ters ile cümle
ters kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Oysa soy bilimde bunun tam tersi geçerlidir.I dette funnet er det helt omvendt.
Bunun tam tersi de geçerlidir.Det samme skjer i motsatt retning.
Aralık 2009'dan itibaren Ters Cephe programında yorumculuk yapmaya başladı.Hun har siden januar 2012 vært programleder for morgenprogrammet Starting Point.
Oysa Einstein, bunun tam tersini yaptı.Andre mente det tvert motsatte.
Tam tersine toplamaya göre ters, sıfırdan çıkarma olarak düşünülebilir: −a = 0 − a.Løsningen kan finnes ved at å anta at hunden starter ut i punktet (a,0).
ABD yapımı Boeing B-29 Superfortress uçağının ters mühendislikle geliştirilmiş bir kopyasıdır.Det var en kopi av den amerikanske Boeing B-29 Superfortress.
Cebirde artı işareti, çoğunlukla toplamaya göre ters (bazen negasyon olarak adlandırılır) işlemini ifade eder.Han er beskrevet som høy, kraftig, veldig muskuløs (som en vektløfter), og fremstår for de fleste som svær.
Murphy Kanunları ise olaya tersinden yaklaşır: Bir olay mümkünse, gerçekleşir.Murphys lov postulerer at: Ting vil gå galt uavhengig av situasjon hvis gitt muligheten.
Tersane kethudası.Vågan menighetsråd.
"Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir."Om noen drar ham opp igjen, er det en ulykke.»
Yürü onun da tersine Görsün oyunun sonunu!Idet hun får øye på ham, slutter spillet.
Tersiyer nedenler ise hipotalamustan salgılanan TRH yetersizliği kaynaklıdır.Global ustabilitet som følge av usikkerhet i markedet.
Sıçrama geri tersinirdir ve koloni tipi kalıtsaldır.Gattet sitter langt bak, og fargemønsteret er karakteristisk.
Fakat bazı şeyler ters gider.Noe gikk galt.
Partyn'lerde ise bu süreç tam tersine işler.I resten av visa er det motsatt.
Sahne adı Midge'i, gerçek adı olan Jim'in fonetik olarak ters çevrilmesiyle oluşturmuştur.Kunstnernavnet Midge er fornavnet Jim fonetisk baklengs.
Tersine Dr. Hegner'in dostluğumuzun anısına onları saklayacağını düşünüyorum."Da er det nødvendig for dikteren å vekke hjertets erindring for på den måten å forløse nestekjærligheten».
Asit lavlar akışkan olmadıklarından çevreye yayılamazlar; tersine, kubbemsi yığın olarak katılaşıp kalırlar.La dem heller ikke trampe med føttene, slik at det kan erkjennes hva de skjuler av pynt.
Haçın ters tarafı pürüzsüzdür.Baksiden av korset var uten motiver.
(Müthiş terslikleri...)(De gærne har'e godt).
Tam tersine, zevkine düşkün, tembel ve kendi değerlendirmesiyle zeka düzeyi düşük bir ayı idi.Han var en folkelivsskildrer av rang, ekte i sin kjensle og trøysom i sin fortellermåte.
Tatarların tersine Çuvaşların çoğu vaftiz olmuştur.De fleste kristne karenere er baptister.
Aktif tabakanın kalınlığı yük taşıyıcı hareketliliğiyle(Mobilite) ters orantılıdır.Mobilt steinknuseanlegg er et beltegående mobilt (bevegelig) knuserverk.
Tersi olarak da, n-tipinde serbest elektronlar çoğunluk taşıyıcı, delikler azınlık taşıyıcısıdır.I p-type halvledere er hull majoritetsbærere og elektroner minoritetsbærere.
Eğer bir önerme doğruysa, o zaman tersi de yanlıştır.Hvis et utsagn er sant, er dets negasjon falsk, og motsatt.
Bu gelişme adanın komşusu olan Saint Kitts adasındaki gelişmelerin tersidir.Dette prestegjeldet ligger på øya Saint Kitts.
Olumsuz şekliyse bunun tam tersidir.På den positive siden er effektene slett ikke dårlige.
Birebir örten fonksiyonlar terslenebilir özelliktedir ve bu tip fonksiyonlara permütasyon ismi verilir.En bijektiv funksjon fra og til den samme mengden kalles for en permutasjon.
Bu durumda imaj dik hale gelir, fakat hala soldan sağa terstir.Hesten har alltid løpt mot høyre, men løper nå mot venstre.
Diğer bir grupa ise bunun tam tersine dair kanıtlar verilmiştir.Fra andre hold har det motsatte blitt fremholdt.
Bundan sonra her şey ters gitmeye başlar.«Det var da det hele begynte å gå galt ...
Buna karşılık alternatif akımda eşit zaman aralıklarıyla akım yönü tersine döner.Slik fortsetter løperen med vekslende sider.
Ters transkripsiyon çok hataya eğilimlidir ve bu süreç zarfında mutasyonlar meydana gelebilir.Dette systemet er svært nøyaktig, men feil kan allikevel forekomme og det kan oppstå en mutasjon.
Kırpma özelliği yönünün tersine görüntüleri saat yönünde,saat yönünün tersine döndürmekte etkindir.Beskrivelsen av hoppene under er gjort for hopp med rotasjon mot klokken.
Ayrıca tersane kullanılamaz duruma geldi.Også her unngår man bruk av stakken.
Tersinir kimyasal, fiziksel ve mekanik olarak geri dönüştürülebilir demektir.Vann kan bindes til materialer kjemisk, fysikalsk, og mekanisk.
GYK'de bu durumun tersi görülür.I Tyskland fant Kellert det motsatte.
Tetrasyonun iki ters fonksiyonundan biridir.Den er en av Tverrelvas to tilløpselver.
Moss ve Fredrikstad'da tersaneler bulunmaktadır.Det er menigheter i Stavanger og Fredrikstad.
Yüzey akıntısı ise ters yönde ve daha az tuzlu sudur.Båtene er uegnet på grunt vann og i islagte farvann.
Tam tersi, c'yi aşan grup hızları, aynı zamanda deneylerde gözlemlenmiştir.Sebaliknya, kecepatan kelompok melebihi c, juga telah ditunjukkan dalam percobaan.
Bu irrasyonel fonksiyonların integrallerini (terstürevlerini) barındıran bir listedir.Artikel ini merupakan daftar integral dari fungsi irrasional.
Büyüklüğü dalga sayısı ve açısal dalga sayısıdır(dalga boyu ile ters orantılıdır).Hukum yang terdapat di dalam nya adalah ucapan dan gubahan Yang Mahakuasa,yang senyata-nyatanya.
Bu kuvvet elektronun kendi üzerindeki alanının tersine reaksiyonuna neden olur.Gaya ini disebabkan oleh reaksi balik medan elektron terhadap dirinya sendiri.
Sonra arar, ancak terslenir.Lalu menangislah ia tersedu-sedu.
Bazıları ise tam tersine bu kaynaklara aşırı güvenmektedir ve doğruluğundan şüphe duymamaktadırlar.Banyak yang tidak mempunyai sumber yang layak dipercaya dan tidak ada bukti tentang otentisitasnya.
Bunun tersini gösteren bilimsel bir kanıt yoktur.Menurut tinjauan bacaan ilmiah, tidak ada bukti yang menunjukkan sebaliknya.
Tam tersi ruhsal hayatı olumsuz gidiyorsa o kişi lanetlenmiş sayılırdı.Segala sesuatu yang keluar dari Sifat Manusia yang rusak menjadi terkutuk.
Tam tersine toplamaya göre ters, sıfırdan çıkarma olarak düşünülebilir: −a = 0 − a.Sebaliknya, invers aditif dapat dipandang sebagai pengurangan dari nol: −a = 0 − a.
ABD yapımı Boeing B-29 Superfortress uçağının ters mühendislikle geliştirilmiş bir kopyasıdır.Pesawat itu merupakan salinan dari reverse-engineered Boeing B-29 Superfortress buatan AS.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Kebanyakan angin di Neptunus berembus dengan arah melawan rotasi planet.
Bu tabakaya üçüncül (tersiyer) duvar denir.Atau bisa disebut dinding Privasi 3.
Çoğu parlak yıldızın tersine, ζ Ophiuchi özel bir ada sahip değildir.Meskipun termasum bintang yang cemerlang, ζ Ophiuchi tidak memiliki nama tradisional.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Artinya dengan cara bagaimanapun dirinya harus dihukum.
1877'de kurulan şirket, Hamburg Limanı'nda kalan son büyük tersanedir.Pada tahun 1871, Pelabuhan Hamburg menjadi pelabuhan perdagangan utama di Jerman.
Threadfin, Portsmouth Donanma Tersanesi tarafından 18 Mart 1944 tarihinde inşa edilmiştir.Threadfin mulai dibangun pada 18 Maret 1944 di Galangan Angkatan Laut Portsmouth di Kittery, Maine.
Daha sonra gelen krallar I. Şapur'un dini töleransını tersine çevirdiler.Raja-raja selanjutnya menerapkan kebijakan yang berkebalikan dari Shapur I mengenai toleransi agama.
Ancak bazı kesimler bunun tersini iddia etmektedir.Beberapa penelitian justru menyingkapkan hal sebaliknya.
Bir görüşe göre ters anlamlı RNA, RNA-RNA baz eşleşmesi yoluyla gen ifadesinin düzenlenmesine yaramaktadır.RNA antisense diajukan terlibat dalam regulasi ekspresi gen melalui pemasangan basa RNA-RNA.
Her biri yaratıldığı tanrının tam tersidir.Semua malaikat diciptakan oleh Tuhan.