Buzullar bizi terketmekte.A gleccserek lassan elhagynak minket.
Buzullar bizi terketmekte.Die Gletscher sind dabei uns zu verlassen.
Buzullar bizi terketmekte.Gheţarii chiar ne părăsesc.
Buzullar bizi terketmekte.Glaciärerna håller faktiskt på att lämna oss.
Buzullar bizi terketmekte.Glasier saat ini meninggalkan kita.
Buzullar bizi terketmekte.Gletsjers zijn ons aan het verlaten.
Buzullar bizi terketmekte.I ghiacciai ci stanno abbandonando.
Buzullar bizi terketmekte.실제로 빙하들은 우리 곁을 떠나고 있어요
Buzullar bizi terketmekte.Ľadovce nás v skutočnosti opúšťajú.
Buzullar bizi terketmekte.Ledovce nás totiž opouštějí.
Buzullar bizi terketmekte.Les glaciers nous quittent.
Buzullar bizi terketmekte.Lodowce nas opuszczają.
Buzullar bizi terketmekte.Những tảng băng thật sự đang bỏ rơi chúng ta.
Buzullar bizi terketmekte.Os glaciares estão a abandonar-nos.
Buzullar bizi terketmekte.Οι παγετώνες μάς εγκαταλείπουν.
Buzullar bizi terketmekte.Ледники фактически покидают нас.
Buzullar bizi terketmekte.Ледниците всъщност ни напускат.
Buzullar bizi terketmekte.Льодовики фактично залишають нас.
Buzullar bizi terketmekte.הקרחונים למעשה עוזבים אותנו.
Buzullar bizi terketmekte.الأنهار المتجمدة في الواقع تغادرنا.
Buzullar bizi terketmekte.氷河は沈んで融解されていき
Eğer terketmeye çalışırsa, peşine düşeceğini yazmıştı.E se avesse cercato di andarsene, gli avrebbe dato la caccia.
Eğer terketmeye çalışırsa, peşine düşeceğini yazmıştı.Et s'il devait essayer de partir il se mettrait à sa poursuite
Eğer terketmeye çalışırsa, peşine düşeceğini yazmıştı.Und wenn er weg gehen mochte, würde er ihm jagen.
Eğer terketmeye çalışırsa, peşine düşeceğini yazmıştı.Και ότι αν προσπαθούσε να φύγει, θα τον εξώντονε.
Eğer terketmeye çalışırsa, peşine düşeceğini yazmıştı.その話警察にした?
Eşinizin sizi terketmeyeceği varsayımı ise sizi depresyona sokabilir.A suposição de que ela não o vai deixar é o que o pode deprimir.
Eşinizin sizi terketmeyeceği varsayımı ise sizi depresyona sokabilir.Domněnka, že vás neopustí, vás může deprimovat.
Eşinizin sizi terketmeyeceği varsayımı ise sizi depresyona sokabilir.افتراض إنها لن تهجرك هو ما يجعلك مكتئب
Fakat bazı en yaratıcı olan beyinlerin bu tür korkuları terketmeyi başaramaması tesadüf değildir.하지만 가장 창의적인 천재들도 어른이 된후에도 이런 두려움을 버리지 못하는건 우연이 아닐 것입니다.
Fakat bazı en yaratıcı olan beyinlerin bu tür korkuları terketmeyi başaramaması tesadüf değildir.אבל אולי זה לא סתם מקרה שכמה מהמוחות היצירתיים ביותר שלנו לא מצליחים כמבוגרים להשאיר פחדים מהסוג הזה מאחור.
Fakat bazı en yaratıcı olan beyinlerin bu tür korkuları terketmeyi başaramaması tesadüf değildir.ولكن ربما ليس مصادفة أنّ بعض عقولنا الخلاّقة تفشل في ترك مثل هذه المخاوف عند الكبر
Fakat bazı en yaratıcı olan beyinlerin bu tür korkuları terketmeyi başaramaması tesadüf değildir.恐怖を忘れないのは 偶然ではないかもしれません 『種の起源』や 『ジェイン・エア』-
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.Adevărul este, eu niciodată nu te-am parăsit.
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.In Wahrheit habe ich dich nie verlassen.
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim. (Kahkaha)De waarheid is dat ik nooit ben weggegaan (Gelach)
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.나 사실 떠난 적 없어요
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.La verdad es que nunca te dejé.
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.La verità è che, non ti ho mai lasciata.
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.La vérité c'est, que je ne t'ai jamais laissé.
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.Tak naprawdę nigdy cię nie opuściłem.
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.(Tiếng cười) Sự thực là, tôi chẳng bao giờ rời khỏi các bạn.
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.Η αλήθεια είναι, ποτέ δεν σε άφησα.
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.Истината е че никога не съм те напускал.
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.Правда в том, что я никогда тебя не покидал.
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.האמת היא, שבכלל לא עזבתי אותך.
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.في الحقيقة لم أتركك قط.♪♫♪
Gerçek şu ki, seni hiç terketmedim.(笑)
Hayatımdaki her şeyi seviyorum. Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Azért sem okollak, hogy anya elment.
Hayatımdaki her şeyi seviyorum. Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Nisi kriv ti, da je mama šla.
Herşeye kadir olan kontrolcüyü ve geleneksel modelleri terketmeliyiz.Abbandonare i modelli tradizionali.
Herşeye kadir olan kontrolcüyü ve geleneksel modelleri terketmeliyiz.우리의 전능한 통제자에게 작별을 고하고, 전통적인 모델을 버려야 합니다.
Herşeye kadir olan kontrolcüyü ve geleneksel modelleri terketmeliyiz.Oprostit se od obrazu všemohoucího, který vše řídí, opustit tradiční modely.
Herşeye kadir olan kontrolcüyü ve geleneksel modelleri terketmeliyiz.לקחת או להשאיר את השולט הכל-יכול, לנטוש את התבניות המסורתיות.
Herşeye kadir olan kontrolcüyü ve geleneksel modelleri terketmeliyiz.ونتخلى عن مفهوم الرب المسيطر, ونهجر المفاهيم التقليدية للرب.
Herşeye kadir olan kontrolcüyü ve geleneksel modelleri terketmeliyiz.神について考え直すべきです
Hugo Şeytan Chávez Antichrist'tır. İblis, şeytan, canavar, Lucifer'dır. Bir an önce terketmelidir.Уго Сатан Чавес - Антихрист, он демон, дьявол, дракон, Люцифер он должен убраться немедленно
İlk bakışta, binayı terketmenin hiçbir yolu yok.A prima vista è impossibile uscire dall'edificio.
İlk bakışta, binayı terketmenin hiçbir yolu yok.A primera vista es imposible salir del edificio.
İlk bakışta, binayı terketmenin hiçbir yolu yok.На пръв поглед е нвъзможно да я напуснете.