Ve onlara bakardım, bu bir tesadüf değil.И ги гледах, това не е случайност.
Ve onlara bakardım, bu bir tesadüf değil.И я, бывало, смотрел на них, думая, что это не случайность.
Ve onlara bakardım, bu bir tesadüf değil.І, дивлячись на них, я думав: це не випадково.
Ve onlara bakardım, bu bir tesadüf değil.והייתי מסתכל עליהם, זו לא תאונה.
Ve onlara bakardım, bu bir tesadüf değil.وأقوم بمشاهدتهم، هذه ليست مصادفة.
Ve onlara bakardım, bu bir tesadüf değil.上がったり下がったり
Ve tesadüfi değişkenimi yani X İ şöyle tanımlayacağım. Büyük harfle X olacak.Хвърлям я пет пъти.
Ve tesadüfi değişkenimi yani X İ şöyle tanımlayacağım.Hodím ji pětkrát. A to si zadefinuji jako náhodnou proměnnou řekněme X.
Ve tesadüfi değişkenimi yani X İ şöyle tanımlayacağım.I zdefinuję zmienną losową, którą nazwę X.
Ve tesadüf olmasa gerek mutluluk seviyemiz de son elli yıldır hiç artmıyor.그리고 아마 필연적으로 50년동안 지속되는 일정한 행복지수겠죠.
Ve tesadüf olmasa gerek mutluluk seviyemiz de son elli yıldır hiç artmıyor.ואולי לא במקרה, רמות האושר שלנו לא עלו כבר 50 שנה.
Ve tesadüf olmasa gerek mutluluk seviyemiz de son elli yıldır hiç artmıyor.وربما ليست مصادفة أن مستويات السعادة راكدة طوال الـ 50 سنة الماضية
Ve tesadüf olmasa gerek mutluluk seviyemiz de son elli yıldır hiç artmıyor.ここ50年間横ばいなのもこのためです そこで改善策を提案したいと思います
Ve tesadüf olmasa gerek mutluluk seviyemiz de son elli yıldır hiç artmıyor.或者唔係偶然地, 我們嘅幸福水平在過去50年來都係無變化嘅。
Victor Kislyi, Petr Bityukov ile her zaman yakın olmuştu ve toplantılarından birinde ilginç bir tesadüf oldu.빅터 키슬리는 항상 피터 비츄코프(Petr Bityukov)와 긴밀한 관계를 유지했고, 어느 날 둘의 만남에서 운명적인 사건이 일어났습니다
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonra50 anni dopo dall'accidentale incontro di Watson con il Sole,
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonra50 años después del encuentro accidental de Watson con el Sol,
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonra50 ans après la rencontre fortuite de Watson avec le soleil,
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonra50 år efter
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonra50 évvel azután, hogy Watson véletlenül találkozott a Nappal,
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonra50 jaar na de toevallige ontmoeting van Watson met de Zon
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonra50 Jahre nach
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonra50 שנה אחרי הפגישה המקרית של ווטסון עם השמש,
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonra50年でした ジャンスキーが注意深く聞いたことで
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonraPadesát let po Watsonově náhodném setkání se Sluncem
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonraWatson이 태양과 우연히 맞닥뜨린 이후 50년동안
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonraخمسون سنة مضت على لقاء واتسون العرضي مع الشمس,
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Är det en oförklarlig tur, som den kosmologiska konstanten?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Atau itu adalah semacam kebetulan yang tidak dapat kita jelaskan, seperti konstanta kosmologis ?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Czy jest to jakiś szczęśliwy zbieg okoliczności, którego nie da się wyjaśnić, jak stała kosmologiczna?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?아니면 그것은 우주상수와 같은 우리가 설명할 수 없는 행운의 종류인가요?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?¿o es una especie de serendipia que no podemos explicar, como la constante cosmológica?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Of is het een soort serendipiteit die we niet kunnen verklaren, zoals de kosmologische constante?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Oppure è una sorta di serendipidità che non possiamo spiegare, come la costante cosmologica?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Ou est-ce une sorte de sérendipité que je ne peux expliquer, comme la constante cosmologique ?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Ou será uma forma de providência que não posso explicar, como a constante cosmológica?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Sau este un fel de serendipitate pe care nu ne-o putem explica, ca şi constanta cosmologică?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Vagy ez valamiféle megmagyarázhatatlan jó szerencse, mint a kozmológiai állandó?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Vai johtuuko se onnekkaista sattumista, joita emme voi selittää, kuten kosmologinen vakio?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Ή είναι ένα είδος εύνοιας που δεν μπορούμε να εξηγήσουμε, όπως και η κοσμολογική σταθερά;
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Або може це провидіння, яке не можна пояснити, як космологічної константи?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Или е някакъв знак на съдбата, който не можем да обясним, като космологичната константа?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?Или может быть это волшебство, которое нельзя объяснить, вроде космологической константы.
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?או שאולי זה סוג של גילוי אקראי שאני לא יכולה להסביר, כמו קבוע קוסמולוגי?
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?أم أنه نوع من الصدفة التي لا يمكن تفسيرها، على غرار الثبات الكوني؟
Ya da açıklayamadığımız bir çeşit tesadüf müdür, kozmolojik katsayı gibi?私が考える大きなこととして、事故も挙げられます。
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Aceasta înseamnă că trebuie să privim altfel consecințele neprevăzute.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Así que esto significa que tenemos que tener una visión distinta sobre las consecuencias imprevistas.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Cela signifie qu'il nous faut adopter une vue différente des conséquences inattendues.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Ciò vuol dire che dobbiamo avere una diversa prospettiva delle conseguenze non previste.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Das bedeutet, dass wir gegenüber unbeabsichtigten Konsequenzen einen anderen Standpunkt beziehen müssen.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Dit betekent dat we onbedoelde gevolgen anders moeten gaan bekijken.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Ez azt jelenti, hogy másképpen kell néznünk a véletlen következményekre.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.그래서 이것은 우리가 의도하지 않은 결과의 다른 견해를 취할 필요가 있다는것을 의미합니다.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Oznacza to, że musimy inaczej oceniać niezamierzone skutki.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Vì vậy điều này có nghĩa rằng chúng ta cần có một cái nhìn khác về những hậu quả không lường trước.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Αυτό λοιπόν σημαίνει πως έχουμε ανάγκη από μια διαφορετική οπτική γωνία των αθέλητων συνεπειών.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Значи това означава, че имаме нужда от различна гледна точка за непреднамерените последици.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Це означає, що ми повинні прийняти іншу точку зору щодо непрогнозованих наслідків.
Yani bu demektir ki tesadüfi sonuçlara farklı bir bakış açısıyla bakmalıyız.Это означает, что нужно по-другому смотреть на непредвиденные последствия.