Biraz önce tereddüt etmemin nedeni, çünkü bir şeyi hesaplayacağım,سبب ترددي قبل قليل هو لأنني في كل مرة اريد ان اجد شيئ ما
Biraz tereddüt etti.ترددت قليلا.
Biraz tereddüt etti.Aku ragu-ragu sedikit.
Biraz tereddüt etti.Am ezitat un pic.
Biraz tereddüt etti.Epäröin hieman.
Biraz tereddüt etti.Haboztam egy kicsit.
Biraz tereddüt etti.Ho esitato un po '.
Biraz tereddüt etti.Ich zögerte ein wenig.
Biraz tereddüt etti.Ik aarzelde een beetje.
Biraz tereddüt etti.Jag tvekade lite.
Biraz tereddüt etti.J'ai hésité un peu.
Biraz tereddüt etti.Jeg tøvede lidt.
Biraz tereddüt etti.나는 조금 주저.
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim."Da" (Râsete)
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim.Ero un po' scettico, ma poi, ho deciso di provare con un Nokia.
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim. (Gülüşmeler)Toch maar niet, maar mijn Nokia mocht hij hebben.
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim.Ich war eher skeptisch, also gab ich ihm stattdessen lieber ein Nokia.
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim.J'étais un peu sceptique, mais ensuite, j'ai décidé de lui donner un Nokia à la place.
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim.그런데 좀 의심스러워서 대신에 노키아 휴대폰을 맡겼습니다.
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim.Yo estaba un poco escéptico, pero luego decidí darle un Nokia en su lugar.
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim.Ήμουν λίγο δύσπιστος, αλλά μετά αποφάσισα αντί γι' αυτό να του δώσω ένα Nokia.
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim.Бях скептично настроен, но реших да му дам "Нокия"-та.
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim.Я немного засомневался, но потом я решил вместо этого дать ему Nokia.
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim.והוא היה כאילו, "כן, אתה רוצה שידרוג?" "כן".
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim.كنت مرتاب قليلاً، لكن قررت، عندها
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim.代わりにノキアを預けることにしました (笑い)
Biraz tereddüt etti.Sem okleval malo.
Biraz tereddüt etti.Tôi ngập ngừng một chút.
Biraz tereddüt etti.Váhal jsem trochu.
Biraz tereddüt etti.Váhal som trochu.
Biraz tereddüt etti.Wahałem się trochę.
Biraz tereddüt etti.Δίστασα λίγο.
Biraz tereddüt etti.Аз се поколеба за малко.
Biraz tereddüt etti.Я вагався небагато.
Biraz tereddüt etti.Я колебался немного.
Biraz tereddüt etti."もちろん、老人、私は一度だけ子供を見て、その後一瞬だけですが、 - しかし、
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Azt vettem észre, hogy sokan nem is tartják fontosnak, hogy azzal is foglalkozzunk.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Encontro muitas pessoas que pensam que é muito pouco provável fazer isso.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Ich bemerkte, dass viele Leute es sehr sehr unwahrscheinlich finden, dass wir das so machen sollen.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Ik denk dat veel mensen het heel, heel onwaarschijnlijk vinden het zo te doen.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Jeg møder mange mennesker, der finder det meget, meget usandsynligt, at vi skulle gøre det.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Je vois beaucoup de gens qui trouvent très très improbable que nous procédions ainsi.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.전 기후 변화에 대해 뭔가 해야한다고 생각하지 않는 사람들도 많다는 걸 알게 됐습니다.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Narážím na lidi, kteří si něco takového přejí.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Saya menemukan banyak orang sangat, sangat tidak suka dengan pendapat ini.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Spotykam wiele osób, które nie zgadzają się z przedstawioną tutaj kolejnością.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Tôi thấy rất nhiều người cho rằng chúng ta không nên giải quyết cái đó.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Trovo che un sacco di persone trovino molto, molto improbabile che lo dovremmo risolvere.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Văd o mulţime de oameni care găsesc foarte, foarte puţin probabil că ar trebui să facem asta.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Veo que muchas personas encuentran muy, muy poco acertado que deberíamos hacer eso.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Оказывается, что многие вовсе не считают, что мы именно так должны делать.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Според мен много хора намират за много, много неправдоподобно, че трябва да правим това.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.Я знаю багатьох, хто дуже сумнівається, чи варто цим займатись.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.הרבה אנשים חושבים שלא סביר שנעסוק בכך.
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.أجد الكثير منكم يجد أنه , من الخطأ أن نسير بهذا الترتيب .
Birçok insanın bunu yapmamızın gerekliliği konusunda tereddütleri olduğunu fark ediyorum.地球温暖化にも取り組むべきです
Birinci adam tereddüt eder.1등 항해사는 주저합니다.
Birinci adam tereddüt eder.Dan rekan utamanya ragu-ragu.
Birinci adam tereddüt eder.De eerste stuurman twijfelt.
Birinci adam tereddüt eder.E o primeiro-oficial hesita.