Ana içeriğe geç
Sözlük

tesadüf ile cümle

tesadüf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tesadüf, birleşik zihinlere destek olur.Szansa sprzyja umysłom połączonym.
Tesadüf, birleşik zihinlere destek olur.Toeval begunstigt het verbonden brein.
Tesadüf, birleşik zihinlere destek olur.Η τύχη ευνοεί τα συνδεδεμένα μυαλά.
Tesadüf, birleşik zihinlere destek olur.Удача благосклонна соединенным умам.
Tesadüf, birleşik zihinlere destek olur.Удача посміхається поєднаним розумам.
Tesadüf, birleşik zihinlere destek olur.Шансът благоприятства свързания ум.
Tesadüf, birleşik zihinlere destek olur.הזדמנויות נוטות חסד לנפשות ומוחות מקושרים.
Tesadüf, birleşik zihinlere destek olur.الحظّ يُفضّل العقول المترابطة.
Tesadüf, birleşik zihinlere destek olur.ありがとうございました
Tesadüfe bak.Che coincidenza.
Tesadüfe bak.Co za zbieg okoliczności.
Tesadüfe bak.Hvilket sammentræf.
Tesadüfe bak.Mikä yhteensattuma.
Tesadüfe bak.Qué casualidad.
Tesadüfe bak.Que coincidência.
Tesadüfe bak.Vilket sammanträffande.
Tesadüfe bak.Τι σύμπτωση.
Tesadüfe bak.Какое совпадение.
Tesadüfen karşılaştık.우연히 만났어 정말 우연히...
Tesadüfen karşılaştık.Nos encontramos de casualidad.
Tesadüfen karşılaştık.Nos encontramos por acaso.
Tesadüfen karşılaştık.Ми просто зустрілися випадково.
Tesadüfen karşılaştık.لقد تقابلنا صدفة
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Aj ja som bol v tú noc na Time Square, mal som vystúpenie.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Eram şi eu în Times Square în acea seară cu un spectacol de comedie.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Il se trouve que j'étais à Times Square ce soir là et je faisais un spectacle.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.저는 그 날 밤 우연히 타임즈 광장에서 코미디 쇼를 하고 있었죠.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Nekem épp azon az estén volt a Times Square-en fellépésem.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Nou, die keer had ik toevallig een optreden op Times Square.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Ora, per coincidenza ero a Times Square quella sera per fare uno spettacolo.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Por acaso, eu estava em Times Square nessa noite a fazer um espetáculo de comédia.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Por casualidad, yo estaba en Times Square esa noche haciendo una comedia.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Przypadkiem byłem wtedy na Times Square ze swoim występem.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Satuin olemaan Times Squarella sinä iltana esiintymässä showssa.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Saya kebetulan ada di Times Square malam itu mengadakan pertunjukan komedi.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Tình cờ đêm đó tôi cũng đang ở Quảng trường Thời Đại trong một chương trình hài.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Tu noc jsem náhodou na Times Square byl taky, měl jsem vystoupení.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Zufälligerweise war ich an diesem Abend am Times Square und gab eine Vorstellung.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Έτυχε να βρίσκομαι στη πλατεία Τάιμς εκείνο το βράδυ κάνοντας ένα κωμικό πρόγραμμα.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.И мне довелось быть на Таймс-Сквер в тот вечер со своим комедийным шоу.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.Сега, по случайност бях на Таймс Скуеър през тази нощ, правех комедийно шоу.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.עכשיו, אני במקרה הייתי בכיכר הטיימס באותו לילה, עשיתי מופע סטאנד אפ.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.الآن ، حدث أنّي كنت هناك في تايمز سكوير في تلك الليلة أقدّم عرضا كوميديا.
Tesadüfen o gece Times Meydanı'nda bir komedi şovum vardı.タイムズスクウェアにいました その数ヶ月前 テキサス オースティンで国税庁に
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Accidentalmente, había sido la primer persona que las había sintonizado.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Acidentalmente, ele foi a primeira pessoa a sintonizá-las.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Dia secara tidak sengaja telah menjadi orang pertama yang mendengarkannya.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.El a fost, accidental, prima persoană care să le recepționeze.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Er war zufälligerweise der erste Mensch, der zuhörte.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Han hade oavsiktligen blivit den första att ratta in dem.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Hoàn toàn tình cờ, ông đã trở thành người đầu tiên bắt sóng chúng.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Il était devenu par hasard la première personne à s'y brancher.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.그는 우연히도 그것들을 청취하게된 최초의 사람이 된 것입니다.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Lui è stato, per caso, la prima persona a sintonizzarle.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Náhodou bol prvým človekom, ktorý sa na ne naladil.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Náhodou se stal prvním člověkem, který si je naladil.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Per ongeluk was hij de eerste geweest die erop had afgestemd.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Przypadkowo stał się pierwszym człowiekiem, je usłyszał.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Véletlenül lett ő az első ember, aki vette az adást.
Tesadüfen onları bulan ilk kişi oldu.Είχε γίνει τυχαία το πρώτο άτομο που συντονίστηκε μαζί τους.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod