Ana içeriğe geç
Sözlük

terli ile cümle

terli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Zaman zaman kafasına terlik, süpürge, çiçek fırlattı Fadime.Sænk kun dit Hoved du Blomst (Lay down, sweet flower, your head).
Hepsi yorgun ve terliler.Everyone is tired or hangover.
Pedalları çok hızlı çeviriyorlar, terliler hareket ettikçe yağları titriyor.They are pedaling really hard, they're sweaty, they're bouncing around a lot.
Neden terliyorsun?Why are you sweating?
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Drawers, socks, slippers would be a comfort," said the Unseen, curtly.
"Fakat benim için, benim ayaklarım neredeyse gitmiş; benim adım hemen hemen terlik vardı."But as for me, my feet were almost gone; my steps had well-nigh slipped.
Terli ve kokmuş olmakta gerçekten iyiyiz.We're really good at being sweaty and smelly.
İneğe yaklaş, terliklerini bavuluna koy, duvarı görme, soruları yaşa, mucizeler topla.Approach the cow, pack your flipflops, don't see the wall, live the questions, harvest miracles.
Bana Jimmy Choo terliklerimi getir.Fetch me my Jimmy Chu flip-flops.
Kötü Cadı'nın bilgisayarda üretilen ordusunu yenmek için, sihirli terliklerini kullan."Use your magic slippers to defeat the computer-generated armies of the Wicked Witch."
O zaman, bana terlik getirir misin?Then, could you get me some slippers?
Başka terlik yok.There are no slippers left.
Kilisenin ortasında dikilen, ellerin testereli birkaç tane iri kıyım terli adam vardı.We walked to the church because we heard they had hot meals, but when we arrived, we found problems.
Terliğim nerede?Where's my shoe?
Hala her havada terlik giyiyorum.I still wear sandals in any weather.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.And we got so overheated in the chase that we had to take off that fur coat and throw it away.
En basit canlılardan biri olan terliksi hayvan bile yapar bunu.Even a simple organism like the paramecium does this.
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.Unlike a paramecium, humans have more choice.
Choo ilk ayakkabılarını 11 yaşındayken bir çift terlik yaptı. [1] [2]Choo made his first pair of shoes when he was 11 years old, a pair of slippers.[3][4]
Soğuk ve sisli bir Londra gününde büyük adam gözle görülür bir şekilde terliyordu."[5]On a cold and foggy London day, the great man was visibly sweating."[5]
Onlar hâlâ terliyor mu?Schwitzen sie immer noch?
Terlik satışları temmuz ve ağustos aylarında ortalama yüzde 20 artıyor.Die Luftfeuchtigkeit schwankt zwischen 20 % im Februar und 80 % im August.
Amerika’da bir firma “fenerli terlik” üretti.In den USA wurde sie als Contra-Lightning vermarktet.
Sonra elindeki terlikle ona vuruyor.Er bricht ihm nach und nach die Finger an beiden Händen.
Hava çok sıcak olduğundan, terliydi.Puisqu'il faisait chaud, elle était trempée de sueur.
Sabo, bir tür terlik.Conus, un genre de coquillage.
Yaşlı Çocuk Terlikleri Kim Giyecek?Mais où sont les nègres d'antan ?
Tom diğer terliğin orada olup olmadığını görmek için yatağın altına baktı.Tom guardò sotto il letto per vedere se l'altra ciabatta era lì.
Parmak arası terlikПальцев Пальцево
Yaşlı Çocuk Terlikleri Kim Giyecek?Кому нужны старые вещи? (неопр.).
Sonra elindeki terlikle ona vuruyor.سوف تقطع اليد التي مدها عليه.
Amerika’da bir firma “fenerli terlik” üretti.في الولايات المتحدة، هناك شركة واحدة تصنع Panhematin للحقن.
Parmak arası terlikOp vingerhoedskruid
Bununla birlikte, kumaş genellikle vulva'yı kapladığı alanda daha kalındır. ^ terlikDe meeste DAFs hadden vreemd genoeg wel de voor Volvo zo kenmerkende schuine streep over de grill.
Neden böyle terliyorsun?Waarom zweet je zo?
Sonra elindeki terlikle ona vuruyor.Po chwili całuje go w usta.
Zaman zaman kafasına terlik, süpürge, çiçek fırlattı Fadime.Nie mówiąc nic, całuje ją w usta, wręcza bukiet kwiatów i znika.
Terliksi hayvan; tek hücreli ve terlik şeklindedirler ("terliksi hayvan" ismini alma sebepleri budur).Тварина здатна вживати отруйних безхребетних (таких, як багатоніжки) і змій.
Hepsi yorgun ve terliler.Люди стомлені і виснажені.
Terliksi hayvanlar, asidik ortamlara ilgi gösterirler.Хворим тваринам надається необхідна медикаментозна допомога.
Hepsi yorgun ve terliler.Și au mâncat toți și s-au săturat.
Bir de “sallanan terlikler” var.Bajom csak a »csavarásokkal« van.
Türkiye'de bazı yörelerde başa giyilen kıyafetlere de terlik denmektedir.Japanissa siitä on tehty myös työvaatteita.
Parmak arası terlikSormet välissä.
Sonra elindeki terlikle ona vuruyor.Like etterpå spytter hun ham i fjeset.
Hepsi yorgun ve terliler.皆、疲れてもいるし、苦しくもある。
Sonra elindeki terlikle ona vuruyor.最後莫提出手阻止了他。
Hepsi yorgun ve terliler.모두가 피곤하고, 괴롭다.
Amerika’da bir firma “fenerli terlik” üretti.המיזוג יצר את חברת "מנורה מבטחים".
Sonra elindeki terlikle ona vuruyor.לאחר שוך הפרעות שבו אליו.
Tom terliyordu.Том се потеше.
Yaşlı Çocuk Terlikleri Kim Giyecek?Kdo bi potle krajncam bukve pisal?
Terliksi hayvanlar, asidik ortamlara ilgi gösterirler.Živali uspešno pomagajo avtističnim otrokom.
Tabloda iki çift terlik olduğunu görüyoruz.Komplektis on kaks paari läätsesid.
Ah! Başka terlik yok.Ah! nu mai sunt papuci.
Ah! Başka terlik yok.Nie ma żadnych pantofli.
Amsterdam'da Schiphol havalanında yanıma yanaşarak, endişeli ve terli bir Avrupalı söylemiyle,어느날 그에게 암스테르담 스키폴 공항에서 "당신 인도 사람이죠! 맞죠! 제 노트북 좀 고쳐주실래요?"라고
Amsterdam'da Schiphol havalanında yanıma yanaşarak, endişeli ve terli bir Avrupalı söylemiyle,שבנמל-תעופה סחיפול באמסטרדם, ניגש אליו אדם אירופי נרגש ואמר,
Amsterdam'da Schiphol havalanında yanıma yanaşarak, endişeli ve terli bir Avrupalı söylemiyle,كان قد خوطب في مطار سكيفول في أمستردام، من قبل شخص أوروبي محتار قائلا له،
Amsterdam'da Schiphol havalanında yanıma yanaşarak, endişeli ve terli bir Avrupalı söylemiyle,不安で汗だくのヨーロッパ人に呼び止められ 「あなたインド人 インド人ですよね! ラップトップを直してもらえませんか?」と
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod