Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.A hajsza közben annyira túlhevültünk, hogy le kellett vetni a bundánkat, és el kellett dobni.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.A při tom všem jsme se tak zahřáli, že jsme si museli sundat kožich a odhodit ho pryč.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.Correndo, ci surriscaldavamo a tal punto che dovemmo levarci la pelliccia e buttarla via.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.E aquecíamos tanto durante as caçadas que tivemos de tirar o "casaco de peles" e atirá-lo fora. (Risos)
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.En daar kregen we het zo warm van dat we onze bontjas moesten uittrekken en weggooien.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.Et la chasse nous a donné si chaud que nous avons dû nous défaire de ce manteau de fourrure.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.I tak zgrzaliśmy się w tym pościgu, że musieliśmy zrzucić futra.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.그리고 동물을 쫓느라 체온이 너무 올라 털옷을 벗어 던져버려야 했습니다.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.Och vi blev så överhettade av jakten att vi behövde ta av oss pälsen och kasta den.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.Și ne înfierbântam atât de mult în urmăriri încât a fost nevoie să ne scoatem haina de blană și s-o aruncăm.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.Vi blev så overophedet i jagten, at vi var nødt til at tage pelsen af og smide den væk.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.Y nos acaloramos tanto en la persecución que nos deshicimos de ese abrigo de pelo.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.И мы так перегревались в погоне за животными, что пришлось "снять" меховую шубу и выбросить ее.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.וכל כך התחממנו במרדף שנאלצנו להוריד את מעיל הפרווה ולזרוק אותו הצידה.
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.و قد حمينا جداً خلال المطاردات لذا خلعنا الغطاء الفرو و تخلصنا منه
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.毛皮を脱ぎ捨てなくてはいけなかったのです 何世代にもわたって 誰もが知っていたことです
Bana Jimmy Choo terliklerimi getir.Ambil kan sandal jepit Jimmy Chu ku...
Bana Jimmy Choo terliklerimi getir. Pembe Prada çantam nerede? Tiffany tacıma ihtiyacım var.. . . .
Bana Jimmy Choo terliklerimi getir. Pembe Prada çantam nerede?Донеси ми чехлите, Джими Чу, къде е розовата ми чанта "Прада"?
Bana Jimmy Choo terliklerimi getir.Portami le mie infradito Jimmy Chu.
Başka terlik yok.Tapi tak ada sandal lagi.
Başka terlik yok.Δεν έχουν μείνει παντόφλες.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.Azt hittem játékot vagy édességet fog kérni, de papucsot kért tőlem, mert azt mondta, fázik a lába.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.Eu pensei que ele ia pedir um brinquedo, ou um doce, mas ele pediu-me meias porque tinha os pés frios.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.저는 아이가 인형이나 사탕 같은 것을 부탁할 줄 알았습니다. 그런데 아이는 슬리퍼를 부탁했습니다. 아이의 발이 차다고 하더군요.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.Myślałam, że poprosi o zabawkę albo słodycze. A on poprosił mnie o kapcie, bo mówił, że zimno mu w stopy.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.Myslela jsem, že poprosí o hračku nebo o sladkost, ale poprosil mě o bačkory, protože mu bylo zima na nohy.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.Myslela som si, že si vypýta hračku alebo sladkosť, ale chcel papuče pretože, ako povedal, mal studené nohy.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.Tôi đã nghĩ em sẽ xin đồ chơi, hay que kẹo, và em xin tôi một đôi dép lê, vì em nói đôi bàn chân em lạnh cóng.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.חשבתי שהוא יבקש צעצוע, או ממתק, אבל הוא ביקש ממני נעלי בית, בגלל שהוא אמר שהיה לו קר בכפות הרגליים.
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.حسبت أنه سيطلب دُمية، أو حلوى لكنه طلب نعالاً لأنه قال أن قدميه كانت باردة
Bir oyuncak, veya şeker isteyeceğini düşündüm, ve o benden terlik istedi, çünkü ayaklarının üşüdüğünü söyledi.しかし、彼はスリッパを欲しがったのです 足が冷たいというのです この写真に写っているのはジョイス、21歳の時です
Bu hayvan, bir Terliksi Hayvan ya da Amip büyüklüğünde ve beyni 7.000 minik nörondan oluşuyor.짚신벌레와 아메바 크기의 생물이에요. 7천개의 뉴론을 가진 뇌가 있지요. 정말 작아요.
Bu hayvan, bir Terliksi Hayvan ya da Amip büyüklüğünde ve beyni 7.000 minik nörondan oluşuyor.Det här djuret är lika stort som ett toffeldjur eller en amöba,
Bu hayvan, bir Terliksi Hayvan ya da Amip büyüklüğünde ve beyni 7.000 minik nörondan oluşuyor.Dieses Tierchen hat die Größe einer Amöbe und ein Gehirn mit 7.000 Nervenzellen, das so klein ist -
Bu hayvan, bir Terliksi Hayvan ya da Amip büyüklüğünde ve beyni 7.000 minik nörondan oluşuyor.Dit dier heeft de grootte van een pantoffeldiertje of een amoebe. Zijn brein telt slechts 7000 neuronen.
Bu hayvan, bir Terliksi Hayvan ya da Amip büyüklüğünde ve beyni 7.000 minik nörondan oluşuyor.Este animal é do tamanho duma paramécia e duma ameba. Tem um cérebro com 7000 neurónios, é tão pequeno.
Bu hayvan, bir Terliksi Hayvan ya da Amip büyüklüğünde ve beyni 7.000 minik nörondan oluşuyor.Ten ma rozmiar pantofelka i ameby, a jego mózg ma zaledwie 7 tys. neuronów.
Bu hayvan, bir Terliksi Hayvan ya da Amip büyüklüğünde ve beyni 7.000 minik nörondan oluşuyor.בעל חיים זה הוא בגודל של סנדלית ושל אמבה, ויש לו מוח של 7,000 נוירונים שהוא כל כך קטן-
Bu hayvan, bir Terliksi Hayvan ya da Amip büyüklüğünde ve beyni 7.000 minik nörondan oluşuyor.حجم هذا الحيوان مثل حجم البراميسيوم والأمبيا ودماغه يحتوي على 7,000 خلية عصبية وهذا صغير جداً --
Bu hayvan, bir Terliksi Hayvan ya da Amip büyüklüğünde ve beyni 7.000 minik nörondan oluşuyor.非常に小さな7000個の神経細胞からなる脳を持っている 君達、聞いた事があるかな?これらの細胞体と呼ばれるもので
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Cajones, calcetines, zapatillas sería un consuelo", dijo el Invisible, secamente.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Cassetti, calze, ciabatte sarebbe un conforto", ha detto l'Invisibile, seccamente.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."서랍이, 양말, 슬리퍼가 위안이 될 것입니다,"보이지 않는, curtly했다.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Fiókok, fiók, zokni, papucs lenne kényelmes," mondta a láthatatlan, kurtán.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Gavetas, meias, chinelos seria um conforto", disse o Invisível, secamente.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Laatikkoa, sukat, tossut olisi Comfort", sanoi luettu, curtly.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Laci, kaus kaki, sandal akan menjadi nyaman," kata yang gaib, singkat.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Laden, sokken, pantoffels zou een troost zijn," zei de Ongeziene, kortaf.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Lådor, strumpor, skulle tofflor vara en tröst", sade osynliga, kort.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Người ký phát, vớ, dép sẽ là một sự thoải mái," Unseen, cộc lốc.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Predali, nogavice, copate bi bilo udobje," je dejal Unseen, osorno.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Schubladen, Socken, Hausschuhe wäre ein Trost sein", sagte der Unseen kurz.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Sertare, şosete, papuci de casă ar fi un confort", a spus nevăzute, scurt.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Szuflady, skarpetki, kapcie byłby komfort", powiedział, co skryte, krótko.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Tiroirs, chaussettes, pantoufles serait un réconfort", a déclaré l'Invisible, sèchement.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Zásuvky, ponožky, pantofle by se pohodlí," řekl neviditelná, stroze.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Zásuvky, ponožky, papuče by byť pohodlie," povedal neviditeľná, stroho.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Συρτάρια, κάλτσες, παντόφλες θα είναι μια άνεση", είπε ο Αόρατος, κοφτά.
"Çekmeceli, çorap, terlik bir konfor olacaktır," Gayb, sertçe söyledi."Чекмеджета, чорапи, чехли ще бъде утеха", каза неведомото, рязко.