terkedilmiş ile cümle
terkedilmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bir süre sonra da terkedilmiş bir otel bulurlar.ところどころに廃業した旅館が残っている。
Daha sonra da bütünüyle terkedilmiştir bu inanç.大正時代以降は急速にその信仰が失われた。
Sepet içinde bir bebek yıkıntıların hemen dışında terkedilmiştir.その直後に、川を流されてきた身体の欠損した赤子と出遭う。
Aynı yüzyılda burası terkedilmiş ve unutulmuştur.几个世纪之前,阿尼被废弃和遗忘。
Ertesi gün geldiklerinde evler boşalmıştır ve ortalıkta kimse yoktur.Yerleşke terkedilmiştir.留塞內月餘後遁逃,漢軍追出塞外後就撤軍了,不能有所殺。
Yassıada genel Terkedilmiş binalar Adalar ^ 28.99361云麓宫旅游指南 112.939938
Şu anda bu pınarlar bakımsız bir halde kendi kaderine terkedilmiştir.匹磾勢窮,乃率其臣下輿襯出降。
Kendisini "Tanrı tarafından terkedilmiş" olarak gördüğü için ölmeyi ister.라고 선언하면서 그는 "왜냐하면 그들은 신을 볼 것이기 때문이다"라고 덧붙였다.
Bir orta rota ise altıncı yüzyılda terkedilmiştir.그 중에 중간쪽 실크로드는 6세기경에 쇠퇴하였다.
Sazak köyü, bütünüyle terkedilmiştir. * Uzaklıklar yaklaşık olarak verilmiştir.주변에 주거 시설이 거의 없는 산중에 있어 이용객이 극단적으로 적었다.
Ertesi gün geldiklerinde evler boşalmıştır ve ortalıkta kimse yoktur.Yerleşke terkedilmiştir.그 다음날 이완이 다시 허생의 집을 찾아갔으나 허생은 사라지고 없었다.
Terkedilmiş bir şehirdir.이는 특이한 도시 배치였다.
Miken Uygarlığı'nın büyük şehir ve sarayları bu dönemde zarar görmüş ve terkedilmişti.미케네 문명의 거대한 궁전이나 대다수의 도시들이 이때 파괴되어 버려졌다.
Bir süre sonra da terkedilmiş bir otel bulurlar.הם מתחבאים במלון נטוש.
Terkedilmiş bir şehirdir.העיר הייתה עיר מבוצרת.
Ertesi gün geldiklerinde evler boşalmıştır ve ortalıkta kimse yoktur.Yerleşke terkedilmiştir.לאחר ארבעה חודשים נכשלה היוזמה - מים לא נמצאו במקום, וההתיישבות ננטשה.
Bir orta rota ise altıncı yüzyılda terkedilmiştir.נתיב מרכזי שהיה קיים, ננטש במאה ה-6 לספירה.
Ancak kısa bir süre sonra terkedilmiştir.הוא נכנע רק זמן קצר אחריה.
Bir süre sonra da terkedilmiş bir otel bulurlar.Намират скоро изоставен лагер.
Bir huzurevine terkedilmiş yaşlı ve hasta insanların dramını konu alır.Отговорността за старите, болни и бедстващи хора също се пада на него.
Pek çok ev bakımsız ve terkedilmiştir.Има много стари хора, празни къщи, изоставени.
Şehir 1967'den sonra terkedilmişti.Селото е напуснато около 1967 година.
Ancak sonra birdenbire yerleşim terkedilmiş ve yok olmuş gibi görünür.По всяка вероятност след такова нашествие селището е напълно разрушено и престава да съществува.
Ertesi gün geldiklerinde evler boşalmıştır ve ortalıkta kimse yoktur.Yerleşke terkedilmiştir.Жителите на селото, останали без домове след наводняването им, се изселват.
Gu, bir süre Paris'te terkedilmiş bir evde kalır.Косцюшко пребивава съвсем кратко в Париж.
Bütün hastaneler tahrip olmuş veya kötü bir şekilde hasarlı ve terkedilmiş durumda.Sve bolnice su uništene ili teško oštećene, tako da su napuštene.
Manastır 1923 yılında terkedilmiştir.Manastir je srušen 1922. godine.
Şehir 1967'den sonra terkedilmişti.Grad je od 1967. godine.
Aynı yüzyılda burası terkedilmiş ve unutulmuştur.I ova obnovljena crkva bila je u kasnijim stoljećima zapuštena i propala je.
Karısının tarafından başka biri için terkedilmiştir.Joea opustila kvôli inému.
1590 yılında geri dönebildiğinde koloniyi terkedilmiş durumda buldu.Keď sa vodca osadníkov v roku 1590 znovu vrátil na ostrov, našiel tu len pozostatky z osídlenia.
Manastır 1923 yılında terkedilmiştir.Kostol bol obnovovaný v roku 1923.
Aynı yüzyılda burası terkedilmiş ve unutulmuştur.V burnih stoletjih, ki so sledila, je bilo porušeno in opuščeno.
Yaklaşık 80 bin sokak köpeği bu adaya konulup ölüme terkedilmiştir.Daugiau nei 80 tūkst. žmonių buvo išsiųsta į šią nesvetingą salą.
Gordon terkedilmiş ve zombiler ile dolu olan Ravenholm Kasabasından gider.Aliksa nusiunčia Gordoną į vienintelį likusį išėjimą – Ravenholmą, apleistą zombių miestą.
Terkedilmiş bir şehirdir.Unustatud uus linn.
Yeni başkent de bu kralın ölümünden sonra terkedilmiştir.Vangist vabanes ta alles pärast kuninga surma.
Aynı yüzyılda burası terkedilmiş ve unutulmuştur.1990. aastatel depoo suleti ning unustati.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway a fost încă şi pustii, în comparaţie.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway ainda estava deserta e, em comparação.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway era ancora deserta e in confronto.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway estaba desierta y en la comparación.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway était toujours désert et dans la comparaison.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway je bil še vedno in zapuščen v primerjavi.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway je stále opuštěná a ve srovnání.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway je stále opustená av porovnaní.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway jeszcze i pusto w porównaniu.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway masih dan sepi dibandingkan.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway még és elhagyatott képest.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway oli vielä ja autio verrattuna.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway vẫn còn bỏ hoang trong so sánh.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway var stilla och öde i jämförelse.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway var stille og øde i sammenligning.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway war still und menschenleer im Vergleich.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway was stil en verlaten in vergelijking.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway ήταν ακόμα και ερημικές, σε σύγκριση.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.브로드 웨이는 아직이고 비교 도망쳤다.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Бродвей був ще й безлюдно в порівнянні.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Бродвей был еще и пустынно в сравнении.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Бродуей е все още и безлюден в сравнение.