terkedilmiş ile cümle

terkedilmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kasaba selden sonra terkedilmişti.The town was desolate after the flood.
Uzun zaman önce terkedilmiş küçük kasaba zamanla donmuş gibi görünüyor.The small town, abandoned long ago, seems frozen in time.
Ben, sevdiğim tek kadın tarafından terkedilmiş hissediyorum.I feel abandoned by the only woman I love.
Polisler park yakınında terkedilmiş bir arabada bir ceset buldu.The police found a dead body in an abandoned car near the park.
Kurban dövülmüş ve ölüme terkedilmiş.The victim had been beaten up and left for dead.
Irmağın kenarında terkedilmiş bir araba vardı.There was an abandoned car by the river.
Tom terkedilmiş kulübeye zorla girdi.Tom broke into the deserted shack.
Yer neredeyse terkedilmiş.The place is almost deserted.
Bütün bina terkedilmişti.The whole building was deserted.
Görünüşe göre yer terkedilmiş.The place is apparently deserted.
Terkedilmiş şehir, orman tarafından yutuldu.The abandoned city was swallowed by the jungle.
1590 yılında geri dönebildiğinde koloniyi terkedilmiş durumda buldu.When he finally did return in 1590, he found the colony abandoned.
1996'da siteyi ziyaret eden araştırmacılar binayı terkedilmiş ve yıkılmak üzere buldu.Researchers who visited in 1996 found it abandoned and in danger of demolition.
Manastır 1915 Ermeni kırımı sırasında yakılmış ve yağmalanmış, sonrasında ise terkedilmiştir.The monastery was burned and robbed during the Armenian Genocide of 1915 and later abandoned.
Bütün hastaneler tahrip olmuş veya kötü bir şekilde hasarlı ve terkedilmiş durumda.All hospitals were destroyed or so badly damaged that they were abandoned.
Karısının tarafından başka biri için terkedilmiştir.Her husband left her for another man.
Aynı yüzyılda burası terkedilmiş ve unutulmuştur.In later centuries the castle was abandoned and neglected.
Terkedilmiş bir şehirdir.It is a closed city.
Şu anda bu pınarlar bakımsız bir halde kendi kaderine terkedilmiştir.It currently sits vacant waiting its fate.
Videonun devamı boyunca grup, terkedilmiş sahnede şarkıyı çalar.The rest of the video showcases the band playing the song throughout an abandoned theater.
Bir süre sonra da terkedilmiş bir otel bulurlar.Much later they find an abandoned castle.
Ağaçlara, mağaralara, terkedilmiş binalara, eski kuyulara ve madenlere tünerler.Bats roost in trees, caves, abandoned buildings, old wells, and mines.
Pek çok ev bakımsız ve terkedilmiştir.Many of them were destitute and jobless as well as being homeless.
Broadway hala karşılaştırıldığında terkedilmiş.Broadway was still and deserted in comparison.
Milyonlarca ton terkedilmiş balık ağı, hâlâ can almaya devam ediyor.Millions of tons of discarded fishing nets, gear that continues to kill.
(Geride) Nice terkedilmiş kuyularla bomboş kalmış yüksek saraylar (bırakılmıştır.)How many a well and fortress reinforced lie abandoned!
Peygamber dedi ki: "Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'ân'ı terkedilmiş (bir şey yerinde) tuttular."The prophet will say: "O my Lord, my people had fettered the Qur'an."
Onlardan arta kalanlar, çökmüş çatılar, terkedilmiş kuyular ve ıssız saraylardı...How many a well and fortress reinforced lie abandoned!
Kavmim bu Kur'ân'ı terkedilmiş (bir şey yerinde) tuttular."Verily, my people deserted this Quran (neither listened to it, nor acted on its laws and orders).
& Eski ve Terkedilmiş& Stale and Orphaned
Terkedilmiş Parçaları BulFind Orphaned Tracks
Terkedilmiş Dosyalar iPod Veritabanına Ekleniyor@ infoAdding Orphaned Tracks to iPod Database
Terkedilmiş Parçalar Eklendi@ infoOrphaned Tracks Added
Terkedilmişi KapatClose Orphaned
Burada ise eski bir sanayi bölgesindeki terkedilmiş binalarda ya da çadırlarda yaşıyorlar.There they live in a grim former industrial area of abandoned buildings, or in tents.
Terkedilmiş haldeki İmroz Zeytinliköy İlkokulu. [Stelyo Berber]The abandoned Zeytinlikoy Imroz elementary school. [Stelio Berber]
Aynı yüzyılda burası terkedilmiş ve unutulmuştur.In den folgenden Jahrhunderten wurde der Komplex verlassen und vernachlässigt.
Karısının tarafından başka biri için terkedilmiştir.Er wurde von seiner Freundin wegen eines anderen Mannes verlassen.
Bir orta rota ise altıncı yüzyılda terkedilmiştir.Die Stadt wurde circa im 6. Jahrhundert aufgegeben.
Bir süre sonra da terkedilmiş bir otel bulurlar.Anschließend finden sie Unterschlupf in einem verlassenen Hotel.
Kasaba, sakinleri tarafından terkedilmiş.La ville fut désertée par ses habitants.
1590 yılında geri dönebildiğinde koloniyi terkedilmiş durumda buldu.Quand il revint finalement en 1590, il trouva la colonie abandonnée.
Michael ve Sara terkedilmiş bir baraka bulurlar ama polisler hemen oranın etrafını sarar.Sara et Michael se retrouvent dans une cabane abandonnée mais la police les encercle aussitôt.
Ağaçlara, mağaralara, terkedilmiş binalara, eski kuyulara ve madenlere tünerler.Les colonies s'abritent dans les arbres, les grottes, les bâtiments abandonnés, les vieux puits et les mines,.
Karısının tarafından başka biri için terkedilmiştir.Sa femme l'a quitté pour un autre.
Manastır 1923 yılında terkedilmiştir.Le monastère ferma en 1923.
Ertesi gün geldiklerinde evler boşalmıştır ve ortalıkta kimse yoktur.Yerleşke terkedilmiştir.Il fut installé à cet emplacement alors que la place était déserte et qu'aucune habitation ne s'y trouvait.
Yeni başkent de bu kralın ölümünden sonra terkedilmiştir.Mais cette implantation disparaît après la mort du roi.
Proje mayısta terkedilmiş ve diğer projelere daha çok önem verilmiştir.À la mi-1944, le projet fut abandonné, en raison de l'intérêt pour d'autres projets plus prometteurs.
Aynı yüzyılda burası terkedilmiş ve unutulmuştur.Le domaine fut vendu et oublié pendant des siècles.
Bir süre sonra da terkedilmiş bir otel bulurlar.Puis par la suite, ils disposeront d'un local dédié.
Irmağın kenarında terkedilmiş bir araba vardı.Había un coche abandonado junto al río.
Sami arabasını terkedilmiş bir arazide bıraktı.Sami abandonó el auto en un terreno abandonado.
Şüpheli, terkedilmiş bir fabrikada saklanıyordu.El sospechoso estaba escondido en una fábrica abandonada.
Tom terkedilmiş evin etrafında dolaşan bir hayalet gördüğünü söylüyor.Tom dice que vio a un fantasma pasearse por la casa abandonada.
Oyunun tamamı terkedilmiş şehir çevrelerinde çok az ışığa sahip yerlerde geçmektedir.Todo el juego lleva a cabo en entornos urbanos abandonados, con iluminación mínima.
Pek çok ev bakımsız ve terkedilmiştir.La casa estuvo mucho tiempo deshabitada y abandonada.
Ertesi gün geldiklerinde evler boşalmıştır ve ortalıkta kimse yoktur.Yerleşke terkedilmiştir.El lugar estaba desierto y no había nadie, pero a lo lejos se encontraba una casa.
Daha sonra da bütünüyle terkedilmiştir bu inanç.Posteriormente quedó totalmente abandonada.
1590 yılında geri dönebildiğinde koloniyi terkedilmiş durumda buldu.Quando finalmente riuscì a rientrare in America nel 1590, egli trovò la colonia abbandonata.

İlgili Sayfalar