Bir terzi'nin oğlu olarak doğdu.스위스의 목사의 아들로 태어났다.
Kaderin, terzilere layık gördüğü ödüldür bu.의민단의 재정은 신자들의 헌금으로 충당되었다.
Amasyanın Terzi köyünden hayvan otlatmak için yaylaya çıkarlarmış.대원군은 아버지 남연군의 묘를 이곳으로 이장하기 위해 가야사를 불태웠다.
Salgından sonra Chicago’ya yerleşerek terzilik yaptı.프랭크가 자신의 집을 폭파시킨 뒤 시카고를 떠난다.
26 Mart 2015 tarihinde yerine Kaan Terzioğlu'nun getirildiği açıklandı.ב-26 באוגוסט 2015 הושאל למרסיי.
Babası Andrea tefeci dükkânında görevliydi, annesi Domenica Nava ise terziydi.אמה של קארינה הייתה בעלת חנות הלבשה, ואביה היה קברניט של ספינה, אשר עזב את המשפחה שנה לאחר הולדתה.
İkisi, bir terziden kiraladıkları bir oda paylaştılar.Двамата отиват да огледат стая, давана под наем.
Şahitlerden birisi Hagop Terziyan idin.Малко по-късно един от свидетелите по делото е пребит.
Amasyanın Terzi köyünden hayvan otlatmak için yaylaya çıkarlarmış.Luke, prenijevši u nju spašene stvari iz kapele u selu.
Babası Amanullah otobüs şoförü, annesi Sehrun ise terzi olarak çalışmıştır.Njen je otac radio kao kurir na istom odjelu kao njena majka, a poslije je radio kao vozač autobusa.
İkisi, bir terziden kiraladıkları bir oda paylaştılar.Jednu izbu v byte prenajali trom pánom.
Amasyanın Terzi köyünden hayvan otlatmak için yaylaya çıkarlarmış.Partizáni sa nakoniec rozhodnú ukradnúť kravu od miestneho dedinčana.
Fötür şapka Karahallılı terziler tarafından dikilmiştir.Hrebeň je vyhľadávaný horolezcami.
Andrea del Sarto 16 Temmuz 1486'de Floransa'da bir terzinin üçüncü oğlu olarak doğdu.Andrėa del Sartas gimė 1486 liepos 16 d. Florencijoje.
Amasyanın Terzi köyünden hayvan otlatmak için yaylaya çıkarlarmış.Võtsime kõuts Tooma loomade varjupaigast.
16 Mart 2019'da ise Kaan Terzioğlu görevinden istifa ederek yerine vekaleten Murat Erkan gelmiştir.1. märtsist 2016 pikendati liini Pinna peatuse asemel Priisleni.
Terzi Baba'nın ölümü 1848 yılında koleradan olmuştur.Fredi isa suri 1918. aasta gripipandeemia ajal.
Yarın terziye bir takım elbise diktireceğim. (ne?)Võtame propositsiooni S, et ma ajan homme habet.
Belki hemen yandaki terziye gidip onu da bu sisteme, bu ağa dahil ediyorlar.Možná zapojí do sítě také krejčího.
Belki hemen yandaki terziye gidip onu da bu sisteme, bu ağa dahil ediyorlar.Можливо, він також залучає до роботи кравця з мережі.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Aj kopal adresu krajčír z neho, a nechal pracovať na vec v hodine.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Aku menggali alamat dari penjahit keluar dari padanya, dan telah mereka bekerja pada benda itu dalam jam.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Am sapat adresa de croitori din el, şi le-au de lucru pe lucru în interiorul oră.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Én ástak a címet a szabók belőle, s azokat dolgozik a dolog belsejében az órát.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Ho scavato l'indirizzo del sarti da lui, e li fece lavorare sulla cosa all'interno l'ora.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Ich grub die Adresse der Schneider aus ihm heraus und ließ sie arbeiten an der Sache in der Stunde.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.I wykopali adres krawców z niego, i miał ich pracy na rzecz wewnątrz godzinę.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Jag grävde adressen till skräddare ur honom, och lät dem arbeta på sak inne i timmen.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Jaz izkopali naslov krojače iz njega, in jima delajo na stvar znotraj uro.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Jeg har gravet adressen på skræddere ud af ham, og lod dem arbejde på de ting inde i timen.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Kaivoin osoite räätälit ulos hänestä, ja heidät oli työskennellyt asia sisällä tunti.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.나는 그를 밖으로 맞추어의 주소를 파고, 그하고 싶은 얘기가 작업을했다 시간 안에.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Tôi đào địa chỉ của các thợ may ra khỏi anh ta, và họ đã làm việc trên các điều bên trong các giờ.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Έσκαψα τη διεύθυνση του ράφτες έξω από αυτόν, και είχε τους εργάζονται για το θέμα μέσα στην ώρα.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Аз съм изкопал адрес на шивачите от него, и ги е да работи върху нещо вътре в час.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Я викопав адресу кравці з нього, і примушував їх працювати над річчю на годину.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.Я выкопал адрес портные из него, и заставлял их работать над вещью в час.
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.حفر لي عنوان الخياطين خرج منه ، وكان لهم العمل على الشيء
Ben onu dışarı terziler adres kazdık ve onlara bir şey üzerinde çalışıyoruz vardı saat içinde.時間の内側。 "Jeevesは、"私はその日の夕方だ。
-Ben terzi olabilir miyim?- Jak zečneme?
-Ben terzi olabilir miyim?- Kapan kami mulai?
-Ben terzi olabilir miyim?- Mogę być krawcową?
-Ben terzi olabilir miyim?- Sem lahko šivilja?
-Ben terzi olabilir miyim?-Πως αρχίζουμε?
-Ben terzi olabilir miyim?- Маже ли да стана шивачка?
Bir zamanlar... Sanatçıların çok sevdikleri bir terzi vardı.Det var en gång ... en sömmerska som älskades av alla artister.
Bir zamanlar... Sanatçıların çok sevdikleri bir terzi vardı.Er was eens... ... een couturière die geliefd was bij artiesten.
Bizim isteğimiz, bir İtalyan tasarımcı firma ile ortaklık. Evet, dünyanın en iyi terzileri bizde.A więc, kiedy wybucha przemoc w kraju takim, jak Afganistan, to właśnie przez taką historię.
Bizim isteğimiz, bir İtalyan tasarımcı firma ile ortaklık. Evet, dünyanın en iyi terzileri bizde.Тож коли насильство набирає розмаху в такій країні, як Афганістан, причиною є його законність.
Evet, dünyanın en iyi terzileri bizde.Ja, wir haben die besten Sticker in der
Evet, dünyanın en iyi terzileri bizde.이와 같은 유산때문입니다.
Evet, dünyanın en iyi terzileri bizde.Lo que queremos es una asociación con las marcas de diseño italiano.
Evet, dünyanın en iyi terzileri bizde. Neden, Kuzey İtalya'da yapılanı yapamıyoruz?Co chceme, je partnerství s italskými návrhářskými společnostmi.
Evet, dünyanın en iyi terzileri bizde.Si, abbiamo i migliori ricamatori del mondo!
Evet, dünyanın en iyi terzileri bizde.Да, имаме най-добрите майстори на бродерии в света!
Evet, dünyanın en iyi terzileri bizde.Да у нас самая лучшая вышивка в мире!
Evet, dünyanın en iyi terzileri bizde.זה בגלל מורשת זו.
Evet, dünyanın en iyi terzileri bizde.الايطا لية . نعم , نحن نملك افضل ا لمطرزون في
Evet, dünyanın en iyi terzileri bizde.しかし理解しないといけないのは
Manina Terzidou, Ruh Sağlığı Araştırma Enstitüsü Üniversitesi (UMHRI), Yunanistan.Manina Terzidou, Instituto Universitario de Investigación sobre Salud Mental (UMHRI), Grecia.