Ana içeriğe geç
Sözlük

terketme ile cümle

terketme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
- Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun. - Evet.- Aber Sie denken daran wegzugehen?
- Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun. - Evet.- Ma lei sta pensando di andarsene.
- Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun. - Evet.- Men du planerar att åka härifrån.
- Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun. - Evet.- Myśl pan jednak o wyjeździe, - Tak,
- Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun. - Evet. Neden?O senhor pensa em ir embora.
- Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun. - Evet.- Tapi Anda berencana pergi - Ya
- Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun. - Evet.?אתה חושב לעזוב- .כן-
- Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun. - Evet.なぜですか
- Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun.- Pero está pensando en irse.
- Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun.- Αλλά σκέφτεστε να φύγετε.
- Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun.- И Вие искате да заминавате?
- Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun.- Но вы подумываете об отъезде...
Ama cepheyi terketmek zorundasınız.Ale musíte opustit frontu.
Ama cepheyi terketmek zorundasınız.Ista stara zgodba.
Ama cepheyi terketmek zorundasınız.Ta sama stara śpiewka.
Ama cepheyi terketmek zorundasınız.Αλλά θα πρέπει να εγκαταλείψετε το μέτωπο.
Ama cepheyi terketmek zorundasınız.Но трябва да напуснете фронта.
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Az mondták nekem, hogy nem csípnek, tényleg, talán még az üveget sem hagyják el. (Nevetés)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Bolo mi povedané, že nehryzú a je dosť možné, že ani vyletia. (Smiech)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Bylo mi řečeno, že nekoušou, a dost možná asi ani nevyletí. (smích)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Disseram-me que eles não mordem, podem até nem sair do frasco. (Risos)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...물지 않는 다고 알고 있어요. 그리고 뭐 사실, 유리병 밖으로 나올지 아닐지도 모르겠습니다. (웃음)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mi dicono che non pungono, anzi potrebbero non uscire nemmeno dal barattolo.
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mij is verteld dat ze niet bijten, sterker nog, ze verlaten misschien niet eens deze pot. (Lachen)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mi s-a spus că nu mușcă. De fapt s-ar putea să nici nu iasă din borcan. (Râsete)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...On m'a dit qu'elles ne mordent pas, en fait, elles pourraient bien ne pas quitter ce pot. (Rires)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Podobno nie gryzą i mogą nawet nie opuścić słoika. (Śmiech)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...(Risas)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Saya diberitahu mereka tidak menggigit, bahkan mungkin tidak akan keluar. (Tertawa)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Tôi được biết rằng chúng không cắn, thực tế, chúng thậm chí sẽ không ra khỏi cái bình. (Tiếng cười)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Μου είπαν ότι δεν δαγκώνουν, στην πραγματικότητα μπορεί να μη βγουν καν έξω από το δοχείο. (Γέλια)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Казаха ми, че не хапят, всъщност те може дори да не излязат от буркана. (Смях)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Мені сказали, що вони не кусаються; насправді, вони навіть не змогли б залишити цієї банки. (Сміх)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Мне сказали, что они не кусают.
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...נאמר לי שהן לא עוקצות, יתכן שהן אפילו לא תעזובנה את הצנצנת. (צחוק)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...لقد أخبروني انها لا تعض ، في الواقع ، إنهم ربما لا يغادرون تلك الزجاجة حتى . (ضحك)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...(笑い) 様々の工夫をこらしたソリューションを集めてみました
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫ Biztos elhagyta az épületet ♫ ♫ testben és lélekben ♫
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫ chắc đã rời khỏi tòa nhà ♫ ♫ cơ thể và tâm hồn ♫
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫ debe haber abandonado el edificio ♫ ♫ en cuerpo y alma, ♫
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫ Deve aver lasciato l'edificio ♫ ♫ in corpo e anima ♫
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫ Deve ter deixado o prédio, ♫ de corpo e alma.
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫ Elle a du quitter le bâtiment ♫ ♫ corps et âme ♫
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫빌딩을 떠났음에 틀림이 없다네 몸과 영혼은
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫ Muss das Gebäude wohl verlassen haben ♫ ♫ mit Körper und Seele ♫
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫ Nie ma jej w budynku ♫ ♫ Ciałem i duszą ♫
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫ Trebuie c-a părăsit clădirea ♫ ♫ trup şi suflet ♫
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫ Waarschijnlijk het gebouw verlaten ♫ ♫ lichaam en geest ♫
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♪ Μάλλον εγκατέλειψε το κτίριο ♪ ♪ σώμα και ψυχή. ♪
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫ Судя по всему, покинула здание ♫ ♫ душой и телом ♫
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫трябва да е напуснал сградата телом и духом.
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫ בוודאי עזבה את הבניין ♫ ♫ בגוף ובנפש ♫
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫♫والذي رفع المبنى بعزف ♫ ♫بجسده وبروحه ♫
♫Beden ve ruh♫ ♫binayı terketmeli♫身も心も
'Ben böyle bir şey yapacağım,' Fare kalkarken ve terketmekle dedi."Aku akan melakukan hal semacam itu," kata Mouse, bangkit dan berjalan pergi.
'Ben böyle bir şey yapacağım,' Fare kalkarken ve terketmekle dedi."Będę robić nic takiego", powiedział, że myszy, wstając i odchodząc.
'Ben böyle bir şey yapacağım,' Fare kalkarken ve terketmekle dedi."Én semmit sem az a fajta," mondta az Egér, felkelni, és elindult.
'Ben böyle bir şey yapacağım,' Fare kalkarken ve terketmekle dedi."En tee mitään sellaista," sanoi hiiri, nousta ylös ja kävellä pois.
'Ben böyle bir şey yapacağım,' Fare kalkarken ve terketmekle dedi.'Farei nada do tipo, "disse o Rato, levantando-se e indo embora.
'Ben böyle bir şey yapacağım,' Fare kalkarken ve terketmekle dedi."Ich werde nichts dergleichen tun", sagte die Maus, aufzustehen und zu Fuß entfernt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
terketme ile cümle - Sayfa 3 - terketme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App