Ana içeriğe geç
Sözlük

tercüme ile cümle

tercüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İspanyolca'ya 80 saatte tercüme edilebilir.של ויקיפדיה באנגלית יוכל להיות מתורגם לספרדית תוך רק 80 שעות
İspanyolca'ya 80 saatte tercüme edilebilir.ويكيبيديا الانكليزية ستترجم للإسبانية فقط خلال 80 ساعة .
İspanyolca'ya 80 saatte tercüme edilebilir.全部スペイン語になる デュオリンゴ 翻訳しながら学ぼう
Kitabı dünyanın en çok konuşulan dilleri İngilizce ve İspanyolca tercüme edilmesini istiyoruz.Vogliamo pubblicare il libro in inglese e in spagnolo, le due lingue più parlate al mondo dopo il cinese.
Kitabı dünyanın en çok konuşulan dilleri İngilizce ve İspanyolca tercüme edilmesini istiyoruz.אנחנו רוצים לפרסם את הספר באנגלית ובספרדית, שתי השפות המדוברות ביותר בעולם מלבד סינית.
Müzenin açıklamasına göre şeritteki yazının tercümesi şu şekilde:Ona je ta, kdo přizvedl ruku, zvedl hlavu a dívá se na nás
Müzenin açıklamasına göre şeritteki yazının tercümesi şu şekilde:В музея това е преведено на английски:
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;공손한 절이 뒤따르는 "나마스테," 대략 번역되는 뜻은
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste", accompagnato da un inchino rispettoso, che più o meno significa:
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste" accompagné d'une révérence respectueuse, qui traduit à peu près veut dire
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste", acompañado de una inclinación respetuosa, que toscamente traducido significa
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste", begleitet von einer respektvollen Verbeugung. Sie wird grob übersetzt mit
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste", cùng với một sự cúi chào đầy tôn kính, cái mà, dịch một cách đại khái là,
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste " doprovozeno uctivou poklonou. Což hrubě přeloženo znamená:
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste," gepaard met een respectvolle buiging, hetgeen losjes vertaald betekent
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste", însoțit de o plecăciune respectuoasă. care în traducere liberă înseamnă,
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste", z jednoczesnym ukłonem pełnym szacunku, co w wolnym tłumaczeniu oznacza:
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Ναμάστε", που συνοδεύεται με μια ευσεβή υπόκλιση, που σε πρόχειρη μετάφραση σημαίνει,
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Намасте", придружен с учтив поклон. Което буквално преведено значи
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Намасте", сопровождаемое уважительным поклоном, которое в дословном переводе означает
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"נמסטה", בליווי קידה של כבוד, המשמעות שלה בתרגום חופשי היא
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"ناماستاى" وتصاحبها انحناءة احترام, وهي تعني إذا ما ترجمت بشكل تقريبي
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;翻訳すると大体はこうなります 「私の内の神があなたの内の神に挨拶をしています」
Not:Bu ifadelerin çoğunu bütün ihtişamını yansıtacak bir şekilde tercüme etmek neredeyse imkansızdır.Примечание: практически невозможно сохранить всю соль этих реплик при переводе.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Ainsi donc, si je traduis cette partition, voilà l'idée.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Als ik deze muziek vertaal, krijgen we dit.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Also, wenn ich dieses Musikstück übersetze, bekommen wir so etwas.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Asadar, daca transpun aceasta bucata muzicala, avem urmatoarea idee.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Do vậy, nếu tôi chơi bản nhạc này, chúng ta có ý thể nghe như thế này. (Nhạc)
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar. Gibi.こんな感じ... 5年もせずに職をなくすでしょう
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Így ha eljátszom a zenedarabot, ezt kapjuk.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.자 그럼, 악보대로 해석을 해보자면 이런 느낌이죠
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Perciò, se traduco lo spartito, ci facciamo quest'idea.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Por lo tanto, si yo traduzco esta pieza de música, tendremos esta idea.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Så om jag nu översätter det här musikstycket, får vi något sådant här. (Musik)
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Se eu traduzir esta partitura, temos esta ideia.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Takže když přeložím tuhle skladbu, dostaneme něco takového.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Takže, keď preložím tento zápis hudby, bude to znieť takto.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.To, co powstaje po przełożeniu zapisu na muzykę, wygląda tak.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Επομένως, μεταφράζοντας τις οδηγίες, έχουμε το εξής αποτέλεσμα...
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Отже, якщо я перекладу ей музичний твір, у нас вийде наступне.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Следовательно, если я переведу ноты в музыку, у нас получится:
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.Така че, ако преведа това музикално произведение, имаме тази идея.
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.אז אם אתרגם את הקטע המוזיקלי הזה, נקבל משהו כזה. [מוזיקה]
O halde, eğer bu parçayı tercüme edersem, şöyle bir fikir ortaya çıkar.إذاً عليه، إذا قمت بترجمة هذه القطعة الموسيقية، فأن لدينا هذه الفكرة.
O havaya fırlatılacak kraliyet acı sosu onun korosu tarafından. Evet, tercüme?Irán esos afeminados reales y su séquito de mariquitas. ?Sí, traducción?
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Inte bara översätta dem, utan tolka dem.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Không chỉ là truyền tải mà còn trình diễn
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.단지 상대를 해석하는 것이아니라, 이해하기 위해서요
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Não só traduzi-las, mas interpretá-las.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Ne je jenom překládat, ale interpretovat je.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Nemcsak hogy lefordítsam, hanem hogy meg is értsem őket.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Nielen prekladať, ale ich aj interpretovať.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Niet gewoon hen vertalen, maar interpreteren.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Non semplicemente tradurla, ma interpretarla.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.No sólo traducirlas, sino interpretarlas.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Nu doar a-i auzi, ci a-i intelege.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Pas seulement les traduire, mais les interpréter.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Sie nicht einfach übersetzen, sondern sie zu interpretieren.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Όχι απλά να μεταφράσω τη συμπεριφορά τους. Να τους ερμηνεύσω.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod