Tereyağından kıl çeker gibi kolay.Es tan fácil como pescar en un estanque.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.Het is zo makkelijk als vis schieten in een ton.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.Je lahko kot lovljenje rib v sodu.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.통안의 물고기 낚시하는 것 처럼 쉽죠.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.Lehké jak facka.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.Og det er en ulige kamp.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.Semudah membalik telapak tangan.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.To proste jak bułka z masłem.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.Είναι τόσο εύκολο όσο η αλφαβήτα.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.Слишком просто! Как с горки катиться.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.Това е фасулска работа.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.Як раз плюнути.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.זה קל כמו לירות בדג הנמצא בחבית.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.ذلك بسهولة اقتناص سمكة في برميل.
Tereyağından kıl çeker gibi kolay.私が今日お話ししたいのは
Tereyağı ve yumurtaya ihtiyacımız var."Als je geen geld krijgt,... we hebben boter en eieren nodig."
Tereyağı ve yumurtaya ihtiyacımız var."Estou com medo que estejamos num grande problema"
Tereyağı ve yumurtaya ihtiyacımız var.- Jeśli nie będą mieli gotówki... potrzebujemy masła i jajek.
Tereyağı ve yumurtaya ihtiyacımız var."Jika Anda tidak bisa mendapatkan uang tunai, setidaknya kita perlu mentega dan telur"
Tereyağı ve yumurtaya ihtiyacımız var. Neyse,o kadar da kötü degildi.-Αν δε μπορεσεις να πάρεις μετρητά, χρειαζόμαστε βούτηρο και αυγά.
Tereyağı ve yumurtaya ihtiyacımız var.اذا لم تستطع ### نحن بحاجة البيض و الزبدة
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Cho niềm vui, tôi muốn có bơ và muối và những thứ đặc sắc khác làm cho món ăn nếm ngon hơn.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Dla radości, szukam masła i soli i seksownych rzeczy które sprawiają, że rzeczy smakują mniej jak pokuta.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.För glädje letar jag efter smör och salt och sexiga saker som råder bot på smaken.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Freude, ich möchte Butter und Salz und sexy Dinge die Zutaten weniger nach Buße schmecken lassen.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.기쁨을 위해, 고행처럼 재료들의 맛을 덜하게 만드는 버터, 소금, 매력적인 재료들을 찾습니다.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Örömforrásként ott van számomra a vaj és a só, meg egyéb szexi apróságok, amik feldobják az egyszerű dolgokat.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Para a satisfação, eu procuro manteiga e sal e coisas sensuais que façam as coisas saberem melhor.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Pentru bucurie, mă uit după unt şi sare şi lucruri sexy care o fac să nu aibă gust de penitenţă.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Per la gioia, cerco burro e sale o altre cosette esotiche che tolgano dal mio cibo il sapore della penitenza.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Por placer, busco mantequilla y sal, y esas cosas que hacen que la comida no sea una penitencia.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Pre radosť vyhľadávam maslo a soľ a sexi veci, aby jedlo nechutilo ako za trest.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Pro radost vybírám máslo a sůl a sexy věci, které mění chutě tak, aby nebyly, jak za trest.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Vreugde, ik zoek boter en zout en sexy zaken zodat het minder smaakt naar zelfkastijding.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Για χαρά, ψάχνω βούτυρο και αλάτι και σέξι πραγματάκια που δίνουν γεύση σε αυτό που μοιάζει τιμωρία.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.Для удовольствия я ем масло и соль, и всякие вкусные штуки, которые скрашивают постный вкус блюд.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.За удоволствие искам масло и сол, и секси неща, които правят вкуса повече греховен.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.מבחינת השמחה, אני מחפש חמאה ומלח ודברים סקסיים כדי שהטעמים יהיו פחות סיגופיים.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.للمتعة، أنا أتطلع الزبدة والملح والأشياء المثيرة التي تجعل المذاق مثل التكفير عن الذنب.
Zevk açısından, tereyağı ve tuz ile daha hoş görünümlü ancak vicdanımı rahatlatacak türden şeyler ararım.セクシーなものは苦行を少し和らげてくれます 家族を考る際 一家に代々伝わるような