Şehri terk ederken cemaat evlerini yakarlar.Перед уходом жители сожгли свои дома.
Olay mahallini ceketini bırakarak terketti.Однако девушка покидает аудиторию, оставив своё пальто.
Fakat proje stratejik öneminden dolayı tamamen terk edilmedi.Крепость не была восстановлена из-за потери стратегического значения.
Film, Tennessee ormanında terk edilmiş bir kulübede çekildi.Фильм заканчивается на взлётной полосе заброшенного аэродрома на востоке Теннесси.
Bu suretle ülke kendi kaderine terk edilmiş vaziyettedir.С этой страной оказалась связана вся его дальнейшая судьба.
Küçük yaştayken babası annesini terk etti.Когда он был маленький, его отец ушел из семьи.
Lord şehri terk etti ve Floransa'da yeni bir demokratik cumhuriyet ilan edildi.Иезуиты бежали, в городе было сформировано новое правительство.
Libya'daki son Yahudi Rina Debach ülkeyi 2003'te terk etti.Последняя еврейка Ливии выехала в Италию в 2003 году.
Filmin sonunda Şurik uyanır ve karısının kendisini terketmesi de dahil her şeyin rüya olduğunu anlar.В конце клипа она просыпается и осознаёт, что это был сон.
Dünya Fuarı'nı takiben, kredi ödemelerinin yaklaşması ve ekonominin düşüşüyle Holmes Şikago'yu terkeder.Экономика переживала падение, кредиторы атаковали, и после всемирной ярмарки Холмс покинул Чикаго.
Manastır 1923 yılında terkedilmiştir.Монастырь был закрыт в 1923 году.
1958'de COSATAN'ın ortadan kaybolmasıyla birlikte her iki maden de 1960'ta terk edildi.В 1958 году компания COSATAN была закрыта, а в 1960 году прекратилась работа на обоих производствах.
Annesi onu Kuzey Londra'daki bir apartmanda terk etti.Миллер вывел студию из своей квартиры на северо-западе Лондона.
Bedeni terk ettiğinde insan ölür.Она не гибнет, когда погибает тело.
Bedeni terketse bile geri dönebilir.Вероятно я буду мёртвой, когда ты вернёшься.
Kılanlı burayı terk ederek, bundan yaklaşık 250 yıl önce eskiköy e yerleşmiştir.Угля там достаточно, чтобы этот пожар длился ещё в течение 250 лет.
Toplam olarak 120.000 Yahudi Irak'ı terk etmiştir.20 000 евреев покинули страну.
Maraş Lisesi 9. sınıf terktir.Учебник для 9-го класса.
Videonun devamı boyunca grup, terkedilmiş sahnede şarkıyı çalar.Всю оставшуюся часть видео певица танцует, исполняя песню.
Aynı yüzyılda burası terkedilmiş ve unutulmuştur.За прошедшие века оно разрушалось и перестраивалось.
1792 Yaş Antlaşması ile Kırım'ı Rusya'ya terk etti.По Ясскому мирному договору 1791 г. отошла к России.
Bunun üzerine Bund’cular Parti Kongresi’ni terkettiler.Делегация Бунда ушла со съезда.
Kısa bir süre sonra, ortada oturan Vi kalkar ve sessizce sahneyi terk eder.В этот самый момент некто сидящий в тёмном углу встаёт и уходит из помещения.
Bu bölgede çıkan bir olay yüzünden aşiret burayı terk etmiştir.Пришлось его немного задержать из-за какого-то движения в том районе.
1989 - Son SSCB askeri birliği de Kabil'i terk etti.1989, 4 февраля — последнее подразделение Советской Армии покинуло Кабул.
Bilesiniz ki tüm Hererolar burayı terk edecektir.Все местные жители собираются покинуть планету.
Tevrat’a göre Matza’nın yenilme sebebi, İbrani’lerin Mısır’ı çabucak terk etmelerini anmaktan doğdu.Маца как бы напоминает о поспешности, с которой евреи были вынуждены покинуть Египет.
Edward onu terk ettiğinde yaşamı aniden allak bullak oluyor.Уже уходя, Алиса вдруг испытывает ужас.
Şaşkına dönen Kaptan ve arkadaşları savaş alanını terk ederler.Затем герой и его товарищи отправляются на войну.
Bu yıllarda stat terk edilmiş bir şekilde bakımsız olarak kaldı.Многие годы это состояние оставляли без лечения.
Thargelion bu savaştan sonra terkedilmiş hâle geldi.Макдауэлл прибыл в Сентервилл уже после окончания боя.
Şehir 1967'den sonra terkedilmişti.Город с 1967 года.
‘Systema Naturae’ nın bu edisyonunda, hiçbir yeni türün kesinlikle ortaya çıkmayacağı görüşünü terk etmiştir.Надеюсь, что в новой серии «Несущественное» они ничего подобного не найдут.
Kız arkadaşı onu terk eder.Его жена уходит от него.
Anneler genç yavrularını avlanmak üzere terk ederler ve döndükten sonra onları beslenmeleri için çağırırlar.Он отдаёт их матери только на время кормления, а потом опять их забирает.
Bu yüzden yaşanan doğal felaketler ve saldırılar sonrasında yeniden iskan edilmeyip, terk edilmiştir.Агрессия и насилие, представленные здесь сегодня являются незаконными и не должны повторяться.
1948-49 yıllarında, 18.000 Yahudi ülkeyi terk ederek İsrail'e göç etmiştir.Вскоре после погрома в 1948—1949 году из Марокко в Израиль выехало 18 тыс. евреев.
Yaylacılık geleneği terkedilmiş durumdadır.Был распространён обычай потлача.
Daha dünyaya gelmeden, babası annesini terketti ve babasını hiç tanımadı.Однажды его отец ушёл из семьи ни сказав об этом никому.
Letoon MS 7. yüzyılda terk edilmiştir.Кумасо исчезли в 7 веке.
Kuva-i Milliyeciler şehri terkederler.Выжившие жители в панике покидают город.
Eğer bu centilmenler evlerinize girmek isterse, siz evleriniz terk edin.لو أراد هؤلاء النبلاء دخول منازلكم، اتركوا منازلكم.
Pek çok ev bakımsız ve terkedilmiştir.الكثير من البيوت مهملة و مهجورة.
1978'de üniversiteyi terk etti ve New York'a taşındı.وتركت الجامعة في عام 1978، وانتقلت إلى نيويورك.
(Beni terk edin!) dedi.ذُكر عن أبي اليقظان أنه أسلم، ثم أتى النبي صلى الله عليه وسلم فقال: أحل لي الزنا.
Aden Yahudilerinin hemen hemen hepsi Haziran 1947 ile Eylül 1967 arası ülkeyi terk etmişlerdir.هاجر جميع السكان تقريبا من عدن في الفترة بين يونيو 1947 وسبتمبر 1967.
Senatör evi terk ederken ilk perde biter.انتهى الفصل الأول بينما يغادر عضو مجلس الشيوخ المنزل.
Albay von Hippel, geminin terk edilmesini emretti ve saat 09.07'de Midilli kıç üzerine dik vaziyette battı.أمر العقيد هون هيبل بترك السفينة، و غرقت بصورة مستقيمة على مؤخرة السفينة في الساعة 09:07.
Sizi ve Allah’tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb’ime ibadet ediyorum."تقبلكم الله وغفر لكم ولكم خالص الدعاء..."
Tam anlamıyla dinî mezhepleri terk etme hakkı, 1951'deki Din Özgürlüğü yasası ile gerçekleşti.أما البقاء خارج أي طائفة دينية لم يسمح به إلا مع قانون حرية التدين في عام 1951.
Ada doğduktan bir ay sonra Lord Byron eşinden ayrıldı ve dört ay sonra İngiltere’yi terk etti.انفصل بايرون عن زوجته بعد شهر من ولادة آدا وغادر إنجلترا إلى الأبد بعد أربعة أشهر.
"Face to Face" hikâyesinde, Batman ve Robin bir yıllık terkin ardından Gotham Şehrine geri dönerler.في قصة "وجها لوجه"، يعود باتمان وروبن إلى مدينة جوثام بعد غياب طويل لسنوات.
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.لك أن تهمل مظهرك، لكن حافظ على أناقة روحك!
Hisana, Rukia’yı hem kendine hem de ona bakmaya devam edemediği için bebekken terk etmişti.تركت هيسانا روكيا عندما كانت لا تزال طفلة لأنها لم تستطع العناية بنفسها والعناية بها.
Ash Williams ve kız arkadaşı Linda, ormanda terk edilmiş bir kulübeye tatil yapmak üzere giderler.ومن ثم يذهب آش وليامز وصديقته ليندا في عطلة رومانسية في كوخ مهجور في احدى الغابات.
Ve onu terk eder.ويقتنع بالتخلي عنه.
Napolyon Mısır'ı terk etmek zorunda kaldı.غادر نابليون مالطا لمصر.
Bunun üzerine melekler onu orada terk eder.ما زالت الملائكة تُظِلُّهُ بأجنحتها، حتى رفعتموه».
Sonuç olarak, Neue Rheinische Zeitungkapatıldı ve Marx 16 Mayıs tarihinde ülkeyi terk etme emri aldı.ونتيجةً لذلك, سرعان ما أُقمِعَت جريدة الراين الجديد كما أُمِرَ ماركس بمغادرة الدولة في السادس من آيار.
Helikopteri terk ettiler.وتحطمت المروحية.