İlk bakışta, binayı terketmenin hiçbir yolu yok.左手には一種の爆弾が仕掛けられている
İngiliz bölgesini terketmek istediğiniz her sefer iznimizi alacaksınız. Almazsanız, sizi vururuz.Πρέπει να ζητάτε άδεια να βγαίνετε απ' την πλευρά σας, αλλιώς θα σας πυροβολήσω.
İngiliz bölgesini terketmek istediğiniz her sefer iznimizi alacaksınız.Engedélyt kell kérnetek minden alkalommal, amikor át akartok jönni.
İngiliz bölgesini terketmek istediğiniz her sefer iznimizi alacaksınız.I skal bede om lov, hver gang I vil forlade den britiske side.
İngiliz bölgesini terketmek istediğiniz her sefer iznimizi alacaksınız.Je moet elke keer toestemming vragen als je de Britse zijde wil verlaten.
İngiliz bölgesini terketmek istediğiniz her sefer iznimizi alacaksınız.Kau harus minta izinku setiap kali akan meninggalkan sisi Inggris.
İngiliz bölgesini terketmek istediğiniz her sefer iznimizi alacaksınız.Ni ska be om lov, när ni vill lämna den brittiska sidan.
İngiliz bölgesini terketmek istediğiniz her sefer iznimizi alacaksınız.Tiene que pedir permiso cada vez que deje el lado británico.
İngiliz bölgesini terketmek istediğiniz her sefer iznimizi alacaksınız.Всеки път, когато искате да напуснете териториалната си граница, ще питате нас.
İngiliz bölgesini terketmek istediğiniz her sefer iznimizi alacaksınız.Трябва да пита за разрешение всеки път ще напуснат британската страна.
İngiliz bölgesini terketmek istediğiniz her sefer iznimizi alacaksınız.אתם תבקשו רשות כל פעם .שאתם עוזבים את הצד הבריטי
İngiliz bölgesini terketmek istediğiniz her sefer iznimizi alacaksınız.يجب أن تطلبوا الإذن كلما أردتم مغادرة الجانب البريطاني
Kabuklarini terketmeye, dürüst olmak ve beraberce spontan yasama riskini almaya iter.Il les pousse à quitter leurs coquilles et risquer d'être honnête et spontané entre eux.
Kimse sahneyi terketmesin! Gözlüklerim nerede?¡Que nadie deje la escena! - ¿Dónde están mis anteojos?
Kimse sahneyi terketmesin!Никто не уходит со сцены!
Mesajda onu asla terkedemeyeceği yazıyordu. Eğer terketmeye çalışırsa, peşine düşeceğini yazmıştı.Там было что-то типа - 'Я тебя не отпущу... ...если уйдёшь, я тебя найду и заставлю пожалеть об этом'.
Ölme. Ölme. Beni terketme.Ne zapuščaj me.
Ölme. Ölme. Beni terketme.Nie zostawiaj mnie.
Terketmek mi?Abserviert?
Terketmek mi?Bỏ á?
Terketmek mi?Dicampakkan?
Terketmek mi?Dumpade?
Terketmek mi?Gedumpt?
Terketmek mi?Largué ?
Terketmek mi?Odkopla?
Terketmek mi?Odrzuciła?
Terketmek mi?S-a despartit?
Terketmek mi?Scaricato?
Terketmek mi?Τον παράτησε;
Terketmek mi?Бросила?
Terketmek mi?Заряза?
Terketmek mi?تركته؟
Terketmek mi?いいたい事は何なんですか?
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Dan bukan salahmu ibu pergi.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.E não te culpo por a mãe te ter deixado.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.En ik verwijt jou niet dat ma vertrok.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.E non ce I'ho con te perché mamma mi ha lasciato.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.En syytä sinua siitä, että äiti häipyi.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Ich mach' dir keinen Vorwurf, weil Mutter weggegangen ist.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.I nie winię cię za to, że mama odeszła.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Jag lastar inte dig för att mamma stack.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Jeg bebrejder ikke dig, at mor skred.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Je t'en veux pas pour maman.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Nemůžeš za to, že máma odešla.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Şi nu te învinuiesc pentru plecarea mamei.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Y no te echo la culpa de que mamá se haya ido.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Δεν σε κατηγορώ που έφυγε η μητέρα μου.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.И не те обвинявам, че мама си отиде.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.И не те обвинявам, че мама си отиде.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum....אז, טרומן
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.ولا ألومك على رحيل أمى
Ve bir de alınlarının maviye boyandığını anladıkları zaman odayı terketmeleri gerektiği söyleniyor. -Ale potom je jim také řečeno, že co nejdřív dedukujete že je vaše čelo modré,musíte opustit místnost. ...
Ve bir de alınlarının maviye boyandığını anladıkları zaman odayı terketmeleri gerektiği söyleniyor. -E inoltre gli viene detto "appena deducerete che la vostra fronte è blu, dovrete abbandonare la stanza"
Ve bir de alınlarının maviye boyandığını anladıkları zaman odayı terketmeleri gerektiği söyleniyor. -Ja heille kerrotaan myös, että heti kun päättelet, että otsasi on sininen, sinun täytyy lähteä huoneesta.
Ve bir de alınlarının maviye boyandığını anladıkları zaman odayı terketmeleri gerektiği söyleniyor. -Казват им също, че веднага, когато някой разбире, че челото му е жълто, трябва да напусне стаята
Ve bir de alınlarının maviye boyandığını anladıkları zaman odayı terketmeleri gerektiği söyleniyor. -部屋を出なければなりません。 部屋を出なければなりません。
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Dan keluar dari galeri seperti itu bukanlah pengalaman yang menyenangkan.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Det är ingen bra upplevelse att lämna ett galleri på det viset.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.E isso não é uma boa experiência, sair assim de uma galeria.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.És nem egy jó érzés, így távozni egy galériából.