Ana içeriğe geç
Sözlük

tersine ile cümle

tersine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kahretsin, bunları fena halde tersine çevirdin.Надо же, как ты их перемешала.
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.A neobcujte s skutky neužitečnými tmy, ale raději je trescete.
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.A nezúčastňujte sa s neposlušnými na jalových skutkoch tmy, ale ich radšej ešte kárajte.
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.A nie spółkujcie z uczynkami niepożytecznemi ciemności, ale je raczej strofujcie.
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.Doe niet mee aan de zinloze praktijken, die in de duisternis plaatsvinden, maar stel ze aan de kaak.
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.e não vos associeis �s obras infrutuosas das trevas, antes, porém, condenai-as;
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.e non partecipate alle opere infruttuose delle tenebre, ma piuttosto condannatele apertamente
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.És ne legyen közösségtek a sötétségnek gyümölcstelen cselekedeteivel, hanem inkább meg is feddjétek azokat;
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.et ne prenez point part aux oeuvres infructueuses des ténèbres, mais plutôt condamnez-les.
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.in ne udeležujte se nerodovitnih del teme, marveč še grajajte jih;
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.너희는 열매 없는 어두움의 일에 참예하지 말고 도리어 책망하라
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.Och haven ingen delaktighet i mörkrets gärningar, som icke giva någon frukt, utan avslöjen dem fastmer.
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.og ha intet å gjøre med mørkets ufruktbare gjerninger, men refs dem heller!
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.Og haver ikke Samfund med Mørkets ufrugtbare Gerninger. Men revser dem hellere;
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.şi nu luaţi deloc parte la lucrările neroditoare ale întunerecului, ba încă mai de grabă osîndiţi-le.
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.und habt nicht Gemeinschaft mit den unfruchtbaren Werken der Finsternis, strafet sie aber vielmehr.
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.và chớ dự vào công việc vô ích của sự tối tăm, thà quở trách chúng nó thì hơn;
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.và chớ dự vào công_việc vô_ích của sự tối_tăm , thà quở_trách chúng_nó thì hơn ;
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.y no tengáis ninguna participación en las infructuosas obras de las tinieblas; sino más bien, denunciadlas
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.Και μη συγκοινωνειτε εις τα εργα τα ακαρπα του σκοτους, μαλλον δε και ελεγχετε
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.и не участвуйте в бесплодных делах тьмы, но и обличайте.
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.и разговаряйте се със псалми и химни и духовни песни, като пеете и възпявате Господа в сърцето си,
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.І не приставайте до неплідних дїл тьми, а лучче ж винуйте їх.
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.ואל תשתתפו עם מעשי החשך אשר לא יעשו פרי כי אם הוכח תוכיחו אותם׃
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.ولا تشتركوا في اعمال الظلمة غير المثمرة بل بالحري وبخوها.
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.那 暗 昧 無 益 的 事 、 不 要 與 人 同 行 、 倒 要 責 備 行 這 事 的 人
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.那 暗昧 無益 的 事 、 不 要 與人 同行 、 倒要 責備 行 這事 的 人
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Adevăruri Evidente nu șterge diferențele dintre noi. Dimpotrivă, le subliniază.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Indlysende sandheder fjerner ikke forskellene mellem os. Faktisk, tværtimod, fremhæver det dem.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.'자명한 진실'은 우리 사이의 간극을 지워버리지는 않아요. 사실 오히려 그 간극을 더 눈에 띄게 하죠.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor."Self Evident Truths" hebt nicht die Unterschiede zwischen uns auf. Im Gegenteil, es betont sie.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Self Evident Truths nesmazává rozdíly mezi námi. Ve skutečnosti je to naopak, zdůrazňuje je.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Self Evident Truths no borra las diferencias que hay entre nosotros. De hecho, por el contrario, las resalta.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Self Evident Truths non cancella le differenze tra di noi. Al contrario, le mette in risalto.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.'Self Evident Truths' wist de verschillen tussen ons niet uit. Sterker nog, het benadrukt ze.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Självklara Sanningar suddar inte ut gränserna mellan oss. I själva verket är det tvärtom, de understryker dem.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor."Очевидни истини" не заличава разликите между нас. Всъщност обратното, подчертава ги.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.Самоочевидные истины не стирают различия между нами. На самом деле, они, напротив, высвечивают их.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.מיזם "אמיתות שמוכחות מאליהן" לא מוחק את ההבדלים בינינו. להיפך: הוא מדגיש אותם.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.الاثبات الذاتي للحقائق لا تمحو الاختلافات بيننا في الواقع علي العكس تماما انها تظهرها.
Kendinden Menkul Gerçekler aramızdaki farklılıkları silmiyor; aslında, tersine, onları vurguluyor.実は 逆に浮き彫りにします この取り組みは 個性が違う
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.Anh ta không hề sồ sề, anh ta có dáng người khỏe mạnh.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.És nem volt elhízva, remek fizikai állapotban volt.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.Hij had geen overgewicht, was in zeer goede conditie.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.Il n'était pas gros, il était en très bonne forme physique.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.살쪄 보이지도 않았고 신체도 아주 좋아 보였어요.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.Não era obeso, aliás, estava em excelente forma física, e não tinha calças de fato de treino.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.Nemal nadváhu, bol vo veľmi dobrej fyzickej kondícii.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.Non era sovrappeso, era in ottima forma fisica.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.No tenía sobrepeso, tenía una muy buena condición física.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.Nu era grăsuţ. Era în formă fizică bună.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.Und er war nicht übergewichtig, er war in sehr guter Form.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.W bardzo dobrej kondycji fizycznej.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.Δεν ήταν υπέρβαρος, ήταν σε πολύ καλή φυσική κατάσταση.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.В нього не було зайвої ваги, він був у дуже добрій фізичній формі.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.Он не был полным, он был в очень хорошей физической форме.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.Той не беше дебел, беше в много добра физическа форма.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.הוא לא היה שמן, הוא נראה בכושר טוב,
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.ولم يكن يبدو بدينا، كان جسمه يبدو جيدا جدا.
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.スウェットではなく
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod