.Allectust legyőzték és megölték, a római fennhatóságot pedig helyreállították Britanniában.
Şehirde aynı zamanda kimyasal silah imha tesisi bulunmaktadır.A múltban a városban vegyi fegyvereket is gyártottak.
Şehirde önemli sanayi tesisleri vardır.Fontos ipari létesítmények vannak a városban.
Bir hafta kadar tesislerde kalmıştım.A munkálatok egy hétig tartottak.
Omurgaları 16 Mart 1914 tarihinde Brooklyn Donanma Tesislerinde havuza alındı.A hajó gerincét 1914. március 16-án fektették le a brooklyni hajógyárban.
Geri dönüşüm tesislerimiz oldukça yetersizdir.A ránk maradt források is meglehetősen következetlenek.
Adaya ileriki zamanlarda bir tesis kurulacaktır.Újra átélhetjük a Sziget elköltöztetésének pillanatait.
Ayrıca gıda endüstrisine yönelik çeşitli fabrika ve entegre tesisler de faaliyete geçmiştir.Továbbá a járásban pár építő- és élelmiszeripari cég működik.
Kamplardaki sağlık tesislerinin durumu korkunç boyutlardaydı.A körülmények a táborban szörnyűek voltak.
Ayrıca ilçede sanayi tesisleri ve kombinalar bulunmaktadır.Továbbá az ölésnek vannak fokozatai és kombinációi is.
"Negredo, tesislerden eşyalarını topladı ve ayrıldı!Jill összepakolja a holmiját és elmegy.
Üzerinde 2 konik tepe bulunan adada yerleşim birimi ya da turistik tesis bulunmamaktadır.Két olyan karsztbarlang van a szigeten, amelyek kisérő nélkül is látogathatók.
Şehirde tekstil ve yiyeceğe dayalı küçük sanayi tesisleri bulunmaktadır.Több kisebb élelmiszer- és textilipari vállalkozás is működik a városban.
1999 yılında Olimpiyat tesisleri içinde kuruldu.A következő év az olimpia jegyében telt.
Böylece 1555 yılında Kırkçeşme Su Tesislerinin inşaasına başlanmış oldu.Ennek köszönhetően épült meg a Kırkçeşme Vízellátó Rendszer 1555-ben.
Ancak arkada bulunan Gazhane tesisleri en büyük problemi teşkil ediyordu.Mégis, a baglyok animálásában az aprólékos dolgok jelentették a legnagyobb kihívást.
Sanayi tesisleri daha çok Aşkabat'ta yoğunlaşmıştır.Munkakapcsolatuk szerelemmé mélyült.
Saat 04:30'da Midway Adaları'na uçaklara ve tesisatlara zarar veren bir saldırı dalgası gönderdi.6 óra 31 perckor a Midway-szigetek légelhárítása tüzet nyitott a támadó repülőgépekre.
Ensenada'da liman tesisleri bulunur.A legközelebbi kikötő Ensenada városában található.
Bu tesiste bir şeylerin ters gittiği ortaya çıkmıştır.Úgy tűnt, mintha valami pusztító dolog elől menekülne.
12,5 yıl Sosyal Tesisler yöneticiliği yaptı.Két és fél évig kormányozta az egyházat.
Tersane gemilerin inşa ve tamir edildiği tesise verilen addır.Ez volt az utolsó hely, ahol hadihajókat építettek és javítottak.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Nem hiszem, hogy a hosszabb pihenő segíthetne.
Erişim tarihi: 25 Mart 2010. ^ "Stad ve Tesisler".Egyed Ákos (2008. március 25.). „Helyzettudat és vállalás”.
Yol üzerinde birçok tesis bulunmaktadır.Rengeteg csomagot találunk ezen az oldalon.
Şirketin personelinin çabalarının ötesinde, fabrikalarda ve diğer tesislerde çok az şey çalışıyordu.Lakói ekkor már kevés kivétellel a gyárak munkásai voltak.
Sözcük olarak banya Bulgarcada banyo ya da yıkanma, Sırpçada da içme (içmece) tesisleri anlamına gelir.A rendes, nem ikes igék a tárgyra vonatkoznak, vö. fürdet, vagyis valakit pl. kádban mosdat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod